<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>One Dergi</title>
	<atom:link href="http://www.onedergi.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.onedergi.com</link>
	<description>One Dergi Kariyer Mimarı</description>
	<lastBuildDate>Wed, 10 Mar 2010 18:49:12 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Müşteri İlişkileri Nasıl Yönetilir?</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/musteri-iliskileri-nasil-yonetilir/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/musteri-iliskileri-nasil-yonetilir/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 18:47:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Yönetim]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri ilişkileri]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri ilişkileri yönetimi]]></category>
		<category><![CDATA[müşteri memnuniyeti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4536</guid>
		<description><![CDATA[Müşteri çekebilmek için, tavsiye yoluyla iş yapmak en düşük maliyetli ve en güvenilir yoldur. Ayrıca mevcut olan en iyi ve en ucuz pazarlama aracıdır. Bu bağlamda müşteri ilişkileri yönetimi büyük önem kazanmaktadır. Aşağıda, tavsiye kanalıyla edindiğiniz işleri artırmaya yönelik bazı tavsiyeler bulacaksınız:
• Mevcut müşterilerinize iyi hizmet verin.
Müşterilerinizin memnuniyetini sağlamak sizin elinizde. Onlara yüksek kaliteli hizmet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/shutterstock_19500244.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4537" title="müşteri ilişkileri yönetimi one dergisi" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/shutterstock_19500244.jpg" alt="müşteri ilişkileri yönetimi one dergisi" width="560" height="386" /></a>Müşteri çekebilmek için, tavsiye yoluyla iş yapmak en düşük maliyetli ve en güvenilir yoldur. Ayrıca mevcut olan en iyi ve en ucuz pazarlama aracıdır. Bu bağlamda müşteri ilişkileri yönetimi büyük önem kazanmaktadır. Aşağıda, tavsiye kanalıyla edindiğiniz işleri artırmaya yönelik bazı tavsiyeler bulacaksınız:</p>
<p>• <strong>Mevcut müşterilerinize iyi hizmet verin.</strong><br />
Müşterilerinizin memnuniyetini sağlamak sizin elinizde. Onlara yüksek kaliteli hizmet sunun ve çok fazla değer verin.</p>
<p>• <strong>Müşterilerden düzenli aralıklarla geri bildirim alın.</strong><br />
Şirketinizden ve aldıkları hizmetten memnun olup olmadıklarını sorun. Eğer nasıl ilerletebileceğinize dair herhangi bir öneri alırsanız, derhal harekete geçin. Müşteriler, onları dinlediğiniz zaman takdir edildiklerini ve kendilerine değer verildiğini düşünürler.</p>
<p>•<strong> Sizi başkalarına tavsiye eden müşterileri ödüllendirin.</strong><br />
Bir kuaför yeni müşterilerine ve bu müşterilere sizi tavsiye eden müşterilere ücretsiz hizmet sunabilir. Yeni müşteri mutlu olur ve tavsiyede bulunan müşteri emeğinin karşılığını aldığını hisseder.</p>
<p>• <strong>Çevrenizde işinizi tamamlayıcı bir işle uğraşan ortak bulun. </strong><br />
Bir jimnastik salonu, yakınındaki sağlıklı beslenme dükkanının broşürlerini dağıtabilir ve sağlıklı beslenme dükkanı da jimnastik salonundan  indirimli üyelik teklifinde bulunabilir. Böylece her iki iş yeri de kazanmış olur.</p>
<p>•<strong> Yerel iş derneklerinde çevrenizi genişletin.</strong><br />
Ticaret Odaları ve benzer organizasyonlar, yeni insanlarla tanışmak ve kişisel ve mesleki bağlantı kurmak için mükemmel yerlerdir.</p>
<p>•<strong> Müşterilerinizle düzenli olarak iletişim kurun.</strong><br />
Kartpostallar, haber bültenleri veya e-posta ile ilgili tüyoları kullanın. Müşterileri, sizi arkadaşlarına ve ailelerine tavsiye etmeleri yönünde teşvik edin. Bir kuru temizleme dükkanı, giysilerin saklanma için hazırlanmasına, kışlık giysilerin uygun şekilde saklanmasına ve giysilerin nasıl korunabileceğine yönelik mevsimsel tüyolar gönderebilir. İki broşür gönderin; birisi müşteriniz ve diğeri de müşterinizin bir arkadaşı ya da aile üyesi için.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/musteri-iliskileri-nasil-yonetilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Az Parayla Çok İş Yapın</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/az-parayla-cok-is-yapin/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/az-parayla-cok-is-yapin/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 15:59:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[iş fikri]]></category>
		<category><![CDATA[iş planı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4531</guid>
		<description><![CDATA[İşinizden şevkle bahsetmek için doğru kişileri bulun. “Doğru kişiler” kimdir? Bu, ürününüze veya sunduğunuz hizmete bağlıdır. Bazı işler için gençler hakkınızda konuşulmasını sağlamak için en iyi kitledir. Bazı işler için de mağaza sahipleri. İşiniz ile ilgili konuşulmasını sağlayan kişiler, ürününüzün ya da hizmetinizin değerini gerçekten iletebilen temsilcilerdir. Eğer bu kişileri yaptığınız işle heyecanlandırabilirseniz, bu kişiler [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/inovasyon_innovation_60.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4532" title="girişimcilik az parayla çok iş yapın" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/inovasyon_innovation_60-300x300.jpg" alt="girişimcilik az parayla çok iş yapın" width="300" height="300" /></a>İşinizden şevkle bahsetmek için doğru kişileri bulun. “Doğru kişiler” kimdir? Bu, ürününüze veya sunduğunuz hizmete bağlıdır. Bazı işler için gençler hakkınızda konuşulmasını sağlamak için en iyi kitledir. Bazı işler için de mağaza sahipleri. İşiniz ile ilgili konuşulmasını sağlayan kişiler, ürününüzün ya da hizmetinizin değerini gerçekten iletebilen temsilcilerdir. Eğer bu kişileri yaptığınız işle heyecanlandırabilirseniz, bu kişiler doğal olarak hakkında konuşarak bir etki yaratacaklardır. Bu kişiler yalnızca ürünlerinizi ya da hizmetlerinizi satın almakla kalmaz, diğer kişilerin de aynı şeyi yapmalarını sağlar.</p>
<p>Ünlüler birçok işte böyle amaçlar için mükemmel kişilerdir. İnsanların, Charlize Theron’un en son tasarımınızı giydiğini veya Steve Mokone’un restoranınızda yemek yediğini görmeleri mutlaka etki yaratacaktır. Ancak çoğumuzun başarılı olması için yerel heyecan yeterli olacaktır.</p>
<p><span class='wp_keywordlink'><a href="http://www.onedergi.com/tag/girisimcilik/" title="Girişimcilik ve İş Fikrileri">Girişimcilik</a></span> içinde marketingten <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/is-plani/" title="iş planı kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">iş planı</a></span>na dek bir çok dinamiği barındıran karmaşık bir süreçtir. Bir iş fikrinden başarılı bir girişime dönüştürmeniz kesinlikle kolay değildir. Ancak aşağıdaki noktalara önem vermeniz başarıya ulaşmanızda çok etkili olacaktır.</p>
<p><strong>Etki yaratanlara nasıl ulaşırım?</strong></p>
<p>İlk iş bu kişileri tanımlamaktır. Kaç yaşındalar? Nereden alışveriş yapar, nerede yemek yer, oynar ve çalışırlar? Ne okur, izler ve dinlerler? Bu tür bilgilerden edinebildiğiniz kadar edinin.</p>
<p><strong>Onların ilgisini ürünüm ya da hizmetimle nasıl sağlarım?</strong></p>
<p>İşinizden bahseden kişilere ulaşmak için aşağıdaki örnekleri kullanın.</p>
<p><strong>Eşantiyon dağıtın.</strong></p>
<p>Kaynağına ulaştırın. Ürününüzü ya da hizmetinizi, direk olarak en çok kullanacak kişiye pazarlayın.</p>
<p><strong><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/1233408310kadin-girisimci-is-fikirleri.png"><img class="alignleft size-full wp-image-4533" title="girişimcilik az parayla çok iş yapın one dergisi" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/1233408310kadin-girisimci-is-fikirleri.png" alt="girişimcilik az parayla çok iş yapın one dergisi" width="247" height="227" /></a>Etki yaratanları devrede tutun.</strong></p>
<p>Bir anket çalışması hazırlayın.  Müşterilerinize ücretsiz ürün örnekleri gönderin ve geri bildirimlerini alın.</p>
<p><strong>Tanıtım araçlarını kullanın.</strong></p>
<p>İş geçmişinizi yerel basına yaratıcı şekilde aktarın. Ufaktan başlayın ve yerel seviyede kalın. Düşüncelerinizi yayma konusunda size yardım edebilecek kişiler olan yerel muhabirlerle ilişki geliştirmek ve bu ilişkileri ilerletmek için zaman ayırın.</p>
<p><strong>Özel bir faaliyete ev sahipliği yapın.</strong></p>
<p>Büyük bir açılış, yeni bir işte genel olarak beklenen bir aktivitedir, ancak siz sıra dışı bir şey deneyin. Az bilinen bir bayramı kutlayın. Müşteriler bu kutlamaya ilgi duyacaktır; muhabirler de ilgi duyabilir.</p>
<p><strong>Yerel okul takımlarına veya klüplerine sponsor olun.</strong></p>
<p>Çocuklara göstereceğiniz ilgi sayesinde öğrencileri, anne-babaları ve topluluk liderlerini kazanacaksınız. Fotoğraflarını gösterin, tişört bastırın ve bir yıl sonu partisine ev sahipliği yapın. Kendinizi tanıtmanın yanı sıra değerli bir olayı da desteklemiş olursunuz. Kaybetmezsiniz.</p>
<p><strong>En iyi olun.</strong></p>
<p>En iyi pastane, berber, kuru temizlemeci veya pizza restoranı olun. Bazı yerel gazeteler, Ticaret Odaları ve diğer iş organizasyonları “En iyi …” ödülü müsabakalarına sponsorluk yapar. Ne sunulduğuna bakın ve katılın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/az-parayla-cok-is-yapin/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayko Cepkin&#8217;li Ezber Bozan Seminerleri</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/hayko-cepkinli-ezber-bozan-seminerleri/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/hayko-cepkinli-ezber-bozan-seminerleri/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Mar 2010 13:37:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[ezber bozan]]></category>
		<category><![CDATA[ezber bozan seminerleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4525</guid>
		<description><![CDATA[One Dergisi&#8217;nin iletişim sponsoru olduğu Ezber Bozan seminerleri 18 Mart -15 Nisan arası Süzer Plaza&#8217;da. Marketing ile ilgili bildiğiniz her şeyi unutun!! Ünlü ve profesyonel katılımcılarla benzersiz bir eğitim almak isterseniz kaçırmayın. One Dergisi referansıyla katılanlara %25 indirim&#8230;
Detaylar için:  http://www.arzuugur.com/ezberbozan/


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>One Dergisi&#8217;nin iletişim sponsoru olduğu <strong>Ezber Bozan seminerleri</strong> 18 Mart -15 Nisan arası Süzer Plaza&#8217;da. Marketing ile ilgili bildiğiniz her şeyi unutun!! Ünlü ve profesyonel katılımcılarla benzersiz bir eğitim almak isterseniz kaçırmayın. One Dergisi referansıyla katılanlara %25 indirim&#8230;</p>
<p>Detaylar için:  <a href="http://www.arzuugur.com/ezberbozan/">http://www.arzuugur.com/ezberbozan/</a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/Resim7.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4528" title="ezber bozan one dergisi" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/Resim7.jpg" alt="ezber bozan one dergisi" width="627" height="414" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/Resim1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4524" title="ezberbozan one dergisi" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/Resim1.jpg" alt="ezberbozan one dergisi" width="564" height="373" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/hayko-cepkinli-ezber-bozan-seminerleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Blog Blog Dedikleri</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/blog-blog-dedikleri/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/blog-blog-dedikleri/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 21:18:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[blog kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[Simto Alev]]></category>
		<category><![CDATA[simtoalev.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4481</guid>
		<description><![CDATA[
Blog kültürünün dünyada hızla yayıldığını duymayanımız kalmamıştır. Artık bloggerler toplum içinde kanaat önderlerine dönüşüyor. Öyle ki birçok uluslararası marka kurumsal kararlar alma aşamasında bloggerlara danışıyorlar. Siyasi liderler kamuoyu oluşturmak için bloggerlardan yardım alıyorlar. Türkiye’de henüz yerleşik ve gelişmiş bir blog kültürü yok ama internet kullanımının ve sosyal medya iletişim biçimlerinin yaygınlaşmasına paralel olarak etki gücü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/i-love-blog1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4485" title="i-love-blog1" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/i-love-blog1.jpg" alt="i-love-blog1" width="525" height="320" /></a></p>
<p>Blog kültürünün dünyada hızla yayıldığını duymayanımız kalmamıştır. Artık bloggerler toplum içinde kanaat önderlerine dönüşüyor. Öyle ki birçok uluslararası marka kurumsal kararlar alma aşamasında bloggerlara danışıyorlar. Siyasi liderler kamuoyu oluşturmak için bloggerlardan yardım alıyorlar. Türkiye’de henüz yerleşik ve gelişmiş bir blog kültürü yok ama internet kullanımının ve sosyal medya iletişim biçimlerinin yaygınlaşmasına paralel olarak etki gücü yüksek blog sayısı hızla artmaktadır. İş dünyasında ve sosyal yaşamda blogların önlenemez yükselişi sürerken One Dergisi olarak bu fenomene kayıtsız kalamadık ve Türkiye’nin belli başlı bloggerlarını konuk etmeye karar verdik.</p>
<p>İlk konuğumuz <strong><span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/simto-alev/" title="Simto Alev kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">Simto Alev</a></span></strong> gerçek anlamda bir blogger. Yıllardır yazılarıyla önemli bir okuyucu kitlesi tarafından takip ediliyor. Sanal dünyanın yakından tanıdığı Simto Alev’le <a href="simtoalev.com">simtoalev.com</a> isimli blogunu ve <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/blog-kulturu/" title="blog kültürü kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">blog kültürü</a></span>nü konuştuk.</p>
<p><strong>İlk ne zaman başladınız blog yazmaya?</strong></p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_2519.001-1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4482" title="simto alev one" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/IMG_2519.001-1-300x200.jpg" alt="simto alev one" width="300" height="200" /></a>İlk blogumu bir arkadaşımla 2003 Nisan ayında açtım. (hicbirsey.net) Fakat bu blog daha ziyade çok kullanıcılı bir edebiyat sitesine dönüştü. İçerideki metinler ise alıntı değildi. Simtoalev.com’u ise 2008 Şubat ayında açtım.</p>
<p><strong>Neden bir blog sahibi olma gereği duydunuz? </strong></p>
<p>Birçok sebebi var. Kişisel blogların artması beni özendirdi. Yazmayı seviyorum ve bazen kendimi zorla durduruyorum yazarken. Sağda solda yazdıklarımı birarada tutmak iyi bir fikirdi. Egolarım var, daha çok okunmak istiyorum. Bu şekilde kendime de notlar alabilecektim. Belki biraz da bir “günlük” olacaktı.</p>
<p><strong>Blogunuzda geniş bir konu yelpazesinde yazıyorsunuz. Ağırlıklı olarak yazdığınız konular neler?</strong></p>
<p>Bunu ben de bilmiyorum dersem yalan olmaz aslında. Ama şunu söyleyebilirim, yazdığım her şey kişiseldir. Gündemdeki önemli bir haberi de paylaşsam, teknik bir konuda da yazsam tamamen kendi üslubumla, yorum da katarak yeniden yazıyorum. Bununla birlikte çok fazla gerçekten kişisel, anısal yazım var.</p>
<p><strong>Blogunuzu takip eden insanların profiline ilişkin bir bilginiz var mı? Daha çok hangi yaş grubu takip ediyor blogunuz?</strong></p>
<p>Pek bir fikrim yok. Ortalama olarak 25 yaş olduğunu düşünüyorum. Fakat bir yazımda mesela onlarca 13 yaş altı yorumu var. Başka bir yazım da belli ki orta yaşın üzerinde.</p>
<p><strong>Türkiye’de <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/blog-kulturu/" title="blog kültürü kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">blog kültürü</a></span>nün tam anlamıyla yerleştiğini söyleyebilir misiniz?</strong></p>
<p>“Tam anlamıyla” hayır. Hala birey olarak medya oluşturma adına iyi bir yere geldiğimizi düşünmüyorum. Hala pekçok ziyaretçinin de bloglardan “site” diye sözettiğini görüyorum. Akıllarında –mesela “forum” gibi- ayrı bir mecra yapısı yok. Ancak bir kültür kesinlikle oluştu ve hızla ilerliyor. Darısı vlog ve podcast’lerin başına.</p>
<p><strong>Dünya çapında belirli niş alanlarda çok etkili bloglar var. Hatta bunların bir kısmı kendi ölçeklerinde kamuoyu oluşturma gücüne sahipler. Blogculuğun son dönemde bu denli önem kazanmasının nedeni ne sizce?</strong></p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/rsz_1rsz_simtoalev.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4484" title="rsz_1rsz_simtoalev" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/rsz_1rsz_simtoalev-147x300.jpg" alt="rsz_1rsz_simtoalev" width="300" height="600" /></a>Blog dediğimiz şey, her şeyden önce bir medya alanıdır. Tıpkı gazeteler, dergiler ya da televizyonlar gibi. Geleneksel medyalar büyük kurumlardır. Markalarla, ünlülerle, politikayla belli bir mesafesi, görüşü vardır ve bunu korumalıdır. Objektif olmalıdır. Çıkarları için pek olamazda. Ve daha önemlisi tek taraflıdır. Televizyonu izlersin, sadece kendi enformasyon kirliğini oluşturur ve sana cevap vermez.</p>
<p>Bloglar ise taraflıdır. Bloglar kurum değil, kişilerdir. Gerçek yorumlar, fikirler içerir. Sorarsanız yanıtlar. Bu yüzden de yalansızdır. TV’de gördüğüm “tanıtıcı reklam”lar yalandır. Bir blog yazarı “bu ürünle deneyimim olumlu” diyorsa gerçektir. Bloglar bu nedenle güvenilirdir. İstisnaları vardır. Ben bu nedenlerle blog okumayı geleneksel medyaya tercih ederim.</p>
<p><strong>Twitter, Facebook, Friendfeed gibi sosyal paylaşım mecralarının ortaya çıkışı blog kültürünü nasıl etkiledi?</strong></p>
<p>Bu soruya ben iki zıt cevap buluyorum. Olumlu etkiledi; çünkü micro-blogging sitelerinin kullanıcıları ya blog yazarı ya da okuru oluyor. Okumaktan kaçacak insan da neredeyse yoktur. Bu siteler hem blogu, hem de yazarını tanı(t)mak için müthişler.</p>
<p>Olumsuz etkiledi; çünkü blog yazarları anlık durumları blogunda yazmak yerine 140 karaktere sığdırarak bu alanlarda paylaşmaya başladı.</p>
<p><strong>Bir blogger olarak sizin de takip ettiğiniz yerli yabancı bloggerlar var mı?</strong></p>
<p>Hayır, ben blog okumam! Şaka tabii. Hemen yazayım birkaçını:</p>
<p>Uğur Özmen (<a href="http://ugurozmen.com/blog/">http://ugurozmen.com/blog/</a>), Müge Cerman (<a href="http://www.mugecerman.com/">http://www.mugecerman.com/</a>), Webrazzi (<a href="http://www.webrazzi.com/">http://www.webrazzi.com/</a>) Fatih Hayrioğlu (<a href="http://www.fatihhayrioglu.com/">http://www.fatihhayrioglu.com/</a>), ProBlogDesign (<a href="http://www.problogdesign.com/">http://www.problogdesign.com/</a>), Six Revisions (<a href="http://sixrevisions.com/">http://sixrevisions.com/</a>), Smashing Magazine (<a href="http://www.smashingmagazine.com/">http://www.smashingmagazine.com/</a>)</p>
<p><a href="http://www.simtoalev.com">http://www.simtoalev.com</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/blog-blog-dedikleri/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>5. Buluştrend 13 Mart&#8217;ta Astoria&#8217;da</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/5-bulustrend-13-martta-astoriada/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/5-bulustrend-13-martta-astoriada/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 16:07:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Buluştrend]]></category>
		<category><![CDATA[geliştrend]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4471</guid>
		<description><![CDATA[
5. Buluştrend’de 13 Mart Cumartesi günü buluşuyoruz.
5. Buluştrend’de 2 kişilik davetiyeniz var! Biri size, diğeri girişimci ruhunuza.
Buluştrend’in 5. sinde, Mart Ayı Buluştrend buluşmasında genç girişimciler ustalarla, Geliştrend okurları yazarlarla buluşacak.
Sektör temsilcilerini, vizyon sahibi üniversite öğrencilerini, akademisyenleri,  genç girişimcileri ve girişimini başarıya ulaştırmış başarılı girişimcileri bir araya getiren ve herhangi bir ücret, kayıt, başvuru gerektirmeyen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center; "><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/gelistrend-1-yil.jpg"><img class="aligncenter size-large wp-image-4472" title="geliştrend one" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/gelistrend-1-yil-1024x384.jpg" alt="geliştrend one" width="552" height="207" /></a><strong></strong></p>
<p style="text-align: center; "><strong>5. <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/bulustrend/" title="Buluştrend kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">Buluştrend</a></span>’de 13 Mart Cumartesi günü buluşuyoruz.</strong></p>
<p>5. Buluştrend’de 2 kişilik davetiyeniz var! Biri size, diğeri girişimci ruhunuza.</p>
<p>Buluştrend’in 5. sinde, Mart Ayı <strong>Buluştrend</strong> buluşmasında genç girişimciler ustalarla, Geliştrend okurları yazarlarla buluşacak.</p>
<p>Sektör temsilcilerini, vizyon sahibi üniversite öğrencilerini, akademisyenleri,  genç girişimcileri ve girişimini başarıya ulaştırmış başarılı girişimcileri bir araya getiren ve herhangi bir ücret, kayıt, başvuru gerektirmeyen Buluştrend, her ayın 2. Cumartesi günü saat 15.00’de İstanbul Esentepe’deki Astoria Alışveriş Merkezi 1. Kattaki Caffè Nero’da gerçekleşiyor.</p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/Gelistrend-bulustrend5.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4473" title="Gelistrend one 3" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/Gelistrend-bulustrend5-300x227.jpg" alt="Gelistrend one 3" width="300" height="227" /></a>Hem iş çevresi edinme, hem farklı  sektörlerden insanların bir araya gelmesiyle ortaya çıkan beyin fırtınasına uygun ortamıyla yeni işbirliklerine, yeni projelere ve yeni bağlantılara yelken açmak isteyen herkese açık olan Buluştrend, her ay ortalama 100 kişiyi ağırlıyor.</p>
<p>2009 Mart’ında kurulan ve genç  girişimcilere yönelik küçük ipucu yazılarından oluşan <strong>Geliştrend</strong>, günde ortalama 1000 girişimciye bir başucu sitesi ve bilgi kaynağı olma özelliği taşıyor.</p>
<p>Gelistrend.com’un birinci yıldönümü dolayısıyla, Geliştrend okurları ve yazarlarının Geliştrend’in 1. Yaşgünü pastasını birlikte keseceği 5. Buluştrend’e tüm vizyoner Geliştrend insanlarını bekliyoruz.</p>
<p><strong>Tarih :</strong> 13 Mart 2010 Saat 15.00-18.00<br />
<strong> Yer : </strong>Esentepe, Astoria Caffè Nero.<br />
<strong> Organizasyon  :</strong> Gelistrend.com<br />
<strong> İletişim : </strong>0532 257 95 92 posta[at]gelistrend.com</p>
<p><a href="http://www.facebook.com/event.php?invites&amp;eid=288741504910">http://www.facebook.com/event.php?invites&amp;eid=288741504910</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/5-bulustrend-13-martta-astoriada/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Part-time Çalış, Hayata Çabuk Alış</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/part-time-calis-hayata-cabuk-alis/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/part-time-calis-hayata-cabuk-alis/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Mar 2010 11:31:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[part-time iş]]></category>
		<category><![CDATA[unisbul.com]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4465</guid>
		<description><![CDATA[Üniversiteli gençlere iş bulan unisbul.com&#8217;un kurucularından Cemil Erol sorularımızı yanıtladı.
Üniversite öğrencilerinin yaşadığı ve aynı zamanda sizin de deneyimlediğiniz bir soruna çözüm bulmak amacıyla yola çıktınız. Nedir başlangıç hikayeniz?
Üniversiteye başladığımız ilk yıllarda harçlığımızı kazanmak amaçlı part time işlerde çalışmak istiyorduk. Fakat part time iş bulmakta zorlanıyorduk. Ayrıca internet forumlarında, mağaza önlerinde part time çalışacak eleman arıyoruz [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;">Üniversiteli gençlere iş bulan <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/unisbul-com/" title="unisbul.com kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">unisbul.com</a></span>&#8217;un kurucularından Cemil Erol sorularımızı yanıtladı.</p>
<p><strong>Üniversite öğrencilerinin yaşadığı ve aynı zamanda sizin de deneyimlediğiniz bir soruna çözüm bulmak amacıyla yola çıktınız. Nedir başlangıç hikayeniz?</strong></p>
<p><strong></strong><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/turkiyegazetesi_ben.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4468" title="Cemil Erol unisbul.com one dergisi" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/turkiyegazetesi_ben-300x235.jpg" alt="Cemil Erol unisbul.com one dergisi" width="300" height="235" /></a>Üniversiteye başladığımız ilk yıllarda harçlığımızı kazanmak amaçlı part time işlerde çalışmak istiyorduk. Fakat part time iş bulmakta zorlanıyorduk. Ayrıca internet forumlarında, mağaza önlerinde part time çalışacak eleman arıyoruz diye ilanları görüyorduk. Bunları bir çatı altında toplamak, üniversite öğrencilerine faydalı olabilmek amaçlı bu siteyi kurmaya karar verdik.   Üniversite’ye başlangıç çoğu kişi için bir ayrılıktır, bu ayrılık gençlerin yaşamla tanışmasını, kendi ayakları üzerinde durmasını, maddi giderlerini karşılamalarını gerektirmektedir. İşte bu noktada üniversite öğrencilerinin derslerini aksatmadan maddi giderlerini karşılayabilecekleri part-time bir işe ihtiyacı oluyor. Bu işi de kapı kapı dolaşarak bulmak oldukça fazla zaman aldığı için, üniversite öğrencileri için part time iş olanaklarını topluca görebilecekleri platform olsa dedik ve  bu anda unisbul.com  kuruluş hikayesi başladı.</p>
<p><strong>Piyasada çok sayıda iş ve kariyer sitesi var. Sizi diğerlerinden ayıran şey nedir?</strong></p>
<p><strong> </strong> Bizi diğerlerinden ayıran en temel şey, hizmetimizin ana noktasını üniversite öğrencilerinin oluşturuyor olmasıdır.Üniversite öğrencilerinin görüşlerini dikkate alarak ilanlarda seçiciliğe gidebiliyor, yine onların görüşleri doğrultusunda hizmetimizi en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz. Özellikle <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/part-time-is/" title="part-time iş kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">part-time iş</a></span>ler sunarak üniversitelilerin okurken harçlıklarını kazanmalarına yardımcı olduğumuz gibi “Part-time çalış, hayata çabuk alış“  sloganımızla okurken ileriki iş yaşantılarında tecrübe kazanacakları bir fırsat sunuyoruz.    Ayrıca üniversite hocalarımızın küçüklükten başlayıp üniversite sıralarına kadar uzanan başarı ve azim dolu yaşantılarını yaptığımız röportajlarla üniversiteli öğrencilere sunuyoruz.   Teknik olarak baktığımızda tüm kariyer sitelerine girdiğiniz zaman iş ilanlarını  görürüz. Bizde ise öğrencileri yani iş arayanları görürsünüz. Firmaların ilgisini çekmek amaçlı böyle bir uygulamaya gittik. Birçok firmadan olumlu pekiştireçler aldık. Firmalara öğrenciler bir adım ötenizde. Onlara ulaşabileceğiniz platform unisbul.com demek istedik. Firmalar yüzlerce farklı üniversiteden üyelerimizin cvlerini ücretsiz görüntüleme hakkına sahip. Öğrenciler de cvlerini herkesle paylaşabilecek cesarete sahip. Özellikle cvleri, siteye giriş yapan herkesin görebilme hakkının olması, ilk bakışta insanları tedirgin etse de, bunun mümkün olabileceğini üyelerimize kazandırdık.     Unisbul.com olarak bizi diğer kariyer sitelerinden ayıran özelliğimiz, eleman arayan herkese hizmet veriyor olmamız. Özellikle aileler bu konuda çok hassas. Unisbul.com’un değerini biliyorlar. Çünkü Türkiye’nin sayılı üniversitelerinde okuyan üniversite öğrencileri aracılığıyla çocuklarına ders verdirebiliyorlar. Çocuklar da ablalarını, ağabeylerini örnek alarak, hedeflerini büyük tutuyorlar.</p>
<p><strong>Şu aşamada yalnızca üniversite öğrencilerine yönelik hizmet veriyorsunuz. İlerde mezunlara yönelik hizmet vermeyi de düşünüyor musunuz?</strong></p>
<p><strong></strong> Zaten şu anda mezunlar da sitemizdeki iş ilanlarından faydalanabiliyorlar. Part-time işe ağırlık veriyoruz. Aslında unisbul.com ’un hizmetinden sadece üniversiteli kimliğine sahip kişiler yararlanabiliyor. Mezun arkadaşlarımızdan da güzel dönütler alıyoruz. Biz mezun olduk ama sizin siteniz aracılığıyla okurken iş bulduğumuz gibi, şimdi de bulmak istiyoruz diyorlar. Biz de böyle bir imkan sağlıyoruz. Üye olarak genç bir kitleye sahibiz. Part-time iş ve gençlik birbiriyle örtüşüyor. Özellikle Türkiye’de part &#8211; time iş yapabilecek en iyi grup, üniversite öğrencileri. Öğrenciler üniversiteden mezun oluyor ama birçoğu akademik kariyer yaparken, bir işte part-time çalışma ihtiyacı duyuyor.</p>
<p><strong>Kısa süre içinde kayda değer bir bilinirliğe ulaştınız. Bunu öngörmüş müydünüz?</strong></p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/logo.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4467" title="logo unisbul.com one" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/logo-300x88.jpg" alt="logo unisbul.com one" width="300" height="88" /></a>Öngörmekten ziyade çalışmalarımızın mutlaka birileri tarafından fark edileceğini düşünüyorduk. Çünkü işimizin hakkını vererek büyük bir özveri ile yapıyoruz. Üniversitelilerin sesine kulak veriyoruz. Belki de kayda değer bilinirliğe ulaşmamızın nedenlerinden en önemlisi budur.   Siz güzel bir şeyler yapıyorsanız toplum içinde sivriliyorsunuz. İnsanlara iş bulmanın paha biçilmez bir değeri var. İş bulduğunuz insanlar ellerinden ne geliyorsa sizin için yapıyorlar. Bizim duyulmamızda en büyük etkenlerden biri çok sayıda öğrenciye iş imkanı sağlamamızdı.    Yaptığınız işle anılmak güzel bir duygu. Bir çok firmayla görüşmemizde onlardan duyduğumuz şey, sizi medyadan tanıyoruz oluyor. Bir işe emek verip, zaman harcıyorsanız iyi sonuçlar elde ediyorsunuz. Bundan sonraki hedeflerimiz arasında daha çok üniversiteliye istihdam sağlama var.</p>
<p><strong>İstatiksel bilgi verir misiniz? Bugüne dek kaç kişiye ulaştınız? Kaç CV topladınız. Kaç şirketle temasınız oldu?</strong></p>
<p>48.000 üniversiteli cv’sine ulaştık. 3.000 tane şirketle iletişim kurduk.</p>
<p><strong>En çok hangi üniversitelerden rağbet var?</strong></p>
<p>Yıldız Teknik Üniversitesi,  İstanbul Üniversitesi,  Doğuş Üniversitesi,  Boğaziçi Üniversitesi,  Ortadoğu Teknik Üniversitesi</p>
<p><strong>Öğrencilik yaşamınız devam ediyor sanırım.</strong></p>
<p>Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitmenliği Bölümü son sınıftayız. Öğretmenlik uygulaması nedeniyle okullarda haftanın iki günü staj yapıyoruz. Zamanı en iyi şekilde değerlendirmek için staj günlerimizi ortağımla birlikte aynı güne aldık. Okul ve iş yoğun bir tempoda geçiyor. Üzerimizde tatlı bir yük var. Bu işi zevk alarak yapıyoruz. Tez çalışmalarımızı ve eğitim yazılımı projemizi de işimizle birlikte yürütüyoruz.</p>
<p><strong>Yönetimde kaç  kişi var?</strong></p>
<p>Unisbul.com ‘u başından beri 2 arkadaş yürütüyoruz. Katı bir yönetim anlayışımız yok. Karşılıklı anlaşarak yolumuza devam ediyoruz. Aramıza kattığımız arkadaşlarımız oldu. Bir süre beraber çalıştık. Onlar da bu süreçte yer alıp, tecrübe edindiler. İleriki dönemlerde de bizimle birlikte çalışacak arkadaşlar olacaktır.     <strong></strong></p>
<p><strong>Yaptığınız işin doğası gereği üniversitelerle organik bir bağ kurmanız gerekiyor. Üniversitelerde örgütlenme çalışmalarınız var mı?</strong></p>
<p>Üniversitelerdeki çalışmalarımızı  öğrenci arkadaşlarımızla yürütüyoruz. Unisbul.com  ‘un temsilciliğini yapmak isteyen arkadaşlar oluyor. Bize başvuruda bulunuyorlar. Birkaç görüşme yaptıktan sonra unisbul.com ’un kurumsal imajını koruyabilecek, arkadaş çevresi geniş, üniversitesinde etkin olarak çalışabilecek arkadaşları temsilci olarak seçiyoruz. Part-time iş arayan arkadaşlarını sitemize ve bize yönlendiriyorlar.   Üniversitelerdeki kulüplerle birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Öğrenci arkadaşlara, Part-time çalışma, full time motivasyon isimli seminerlerimiz oluyor. Okullarda stand açarak cv topluyoruz. Bu cvleri isteğe göre anlaştığımız birkaç firmaya gönderiyoruz. Böylelikle üniversiteli arkadaşlarımızın iş bulma şansları artmış oluyor.    <span class='wp_keywordlink'><a href="http://www.onedergi.com/tag/girisimcilik/" title="Girişimcilik ve İş Fikrileri">Girişimcilik</a></span> üzerine seminerlere davet ediliyoruz. Bu tarz seminerler de tanıtım açısından oldukça etkili oluyor.    Üniversite okurken yaptığımız bu girişimimiz değer görüyor ve gazetelerin üniversitelerde dağıtmış oldukları eklerinde yer alıyoruz.    Üniversitelerin paylaşım forumlarında arkadaşlarla iletişime geçerek, onların da ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz.</p>
<p><strong>Üniversite gençliğine ulaşmak isteyen büyük bir firmanın, bir gençlik ajansının iştiraki olmayı düşünür müsünüz? Kurumsal işbirlikleri, çözüm ortaklıkları var mı gündeminizde?</strong></p>
<p>Kapalı bir kurum olmayı hiçbir zaman düşünmedik. İnsanlara faydalı olsun diye böyle bir girişimde bulunduk. Üzerinde yoğun bir çalışma yürüttük. Bu zamana kadar çeşitli firmalarla çalışmalarımız oldu. Bundan sonra da olacaktır. Gençliği ilgilendiren her konu bizi heyecanlandırıyor. Gençlikle ilgili tüm çalışmalarda bulunmak, işbirlikleri yürütmek isteriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/part-time-calis-hayata-cabuk-alis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kariyer Tercihleri Değişiyor</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/kariyer-tercihleri-degisiyor/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/kariyer-tercihleri-degisiyor/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 20:43:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[iş bulma]]></category>
		<category><![CDATA[iş güvencesi]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer hedefleri]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer tercihleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4458</guid>
		<description><![CDATA[Küresel ekonomik kriz dünya piyasalarını sarsmaya devam ediyor. Finans sektöründe işten atmalar yaşandıkça, gençlerin kariyer tercihleri de değişiyor. Kısa süre öncesine kadar gençlerin rağbet ettiği finans sektörü artık “out”. Onun yerine reel sektör “in” oldu ve geleceği parlak gençler endüstriye yöneliyor.
REEL SEKTÖR IN, FİNANS SEKTÖRÜ OUT
Küresel ekonomik kriz gençlerin iş tercihlerinde de değişikliğe yol açıyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Küresel ekonomik kriz dünya piyasalarını sarsmaya devam ediyor. Finans sektöründe işten atmalar yaşandıkça, gençlerin <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/kariyer-tercihleri/" title="kariyer tercihleri kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">kariyer tercihleri</a></span> de değişiyor. Kısa süre öncesine kadar gençlerin rağbet ettiği finans sektörü artık <strong>“out”</strong>. Onun yerine reel sektör <strong>“in” </strong>oldu ve geleceği parlak gençler endüstriye yöneliyor.</p>
<p><strong>REEL SEKTÖR IN, FİNANS SEKTÖRÜ OUT</strong></p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/dating-agencies-professionals-800X800.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4459" title="kariyer tercihleri One" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/dating-agencies-professionals-800X800-300x299.jpg" alt="kariyer tercihleri One" width="300" height="299" /></a>Küresel ekonomik kriz gençlerin iş tercihlerinde de değişikliğe yol açıyor. Banka çalışanlarının büyük bir işsizlikle karşı karşıya olduğu Amerika’da gençler “iş bulamam” kaygısıyla finans sektöründen uzaklaşıyor. Endüstri gibi reel sektör alanları gençlerin yeni gözdesi haline geldi.</p>
<p>Özellikle finans sektöründe toplu işten atmaların arttığı <strong>Amerika</strong>’da, son aylarda toplam 150 bin bankacının işsiz kaldığı belirtiliyor. 2009 yılında bu sayının 500 bine kadar yükseleceği tahmin ediliyor. İngiltere’deki tablo ise çok daha karanlık. Çünkü, <strong>İngiltere</strong>’de işsiz sayısının bu yıl 2 milyonu bulacağı belirtiliyor.</p>
<p><strong>Farklı kariyer arayışı</strong></p>
<p>İşsiz kalan bankacılar, Amerika’da farklı sektörlere yöneliyor. Finans sektöründe milyon dolarlık gelir sağlayan bankaların yönetici koltuklarına oturma hayaliyle Amerika’nın en iyi üniversitelerinde eğitim alan gençler ise kara kara düşünüyor. Finans alanında eğitim alan bu parlak gençlerin, şimdiden kariyer tercihlerini değiştirdiği belirtiliyor. <strong>Amerikan Financial Times</strong> gazetesinin araştırmasına göre, üniversite çağındaki gençliğin büyük bölümü artık “finans” sektörünü tercih etmiyor. Geçmiş yıllarda en gözde meslek olan “bankacılık” yerini bilişim, endüstri gibi alanlara bırakıyor.</p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/yp-home.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4462" title="kariyer tercihler one 2" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/yp-home-300x151.jpg" alt="kariyer tercihler one 2" width="300" height="151" /></a>Dünya genelinde finansal ekonomik kriz nedeniyle işsiz kalanların sayısı 5 milyonu aştı. Türkiye’de yaşanan 2001 krizinde 30 bin bankacı işsiz kalmış ve başka sektörlere yönelmişlerdi. Türkiye henüz ekonomik krizden yoğun olarak etkilenmese de, kriz ipuçlarını vermeye başladı. Finans sektöründe yatırımlar sekteye uğrarken, toplu işten çıkarmalar da gündeme geliyor. Amerika’daki gelişmeye benzer biçimde, finans sektörünün Türkiye’de de gençlerin gözdelerinden biri olmaktan çıkabileceği ifade ediliyor.</p>
<p><strong>Sanayiciler için yeni bir fırsat</strong></p>
<p>Yaşanan büyük ekonomik krize rağmen, olaylara iyimser açıdan bakanlar ise bu durumu sanayiciler için “büyük fırsat” olarak değerlendiriyor. Uzmanlar, iyi eğitim almış girişimci bir ruha sahip olan yetenekli gençlerin reel sektöre yönelmesinin, Amerikan ekonomisinde yeni açılımları getirecek bir gelişme olduğu iddiasını gündeme getiriyorlar. ABD finans piyasalarında trilyonlarca dolarlık <strong>“yapay kar”</strong> yaratmayı başaran bu yetenekli gençlerin, reel sektörde çok daha büyük başarılara imza atabileceği konuşuluyor.</p>
<p><strong><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/working-women.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4461" title="kariyer tercihleri one 3" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/working-women-300x200.jpg" alt="kariyer tercihleri one 3" width="300" height="200" /></a>İş arayanlar ümitsiz</strong></p>
<p>Ekonomik kriz çalışanları ve gençlerin kariyer hedeflerini değiştirirken, yapılan bir araştırma çalışanların “mutsuzluğu”nu ortaya koydu. Bununla birlikte çalışanların “yeni bir <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/is-bulma/" title="iş bulma kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">iş bulma</a></span> umudu” ise giderek azalıyor. <strong>Yenibiris.com </strong>tarafından Selas Türkiye’ye yatırılan “İş’te Mutluluk Araştırması”na göre, ankete katılanların yüzde 68’i işini sevmiyor. Araştırma, çalışanların yüzde 56’sının eğitimini aldıkları alanın dışında bir işe çalıştığını da gösteriyor. Eğitim düzeyi yükseldikçe, bu oran da artıyor. Araştırmaya göre, herkes özel sektörde çalışmak istiyor, fakat <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/is-guvencesi/" title="iş güvencesi kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">iş güvencesi</a></span> açısından büyük şirketleri tercih ediyorlar.</p>
<p>Araştırma, ekonomik kriz nedeniyle iş arayanların sayısında büyük bir artış olduğunu da gözler önüne seriyor. Buna göre; son 6 ay içinde iş aramaya başladığını söyleyenlerin oranı yüzde 50. Bu oran, iki yıl önce yapılan benzer bir araştırmada sadece yüzde 36 düzeyindeydi. Araştırma, iş arayanlar arasında <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/is-bulma/" title="iş bulma kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">iş bulma</a></span> ümidinin de giderek azaldığını ortaya koyuyor.</p>
<p><strong><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/frontpage.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4460" title="kariyer tercihleri one 4" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/frontpage-300x221.jpg" alt="kariyer tercihleri one 4" width="300" height="221" /></a>Şirketler krize direniyor</strong></p>
<p>Ekonomik kriz ile ilgili Amerika’da yapılan bir başka araştırma ise, tüm olumsuz göstergelere rağmen büyük şirketlerin krize direndiğini gösteriyor. <strong>McKinsey</strong>’in düzenlediği araştırmaya katılan üst düzey şirket yöneticilerinin ortak fikri, birçok şirketin dünyayı sarsan ekonomik kriz ile başa çıkma becerisi gösterdiği yönünde. Hemen hemen bütün yöneticilerin piyasaların durgun olduğunu, ekonomilerde küçülme yaşandığını söylüyor, fakat şirketlerinin bu tabloya rağmen pes etmediklerini de vurguluyorlar.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/kariyer-tercihleri-degisiyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marka Aşkına</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/marka-askina/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/marka-askina/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 19:38:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Ayşe Duygu Atasoy</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[lovemarks]]></category>
		<category><![CDATA[marka aşkı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4448</guid>
		<description><![CDATA[İçtiğiniz kola hep aynı marka mı? Ya da aldığınız gazete? Giydiğiniz kıyafet, takip ettiğiniz arabalar, yemek yediğiniz yer… Eğer öyleyse bunun ismi “Marka Tutkusu”dur! Peki bu ne demek? Bir insan bir markaya nasıl tutkuyla bağlanabilir ki?
Marka Aşkları
Marka aşkları ve marka tutkusu kavramları Türkiye’de en belirgin olarak Kasım 2006’da Çırağan Sarayında yapılan Lovemarks konferansıyla tanınır hale [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İçtiğiniz kola hep aynı marka mı? Ya da aldığınız gazete? Giydiğiniz kıyafet, takip ettiğiniz arabalar, yemek yediğiniz yer… Eğer öyleyse bunun ismi “Marka Tutkusu”dur! Peki bu ne demek? Bir insan bir markaya nasıl tutkuyla bağlanabilir ki?</p>
<p><strong>Marka Aşkları</strong></p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/lovemarks_conference_1_25.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4450" title="marka aşkı love marks one dergisi" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/lovemarks_conference_1_25-289x300.jpg" alt="marka aşkı love marks one dergisi" width="289" height="300" /></a>Marka aşkları ve marka tutkusu kavramları Türkiye’de en belirgin olarak Kasım 2006’da Çırağan Sarayında yapılan <strong>Lovemarks </strong>konferansıyla tanınır hale geldi. Türkiye’de ilgi alanı dışında olan insanların pek bilgisinin olmadığı ama reklamcıların da şöyle bir göz atmadan geçemediği bu kavram, ünlü reklam ajansı Saatchi&amp;Saatchi’nin yöneticisi Kevin Roberts’ın neden bazı markaların kalbimizi fethedebildiğini kendine sormasıyla ortaya çıkmış. Tanım olarak Lovemarks kısaca, onsuz yaşayamayacağımız marka demek. Mesela Ipod’u tamire gitti diye çocuğu hastalanmış gibi üzülenler, onsuz bir haftanın çok zor geçeceğinden yakınanlar aslında bu kavramın en iyi örnekleri.</p>
<p>Alışveriş yaparken, bir objeyi değil aslında onun bize hissettirdiği duyguları satın aldığımız için mantık dışı hareket ediyoruz. Kevin Roberts, “Marka Aşkı”nı şöyle anlatıyor: “Nike iyi bir markaydı. <strong>Michael Jordan</strong> o ayakkabıları giymeye başladığında Nike bir <strong>Marka Aşkı </strong>oldu. Nike’ın, Harley Davidson’ın, Coca-Cola ‘nın başarısı bir Lovemarks olmalarından kaynaklanıyor.” Bazen iki marka arasında kaldığımda neden tereddütsüz olarak bir tanesini seçebildiğimi şimdi daha anlıyorum. Yani bir markayı belli bir süreden sonra araç değil, amaç olarak görmek… Ve artık o marka bizden kopabilmek için çok fazla uğraşmak zorunda. O marka bizi ne kadar hayal kırıklığına uğratsa da, bizim hissettiğimiz o mantık ötesi duygu, o markadan kopmamızı engelliyor.</p>
<p><strong>Marka Savaşları</strong></p>
<p>Müşteri açısından bir markaya tutkuyla bağlanmak çok zor veya stresli bir şey değil. Ama oku tersine çevirirsek, yani olaya şirketlerin gözüyle bakarsak durum aşktan çok rekabete dönüşüyor. Tutku, savaşı getiriyor. Tıpkı her alanda olduğu gibi… Nasıl mı? Pazarındaki en büyük payı bir-iki firmayla paylaşan markalar için müşteriye satmaktan çok, satmanın ötesinde bir neden vermeleri gerekiyor. Yani müşterinin, neden o markayı seçmesi gerektiği yönünde bir nedene sahip olması gerekiyor. Kısacası bir şirket, müşterinin gözünde kendini marka aşkı haline getirmek istiyor ki bu hiç de kolay bir iş değil.</p>
<p>Marka aşkı yaratabilmiş şirketler için önemli olan çok satmak değil. Çünkü bir şirket için müşteri tarafından çok sevilmek, bir ürünü çok satmaktan daha zordur. Şirketler kendilerini sevdirmek, diğer bir deyişle Lovemarks haline gelebilmek için savaşmak zorundadırlar ve bu savaş bilinen klişe yolların dışında gerçekleşir.</p>
<p><strong>Aşk markası mı, zorunluluk markası mı?</strong></p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/lovemarks.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4451" title="lovemarks marka aşkı one dergisi 2" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/lovemarks-300x139.jpg" alt="lovemarks marka aşkı one dergisi 2" width="300" height="139" /></a>Pek çoğumuzun en az bir tane Marka Aşkı var diyebiliriz. Ama neden bu markaya aşık olalım ki? Bu sorunun bence üç açıklaması var; birincisi o marka gerçekten kaliteli olduğu için, ikincisi o markayı herkes sevdiği ya da satın aldığı için, üçüncüsü ise o markayı kullanmaya mecbur olduğumuz için…</p>
<p>Çeşitliliğin artmasıyla beraber neye güvenip neye güvenmeyeceğimizi şaşırır olduk. Bu durum da “Parası neyse veririz, yeter ki kaliteli olsun!” anlayışını ortaya çıkardı. İşte ilk marka aşkları da buradan doğdu. Aslında kalite tutkunu olmak, kaliteli markalara karşı ekstra bir tutku uyandırdı bizlerde.</p>
<p>Burada müşterinin önemsediği şey o ürünün bizim çevremizdeki insanlar tarafından ne kadar kullanıldığı ve sevildiği. Bu durumun ne kadar iyi-kötü veya mantıklı olduğunu bilemeyiz ama <strong>Marka Aşkı</strong> yaratma konusunda çok etkili olduğu kesin.</p>
<p>Kimilerimiz bazı markaları sırf ona aşık olduğu için seçer ve kullanırken, bazıları da bu markaları zorunluluktan seçiyor. Mesela beyaz bir t-shirt’ü Vakko yerine Mango’dan almayı tercih eden bir bayanın bu seçimi fiyatların yarattığı zorunluluktan kaynaklanıyor.</p>
<p><strong>Marka aşkının türleri</strong></p>
<p>Markalara göre bu aşkın özellikleri neler? Kendini sadece erkeklere veya kadınlara sevdiren markalar, kendini sadece hareketli-dinamik insanlara sevdirebilen markalar gibi… Bu noktada ikiye ayrılıyor yol; birincisi bir marka kendini ya çok sevdiriyor, ya da hiç sevdiremiyor. Yani bu markanın ya tam tutkunu oluyorsunuz, ya da ondan nefret ediyorsunuz. Bu marka türüne örnek olarak Nike verilebilir. Bir <strong>Nike</strong> tutkunu hep Nike kullanır fakat Nike’ı az da olsa sevmeyen bir insanın tercihi Adidas’tan yana olur. Yani bunun ortası kolay kolay bulunamaz. İkinci marka türü de sakin, ılımlı markalar. Herkes bu markalardan hoşlanır ya da nötrdür. Bu aşk tipine örnek olarak da Toyota verilebilir.</p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/hearts11.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4452" title="marka aşkı one dergisi love marks 3" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/hearts11.jpg" alt="marka aşkı one dergisi love marks 3" width="277" height="300" /></a>Burada sorulması gereken soru: Risk alıp ya çok sevilen ya da sevilmeyen marka olmayı mı istiyoruz, yoksa riski en aza indirip ılımlı bir marka olmayı mı hedefliyoruz. Her ne kadar bu bir seçim gibi gözükse de ben şirketlerin buna karar vermediğini ve bu kararın doğal bir süreçte kendiliğinden belirlendiğini düşünüyorum. Tabii ki bu aşamada şirketlerin kararları ve stratejileri bu sonucu etkilemiyor değil.</p>
<p><strong>Türkiye’de marka aşkları</strong></p>
<p>Markaların kimlikleri, özellikleri, kendilerini kimlere sevdirip, kimlere sevdiremedikleri zaten dünyada bir süredir trend halinde konuşuluyor. Ülkemizde ise son bir-iki konuşulmaya başlandı. Buna rağmen markalarımız bu konuda başarısız değiller. Türkiye’den <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/lovemarks/" title="lovemarks kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">lovemarks</a></span> olarak verebileceğim birkaç örnek var. Bunların başında Turkcell geliyor. Avea ve Vodafone’un <strong>Turkcell</strong>’e göre daha ucuz tarifeleri bulunmasına rağmen, Turkcell’in yarattığı ‘güven’ duygusu, diğerlerine göre nispeten pahalı olmasına rağmen kendini sevdirebiliyor.</p>
<p>Diğer bir örnek de Ender markası. Tüm geleneksel bayramlarımızın bir fenomeni haline gelmiş durumda, her ne kadar son birkaç yıldır bu durum büyük oyuncular tarafından değiştirilmiş olsa da, Ender çikolataları kesinlikle benim Lovemarks’ım!</p>
<p>Peki, sizin <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/lovemarks/" title="lovemarks kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">lovemarks</a></span>ınız ne?</p>
<p>Afşın Avcı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/marka-askina/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Nesil Marketing</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/yeni-nesil-marketing/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/yeni-nesil-marketing/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 22:40:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[dijital pazarlama]]></category>
		<category><![CDATA[doğrudan pazarlama]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4438</guid>
		<description><![CDATA[Pazarlamacılar, Jockette’ler ve genç metroseksüeller yüzünden pazarlama hedeflerini gözden geçirmek sorunda kalabilirler. Çünkü Euro RSCG Discovery’nin yaptığı araştırmaya göre ortalama bir erkekten daha çok spordan anlayan, sporla ilgilenen genç kadınlardan oluşan Jockette’ler ve kişisel bakımına ortalama bir kadından daha düşkün olan genç erkeklerin oluşturduğu metroseksüeller gençler arasındaki en büyük iki segmenti oluşturuyor.
Euro RSCG Discovery ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/girls-shopping.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4442" title="yeni nesil marketing" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/girls-shopping-300x293.jpg" alt="yeni nesil marketing" width="300" height="293" /></a>Pazarlamacılar, Jockette’ler ve genç metroseksüeller yüzünden pazarlama hedeflerini gözden geçirmek sorunda kalabilirler. Çünkü Euro RSCG Discovery’nin yaptığı araştırmaya göre ortalama bir erkekten daha çok spordan anlayan, sporla ilgilenen genç kadınlardan oluşan Jockette’ler ve kişisel bakımına ortalama bir kadından daha düşkün olan genç erkeklerin oluşturduğu metroseksüeller gençler arasındaki en büyük iki segmenti oluşturuyor.</p>
<p>Euro RSCG Discovery ve gençlere yönelik pazarlama verileri sağlayan American Student List, gençlerin oluşturdukları segmentleri ortaya çıkarmak için bir araya geldiler. Oluşturdukları davranışsal pazarlama segmentasyonu, demografik ve psikolojik özelliklerine göre 11 kilit gençlik pazarı olduğunu gösterdi. Euro RSCG Discovery’e göre 6 erkek ve 5 kadın grubu üzerinden yapılan bu segmentasyon pazarlamacıların gençlere yönelik <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/dogrudan-pazarlama/" title="doğrudan pazarlama kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">doğrudan pazarlama</a></span> iletişimlerini çok daha fazla hedefe yönelik yapmalarını sağlayacak.</p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/girls_shopping.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4441" title="yeni nesil marketing 2" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/girls_shopping-300x202.jpg" alt="yeni nesil marketing 2" width="300" height="202" /></a>Genç erkekler söz konusu olduğunda, davranışsal segmentasyon sonuçları dış görünüşlerine odaklanmış “genç mektoseksüellerin” yüzde 25’ten daha büyük bir çoğunluk olduğunu gösteriyor. Diğer segmentler arasında “üniversitenin popüler çocukları”, “teknoloji-insanları”, “cesur gençler”, “içe kapanıklar” ve “yapım aşamasında olanlar” var. Genç kadınlarda da yüzde 25’ten daha büyük bir çoğunluğu spora katılan, aktif bir yaşam biçimini benimseyen “Jockette”ler oluşturuyor. Kızlar ayrıca “moda düşkünü sosyaller”, “başarılı olacaklar”, “stil ve ekonomiyi birleştirenler” ve “gelenekselciler” şeklinde ayrılıyor.</p>
<p>ASL’nin CEO’su Don Damore “Gençleri hedefleyen marka pazarlamacıların ilgi alanları, marka sadakati, alışveriş alışkanlıkları ve internet kullanımı gibi göz önünde bulundurmaları gereken birçok değişken var. Bu segmentasyon <a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/905231342.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4440" title="yeni nesil marketing 3" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/905231342-300x198.jpg" alt="yeni nesil marketing 3" width="300" height="198" /></a>gençlerin neyle ilgilendiklerini analiz etmekle kalmıyor, nerede ve nasıl alışveriş yaptıklarını, doğrudan postayla gelen reklamlara, dijital pazarlamaya, mağaza içi pazarlama etkinliklerine nasıl tepki gösterdiklerini de ortaya koyuyor. Bu aslında bir pazarlama yönetimidir.” diye konuşuyor.</p>
<p>Araştırma verileri cinsiyetin gençlerin satın alma alışkanlıkları üzerinde etkisi olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte genç erkek ve kadınların ikisinin de yüzde 14’ü online alışveriş yapıyor ama çoğu mağaza içinde alışveriş yapmayı tercih ediyor. İnternet kullanım oranlarındaki artışa rağmen, çoğu hala TV, radyo ve dergi gibi geleneksel medya kanallarına en güvenilir bilgi kaynağı olarak önem veriyor.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/yeni-nesil-marketing/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşe Girmek mi İstiyorsunuz?</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/ise-girmek-mi-istiyorsunuz/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/ise-girmek-mi-istiyorsunuz/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 16:51:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[iş görüşmeleri]]></category>
		<category><![CDATA[İş görüşmesi]]></category>
		<category><![CDATA[iş kariyer]]></category>
		<category><![CDATA[mülakat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4432</guid>
		<description><![CDATA[İş bulmada en önemli aşama işverenle yapacağınız görüşmedir. İşe alınmanız bu görüşme sırasında işveren üzerinde iyi bir izlenim bırakmanıza bağlıdır.
Görüşme Öncesi: 
Görüşmeye gitmeden önce iş için başvuracağınız kurum veya şirket ile girmeyi düşündüğünüz iş hakında elinizden geldiği kadar çok bilgi toplayın. Bu konularda ne kadar bilgi sahibi olursanız, bilgi ve becerilerinizle istediğiniz iş arasında o [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İş bulmada en önemli aşama işverenle yapacağınız görüşmedir. İşe alınmanız bu görüşme sırasında işveren üzerinde iyi bir izlenim bırakmanıza bağlıdır.</p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/rsz_job_interview.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4433" title="iş görüşmesi one 1" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/rsz_job_interview-300x261.jpg" alt="iş görüşmesi one 1" width="300" height="261" /></a><strong>Görüşme Öncesi: </strong></p>
<p>Görüşmeye gitmeden önce iş için başvuracağınız kurum veya şirket ile girmeyi düşündüğünüz iş hakında elinizden geldiği kadar çok bilgi toplayın. Bu konularda ne kadar bilgi sahibi olursanız, bilgi ve becerilerinizle istediğiniz iş arasında o kadar iyi bir bağlantı kurabilir ve işe uygunluğunuzu o kadar etkili bir biçimde kanıtlayabilirsiniz.</p>
<p>Görüşmeye gitmeden önce istediğiniz işte ücretin yaklaşık ne kadar olduğunu araştırın. Bu konuda sendikalar, meslek odaları ya da benzer işlerde çalışan tanıdıklarınızdan bilgi alabilirsiniz.</p>
<p>Öncelikle başvuru formunu doğru ve düzgün bir biçimde doldurmak için nüfus cüzdanınızı, özgeçmişinizi ve gerekli olabilecek diğer belgeleri yanınızda bulundurun.</p>
<p>Görüşmeye gitmeden önce ne giyeceğinize karar verin. Temiz, rahat ve ağırbaşlı kıyafetler seçin. Çarpıcı şeyler giymekten kaçının.</p>
<p>Görüşmeye tam vaktinde gidin. Beklenmedik aksamaları da hesaba katarak evinizden biraz erken çıkabilirsiniz.</p>
<p><strong>Görüşme yerine vardığınızda </strong></p>
<p>Odaya girmeden önce ceketinizi ilikleyin, sigara içiyorsanız söndürün, sakız çiğniyorsanız atın.</p>
<p>Görüşmeyi gerçekleştiren kişi ile tanışırken dostça davranın, elini sıkarken gülümseyin, neşeli olun ve gözlerinin içine bakın.</p>
<p>Mülakatı yapan kişi konuşurken onu dikkatlice dinleyin. Sorulara tam cevap verin, konuya bağlı kalın ve konuyu dağıtmayın. Güçlü yönlerinizi ortaya çıkarabilecek fırsatları yakalayabilmek için dikkatlice dinleyin. Dürüst olun, ancak olumsuz noktaların üzerinde fazla durmayın. Gerektiğinde sorular sorun, ancak tüm görüşmeyi yönlendirmeye çalışmayın.</p>
<p><strong>Görüşme esnasında </strong></p>
<p>Görüşme süresince görüşmeyi yürüten kişinin sorularını doğru anlamaya ve soruya uygun, kısa ve çarpıcı yanıtlar vermeye özen gösterin.</p>
<p>Görüşme esnasında işverenin yöneltebileceği sorulara hazırlıklı olun. Size sorulabilecek şu tür soruların yanıtlarını önceden hazırlayın:</p>
<p><strong>Nasıl bir iş istiyorsunuz? </strong></p>
<p>Kesin bir yanıt vermekten kaçının. Değişik olasılıkları ve gerçekleri göz önünde bulundurmanız gerektiğini unutmayın. Böyle bir soruyu yanıtlarken mesleğinizle ilgili iş alanlarından, bilgi ve becerilerinize en uygun görevlerden bahsetmeniz doğru olur.</p>
<p><strong>Örneğin:<br />
</strong><br />
&#8220;Ben matematiksel konularda, muhasebe ve bilgilerin organize edilmesinde çok iyiyimdir. Edindiğim bilgiler muhasebe bölümü ya da benzeri bir başka bölümde çok faydalı olabilir.&#8221; diyebilirsiniz.</p>
<p>Vereceğiniz bu tür yanıtlar işverenin size bilgi ve becerilerinize uygun bir iş vermesini kolaylaştırır.</p>
<p><strong>Neden burda çalışmak istiyorsunuz? </strong></p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/meeting.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4435" title="iş görüşmesi one 2" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/meeting-300x199.jpg" alt="iş görüşmesi one 2" width="300" height="199" /></a>Görüşme öncesi bu şirketi araştırmışsanız, bu soruyu yanıtlamak çok kolay olacaktır.</p>
<p>Eğer müşteriler, ürünler ve hizmetler hakkında bilgi sahibi iseniz, şirketin belirli hedeflerinin, politikalarının ve ihtiyaçlarının sizin ilgi ve becerilerinize ne denli uygun olduğunu söyleyebilirsiniz.</p>
<p>Sadece &#8216;Bir işe ihtiyacım var!&#8217; diyen bir aday iyi bir izlenim bırakmaz.</p>
<p><strong>Biraz kendinizden bahseder misiniz? </strong></p>
<p>Bu soru sizin hangi konularda bilgi ve beceri sahibi olduğunuzu, nerelerde eğitim gördüğünüzü, varsa iş deneyiminizi ve başarılarınızı, işe alındığınız takdirde işyerine ne gibi faydalar sağlayabileceğinizi anlatmanız için iyi bir fırsattır. Ancak vereceğiniz bilgiler kısa, öz ve etkileyici olmalıdır. Bu nedenle işle ilgili olmayan konulardan örneğin ailenizden, özel meraklarınızdan size sorulmadıkça bahsetmemeniz iyi olur.</p>
<p><strong>Güçlü ve zayıf yönleriniz nelerdir? </strong></p>
<p>Bu soruyu dürüstçe yanıtlamakta zorlanabilirsiniz. Yanıtınızı çok iyi düşünün. Görüşmeye gitmeden önce güçlü ve istenilir yönlerinizi çok iyi ifadelendirip zihninizde sıraya koyun.</p>
<p><strong>Örneğin: </strong></p>
<p>Uyumlu, dakik, yaratıcı ve güvenilir bir kişi olduğunuzu söyleyebilirsiniz. Zayıf ya da kusurlu yönlerinizi öyle anlatın ki bunlar aynı zamanda istenilir özellikler olarak algılanabilsin.</p>
<p><strong>Örneğin: </strong></p>
<p>Kalite konusunda titizlenmek, başkalarıyla değil yalnız çalışmaktan hoşlanmak, işin zamanında bitirilmesi konusunda sabırsız olmak gibi.</p>
<p><strong>Sizi neden işe almalıyım, bu işe başvuran birçok nitelikli kişi arasından sizi neden tercih etmeliyim? </strong></p>
<p>Bu soruyu yanıtlarken iş ile ilgili belirgin özelliklerinizden bahsedin ve bu işe alındığınız takdirde işyerine sağlayabileceğiniz yararları biraz değişik bir dille tekrar özetleyin.</p>
<p><strong>Herhangi bir ağır hastalık ya da sakatlık geçirdiniz mi? </strong></p>
<p>Yanıtınız hayır ise hiç sorun yok. Ancak evet ise, görüşmeye gitmeden önce yanınızda götürmek üzere bir doktordan sağlığınızın başvurduğunuz işi engellemeyeceğine dair bir rapor alın.</p>
<p><strong><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/21.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4434" title="iş görüşmesi one 3" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/21-300x219.jpg" alt="iş görüşmesi one 3" width="300" height="219" /></a>Burada ne kadar çalışmayı planlıyorsunuz? </strong></p>
<p>Bu sorunun işveren tarafından sorulmasındaki tek neden sizin iki üç ay içerisinde işi bırakıp bırakmayacağınızı, askere gidip gitmeyeceğinizi veya başka bir şekilde işten ayrılıp ayrılmayacağınızı öğrenmektir. Bu nedenle sürekli ve uzun vadeli bir iş aradığınızı, şartların sizin ve işveren için iyi olduğu sürece işte kalmayı istediğinizi anlatın.</p>
<p><strong>Son işinizden neden ayrıldınız? </strong></p>
<p>İşin aslı ne olursa olsun, son işyerinizden asla kötü şekilde bahsetmeyin. Bu son derece önemlidir. Çünkü, eğer son işvereniniz hakkında kötü şeyler söylerseniz, bu sizi işe alacak işveren için de aynı şeyi yapabileceğiniz izlenimini verir. Bu soruya soğukkanlı ve rahat bir şekilde, başkalarını suçlamadan yanıt verin.</p>
<p><strong>Referanslarınız var mı, sizi kime soralım? </strong></p>
<p>İş aramaya başlamadan önce hakkınızda bilgi verecek iki kaynak kişi bulmalısınız. Bunlar eğer ilk defa işe girecekseniz en son mezun olduğunuz okuldaki öğretmenleriniz olabilir. Eğer iş değiştiriyorsanız eski iş yerinizdeki yöneticilerinizi referans olarak gösterebilirsiniz. Referans gösterdiğiniz kişilerin, girmek istediğiniz işle ilgili ve hakkınızda olumlu görüş bildirecek kişiler olmasına özen gösterin.</p>
<p><strong>Şöyle bir durumda kalsaydınız ne yapardınız? </strong></p>
<p>Bazen işverenler, iş arayanların bir problemi kavrama ve hemen çözüm üretme becerilerini yoklamak için böyle bir soru sorabilirler. Böyle sorulara kesin yanıt vermekten kaçının.</p>
<p>Çeşitli yollar denenebilir. &#8216;Örneğin şöyle bir yol çözüm için uygun olabilir.&#8217; gibi esnek, olaya çok yönlü baktığınızı gösteren yanıtlar verebilirsiniz.</p>
<p><strong>Görüşmenin ardından: </strong></p>
<p>İşverene görüşme için kısa bir not ile teşekkür etmeyi unutmayınız. Bu mektupta özelliklerinizi yeniden özetleyip, işe duyduğunuz ilgiyi vurgulayabilir, görüşmede değindiğiniz noktalara yeni bilgiler ekleyebilirsiniz.</p>
<p><strong>Görüşmeden sonra iki-üç hafta sizinle ilişki kurulmazsa işvereni arayın. </strong></p>
<p>Eğer iş başka birine verilmişse, daha sonra açılacak işler için başvurunuzun değerlendirilmesini isteyin.</p>
<p>Bu girişiminizde başarılı olmazsanız sakın olayın peşini bırakmayın. Görüşmeyi gözden geçirip, neleri yanlış yaptığınızı araştırın, soru ve yanıtları bir arkadaşınızın ya da ailenizin bir üyesi ile tekrarlayın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/ise-girmek-mi-istiyorsunuz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Girişimci Nasıl Olunur?</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/girisimci-nasil-olunur/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/girisimci-nasil-olunur/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 07 Mar 2010 15:41:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[genç girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[girişimcilik" nedir]]></category>
		<category><![CDATA[İşletme sermayesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4424</guid>
		<description><![CDATA[Girişimcilik yalnız bağımsız iş kuranlar için gerekli bir nitelik değil. Günümüzde ücretli profesyoneller, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, kamu görevlileri de &#8220;girişimci&#8221; olmak zorunda. Peki &#8220;girişimcilik&#8221; nedir? Girişimcilik bir ruh halidir, hayata ve geleceğe bakış açısıdır. Girişimci , koşullara, ortama direnir, dağ gibi yığılmış sorunlara meydan okur. Girişimci cesurdur. Girişimcinin gözü geleceğe çevrilidir. Ama elinde geçmişin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/girisimci1.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4425" title="girisimcilik one dergisi" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/girisimci1.jpg" alt="girisimcilik one dergisi" width="273" height="290" /></a><span class='wp_keywordlink'><a href="http://www.onedergi.com/tag/girisimcilik/" title="Girişimcilik ve İş Fikrileri">Girişimcilik</a></span> yalnız bağımsız iş kuranlar için gerekli bir nitelik değil. Günümüzde ücretli profesyoneller, sivil toplum kuruluşları yöneticileri, kamu görevlileri de &#8220;girişimci&#8221; olmak zorunda. Peki &#8220;<span class='wp_keywordlink'><a href="http://www.onedergi.com/tag/girisimcilik/" title="Girişimcilik">girişimcilik</a></span>&#8221; nedir? <span class='wp_keywordlink'><a href="http://www.onedergi.com/tag/girisimcilik/" title="Girişimcilik ve İş Fikrileri">Girişimcilik</a></span> bir ruh halidir, hayata ve geleceğe bakış açısıdır. <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/girisimci/" title="Girişimci kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">Girişimci</a></span> , koşullara, ortama direnir, dağ gibi yığılmış sorunlara meydan okur. <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/girisimci/" title="Girişimci kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">Girişimci</a></span> cesurdur. Girişimcinin gözü geleceğe çevrilidir. Ama elinde geçmişin ipuçları vardır.Girişimci kişiler, toplumu ekonomiyi yenileyen gençlik aşılarıdır. Girişimci, kalitesizliğe, vasatlığa ve sıradanlığa teslim olmaz.  <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/girisimcilik/" title="Girişimcilik kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">Girişimcilik</a></span> şu sıralarda Türkiye&#8217;de en çok aranan nitelik. Çünkü Türkiye&#8217;nin 500 büyük şirketinde üretim ve iş hacmi artıyor ama istihdam ya aynı kalıyor ya azalıyor. Kamuda iş imkanları çok, çok sınırlı. Diğer taraftan her yıl 150 bin genç bir fakülte veya yüksek okuldan mezun oluyor. 500 bin genç ise askerlik görevini tamamlayarak hayata atılmaya hazırlanıyor. Bu gençlerin bir bölümü &#8220;girişimci&#8221; olmak, hem kendini kurtarmak, hem de en az 5-10 kişiye iş kapısı açmak zorunda. Ücretli bir işe girenler de &#8220;girişimci&#8221; olmaya mecbur. Girişilen yeni projeler hem pazarı,işi büyütecek, hem de istihdamı artıracak.  Ancak girişimcilik özellikle Türkiye&#8217;de kolay iş değil. Yeni bir işe başladığınızda herkesin gözü üzerinizde olur. Çoğunluk, sizin tökezlemenizi bekler. İlk sendelemede eleştiriler, öğütler başlar. Dile düşersiniz. Ona buna dert anlatmaktan işinizi yapamaz olursunuz.Ancak yenilgi de girişimciliğin bir parçası. Amerika&#8217;da her yeni kurulan beş firmanın üçü, üç yıl içinde kapanıyor. Başarıszılıktan ders alanlar ise sonraki denemelerinde büyümenin yolunu buluyor.Girişimcilikte başarılı olmanın kesin bir reçetesi yok tabii. Ancak aşağıdaki kural ve ilkelere uyduğunuz takdirde, başarısızlık ihtimali büyük ölçüde azalabilir:  <strong>Ayna sınavına girin: </strong>Bir işe giriştiğinizde siz, sizin Bu nedenle önce kendinize bir &#8220;ayna sınavı&#8221; uygulayın. Kendinizi şöyle bir değerlendirin ve şu soruyu sorun: &#8221; Ben bir patron olsam, aynadaki kişiyi bir işin başına getirir miydim?&#8221; Sonra sorulara devam edin:  -Bende bağımsılık tutkusu gerçekten güçlü mü? Yoksa bir tatlı huzur peşinde miyim?  -Bir iş için gerekli fiziksel ve <a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/8d7cd90a-0ccd-4494-92d7-0fbd614a4bb22.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-4428" title="girişimci one dergisi 2" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/8d7cd90a-0ccd-4494-92d7-0fbd614a4bb22.jpg" alt="girişimci one dergisi 2" width="300" height="200" /></a>duygusal dayanıklılık, süreklilik ben de var mı? En ufak bir aksilik beni yıkıyor, yerlere seriyor mu?  -Hangi alanlarda güçlüyüm, hangi konularda zaaflarım var?  -Karar almakta zorlanıyor muyum. Ben bir &#8220;kararsız Kasım&#8221; mıyım?  Bu soruların cevaplarını, kendinize hiçbir &#8220;torpil&#8221; uygulamadan dürüstçe verin. Ana eğilimleri tespit edin: Bu seçme testinden geçer not aldığınzda sıra &#8220;yerleştirme&#8221; sınavına gelecek. Bu aşamada önce ekonomide geçmişten gelen ve geleceğe uzanan ana eğilimlerini izini süreceksiniz. Örnek: 1985 yılında Türkiye&#8217;de 1 milyon otomobil vardı. Yıllık ortalama yüzde 10.5 artışla otomobil parkı bugün 4.4 milyonu aştı. Otomobil tutkusu, marketleşmeyi ve iç turizmi canlandırıyor. Diğer bir örnek: Toplumda bireyselleşme eğilimi güçleniyor. Bu eğilim, giyimden kişisel bakıma bir çok sektörü etkiliyor. Kadınların eğitim ve calışma hayatındaki rolünün artmasının da belirli sonuçları var. Doğurganlığın azalması ve nüfus artış hızının düşmesi gibi demografik göstergeler, çocuğu evin prensi veya prensesesi yapacak yönde gelişiyor. Tüketiciler artık iyici titizlendi., Neredeyse keyiflerine göre ısmarlama üretim isteyecekler&#8230; Bu eğilimlerin her biri onbinlerce yeni iş imkanı yaratıyor, yaratacak. Kuracağınız işin de, muhakkak tesbit ettiğiniz bu ana eğilimlere uygun olması gerekiyor. Aksi takdirde yelkenleriniz trendlerin rüzgarı ile dolmaz, akıntıya kürek çekmiş olursunuz.  <strong>Pazardaki boşlukları bulun: </strong>Değişen insan ve toplum, ihtiyaç haritasını sürekli değiştiriyor. Yeni trendler, eski ihtiyaçlarıı değiştirirken, yenilerini ortaya çıkarıyor. Bu değişim sırasında pazar haritasında doğan boşlukları görmeye gayret edin. Uzmanların &#8220;niş pazarlaması&#8221; (niche-marketing) dediği bu çalışma size hızlı büyüme sağlayabilecek alanları rakiplerinizden önce görmenizi sağlayacak.Bir fil gibi büyük olan ama yavaş hareket eden dev şirketlere göre sizin çabuk davranma avantajınız var. Tabii, bir ceylan gibi duyarlı, atik ve hızlı olabilirseniz&#8230;  <strong>Sevdiğiniz ve bildiğiniz bir alana girin:<a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/profesyonel12440228552.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4430" title="girişimci one 3" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/profesyonel12440228552-300x200.jpg" alt="girişimci one 3" width="300" height="200" /></a></strong>Daha önce ilgilendiğiniz, bilgi birikiminizin bulunduğu bir alana girmek başarı ihtimalinizi yükseltecek. İş konusuna olan ilginiz ve sevginiz, bakış açınızın derinleşmesine imkan verecek. Çalışma enerjinizi yükseltecek.  <strong>Hedef kitlenizi belirleyin: </strong>Bu aşamada &#8220;kim?&#8221; veya &#8220;kime?&#8221; sorusuna cevap vereceksiniz. Hedeflediğiniz kitlenin hayat tarzını meraklarını, hobilerini, değer yargılarını büyüteç altına alacaksınız. Kendinizi, hedef kitleden biri yerine koyacak, onların neyi özlediğini, istediğini anlayacaksınız. Onlar gibi düşünecek, onların okuduğu şeyleri okuyacak, onların gittiği yerlere gideceksiniz. Bu çalışma sizi karavana atışlardan kurtaracak.  <strong>Mikro-pazarlamaya önem verin:</strong> Yüzlerce yıldır geçerli olan &#8220;Müşteri velinimetimdir&#8221; ilkesini çağdaş bir anlamda yeniden yorumladığınızda trendi yakalamış olacaksınız. Bu yaklaşım yeni ekonomiye uyum sağlamanıza da katkıda bulunacak. Mikro-pazarlamada (micromarketing) girişimci ile tüketici bire bir anlamda karşı karşıya. Marka bağımlılığı ve sadakatının azaldığı bir dönemde ancak müşterileri tek tek fethetmeyi amaçlayanlar, çıkış yolunu bulabilecek.  <strong>Yeri iyi seçin:</strong> Yukarıdaki adımları doğru bir şekilde attığınız takdirde &#8220;nerede?&#8221; sorusunu cevaplamak kolaylaşacak. Biraz ön araştırma, biraz da gözlem gücü, sizin en doğru yerde iş açmanızı sağlayacak. İşin yerinin, hedef kitlenin temel tercihlerine uygun olması şart.  <strong>Potansiyel pazarı hesaplayın:</strong> Hedef kitleninin harcama gücünü ve olası rakiplerinizi dikkate alarak işin boyutları hakkında fikir sahibi olmaya çalışın.  <strong>Denenmiş kurallara uyun: </strong>Bir de girişimciliğin yıllanmış ve denenmiş kuralları var. Aşağıdaki kuralları da hep hatırınızda tutmanız gerekiyor:  -İşiniz ve aileniz arasındaki sınır çizgisini iyi çekemiyorsanız, yakınlarınızla iş yapmayın. İşin kasası ile kişisel kasanızı da ayırın.  -Ortak ve eleman seçiminde, ayna sınavında belirlediğiniz zaaf noktalarınızı güçlendirecek, sizin eksiklerinizi tamamlayacak kişileri tercih edin.  -Girişimcilikte satrançta olduğu gibi açılış hamlesi önemlidir. İlk adımı atarken biraz daha hesap-kitap yapın.  -İşletme sermayesi ihtiyacını küçümsemeyin. Tüm paranızı kuruluş giderlerine harcamayın.  -Türkiye&#8217;de yeni bir iş kurma sırasında çok sayıda bürokratik işlem var. Bunları yaparken, sabrınızı ve direncinizi yitirmeyin.  Yazının sonuna geldiğinizde &#8220;Hepsi iyi hoş ama sermayeyi nasıl ve nereden bulacağız? &#8221; diye sorduğunuzu duyar gibiyim. Evet sermaye de önemli. Ancak siz trendleri yakaladığınızda, hedef kitlenizi doğru olarak belirlediğinizde, yeni ekonomiyi uyum sağlamayı amaçladığınızda istim arkadan muhakkak gelir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/girisimci-nasil-olunur/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Marka Olmak</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/marka-olmak/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/marka-olmak/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 20:53:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Marketing]]></category>
		<category><![CDATA[dünya markası]]></category>
		<category><![CDATA[marka nedir]]></category>
		<category><![CDATA[marka olmak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4415</guid>
		<description><![CDATA[Neden &#8220;marka olmak&#8221;  gereklidir?
- Firmanızın, 20 yıl sonra ayakta kalması için.
“Marka olmak “  ürünleri çok karla satmak  mı demektir?
- Hayır çok karlı satmanız demek değildir, sadece diğer ürünlerden fiyatı yüksek olabilir, çünkü marka olabilmeniz için gereken maliyeti karşılamanız için biraz yüksek fiyata satmanız gerekebilir.

En kolay  ne zaman marka olunur?
- Ürün grubunuzda, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Neden &#8220;<span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/marka-olmak/" title="marka olmak kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">marka olmak</a></span>&#8221;  gereklidir?</strong></p>
<p>- Firmanızın, 20 yıl sonra ayakta kalması için.</p>
<p><strong>“Marka olmak “  ürünleri çok karla satmak  mı demektir?</strong></p>
<p>- Hayır çok karlı satmanız demek değildir, sadece diğer ürünlerden fiyatı yüksek olabilir, çünkü marka olabilmeniz için gereken maliyeti karşılamanız için biraz yüksek fiyata satmanız gerekebilir.</p>
<p><strong><br />
En kolay  ne zaman marka olunur?</strong></p>
<p>- Ürün grubunuzda,   başka hiçbir marka olmadığı zaman.</p>
<p><strong>En kolay nasıl marka olunur?</strong></p>
<p>- Kaliteli ürüterek ve müşterinizi memnun ederek.</p>
<p><strong><br />
Marka olmuş rakiplerim var iken, nasıl marka olabilirim?</strong></p>
<p>- Ürününüze , en azından , rakibibizde olmayan ve müşterinizin hoşuna gidecek artı bir özellik ekleyerek.</p>
<p>Fiyatınızı da rakibinizden yaklaşık yüzde on az yapabilirseniz şansınız yüksek demektir.</p>
<p><strong>Marka olabilmem için düşünce sistemimi nasıl degiştirmeliyim?</strong></p>
<p>- Kendinizi ürününüzü alan kişinin yerine koyun , hangi şartlarda ve nasıl bir  ürün aldığınızda daha çok memnun olacağınızı  düşünün.</p>
<p>Başka bir deyişle , MÜŞTERİNİZİN   AVUKATI   , SİZ OLUN.</p>
<p style="text-align: left;"><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/brands1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4416" title="marka olmak" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/brands1.jpg" alt="marka olmak" width="512" height="384" /></a><br />
<strong> </strong></p>
<p style="text-align: left;"><strong>Dünya markası olmak  için ne yapmalıyım?</strong></p>
<p>-Benim tavsiyem, önce, ilçenizde marka olmanız gerekir, sonra şehrinizde, daha sonra ülkenizde,  sonra sizin, Türkiye nin kültürüne en uygun  başka bir ülkede ve böylece ülkeleri çoğaltarak dünya markası olabilirsiniz.</p>
<p>Bir anda dünya markası olmak istiyorsanız, dünyada  tek olan bir ürününüz olması gerekir, tabiki tanıtım ve  teslimatı ayarlamak şartıyla.</p>
<p>Yada farklı bir yaklaşımla, daha çok masraflı  fakat  daha kısa sürede  marka olmanıza yarayacak yöntem ise: Ürün grubunuzda marka , hangi ülkeye ait ise, o ülkeye gidin ve orda yeni bir marka oluşturun, satışlarınıza orada başlayarak ,marka olma çalışmalarınıza  o ülkeden başlayabilirsiniz. Ürününüzü  Türkiye de üretip yabancı ülke markası ile satmanız , maliyet açısından sizin için bir avantaj olabilir.</p>
<p>Örnek olarak , Fransada bir tekstil markası oluşturup, üretimini Türkiye de yapıp, pazarlama ve tanıtım çalışmalarını Türkiye den ,internet üzerinden yapıyor olmanız , maliyetlerinizi çok düşürebilir ve rakiplerinize karşı avantaj yakalayabilirsiniz.</p>
<p><strong><br />
Marka nın devamlılığını nasıl sağlarım?</strong></p>
<p>- Teknolojik ürünlerde , sürekli yenilenmeniz gerekir, yeni özellikler daha  kaliteli ürün ler.</p>
<p>Gıda sektöründe , yeni tatlar, sürekli yeni sunum şekilleri.</p>
<p>Tekstil , modellerinizini çalınmasından korkmadan , yaptığınız modellerin başkaları tarafından çalınması  yani modada öncü olamaya devam etmeniz gerekir.</p>
<p><strong>Marka olmak için İnternetten nasıl  faydalanabilirim?</strong></p>
<p>( bu bölüm markanıza ait bir web sitesi olduğu varsayılarak yazılmıştır. Dikkat ediniz, firmanınıza ait web sitesi demiyorum)</p>
<p>- İnternet son yüzyıldaki en önemli gelişmelerden biridir ve daha gelişme aşamasındadır. Fakat bu haliyle bile bizle müthiş fırsatlar  sunmaktadır.</p>
<p>İnternetin gelişimini takip ederek marka oluşturmada nasıl faydalanabileceğimizi sürekli araştırmamız gerekmektedir.</p>
<p>İlk aklıma gelen , markanızı daha da güçlendirmek için müşteri  grupları oluşturulabilinir. Markanızın  web sitesine koyacağınız ,üyelik sistemiyle sağlayabilirsiniz( firmanızın web sitesi değil).</p>
<p>Müşterilerinize ,markanız  hakkında bazı anketler yaparak , ürünlerinizi geliştirmede onlarında  fikirlerini sorabilirsiniz.Gelişen fikirleri uyguluyarak ,ve bu uygulamayı da müşterilerinize duyurarak  onlarda sahiplenme duygusu oluşrurabilirsiniz.</p>
<p>Marka ürünlerinizi alan müşterilerinize vereceğiniz , şifre ile , web sitenizde sunacağınız ücretsiz hizmetleriden faydalanmalarını sağlayabilirsiniz.</p>
<p>Marka ürünlerinizi kullanan müşterilerin sitenize üye olmasını sağlayıp, onlara belli statüler verebilirsiniz , ve bu statüler için bazı logolar hazırlayıp yakalarına takmaları için cesaretlendirebilirsiniz.Böylece hem o kişiyi markanıza bağlamış ve aynı zamanda reklam yapmış olursunuz.</p>
<p>Web sitenizde , sloganınıza vereceğiniz animasyon la ,manasının müşterinin  bilinçaltına yerleşmesini sağlayabilirsiniz. Tabiki markanızın sloganı işe yarar bir slogan ise.</p>
<p><strong>&#8230;&#8221;İşe yarar slogan&#8221; ne demektir?</strong></p>
<p>- işe yarar slogan , kısaca ürünüzün özeti olan ve müşteriye istediğini aldığını hissetiren, müşterinin biliçaltıda &#8221; evet , bende böyle birşey almak istiyorum &#8221; dedirten kelime grubudur. Piyasada ,işe yaramayan sloganı olan  birçok firma var.</p>
<p>Bence , işe yarar bir slogan , markanın bilinirliğini arttırdığı gibi, satışlarda en azından %5 arttıracağı kanaatindeyim.</p>
<p>(Belkide , ileride , insanlar iyi sloganlar bulup , bunları tescilleyip daha sonrada  marka sahiplerine satacaklar , diye düşünüyorum.)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/marka-olmak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ahmet Turan Alkan</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/ahmet-turan-alkan/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/ahmet-turan-alkan/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 19:12:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Turan Alkan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4402</guid>
		<description><![CDATA[Kendine has kıvrak ve nüktedan üslûbu, birçok ‘aydın’cığımızda kırıntısını dahi bulamayacağımız entelektüel birikimi ve aydın duyarlığı ile matbuatımızın nevi şahsına fena halde münhasır şahsiyeti Ahmet Turan Alkan sorularımızı yanıtladı.
Röportaj: Ömer Üner
Modern yaşam biçimlerinin en ayırt edici özelliklerinden birkaçıdır: işlevsellik, pratiklik ve bunların doğal sonucu olarak yüzeysellik. Yazın dünyası ve medya da bundan nasibini aldı doğal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kendine has kıvrak ve nüktedan üslûbu, birçok ‘aydın’cığımızda kırıntısını dahi bulamayacağımız entelektüel birikimi ve aydın duyarlığı ile matbuatımızın nevi şahsına fena halde münhasır şahsiyeti <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/ahmet-turan-alkan/" title="Ahmet Turan Alkan kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">Ahmet Turan Alkan</a></span> sorularımızı yanıtladı.</p>
<p><strong>Röportaj: Ömer Üner</strong></p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/5.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4407" title="Ahmet Turan Alkan 1" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/5-300x196.jpg" alt="Ahmet Turan Alkan 1" width="300" height="196" /></a><strong>Modern yaşam biçimlerinin en ayırt edici özelliklerinden birkaçıdır: işlevsellik, pratiklik ve bunların doğal sonucu olarak yüzeysellik. Yazın dünyası ve medya da bundan nasibini aldı doğal olarak. Sonuç almaya yönelik, sığ ve samimiyetsiz bir dil almış başını gidiyor. Siz ise böyle bir dünyada üslupçu bir yazar olarak biliniyorsunuz. Öncelikle nitelemede bir yanlışlık var mı diye sorayım.</strong></p>
<p>İltifatınız için teşekkür ederim; öyle olduğu temennisiyle teşekkür ediyorum fakat bu iltifatı hemen sahiplenmemem konusunda önyargılarım bana ikazda bulunuyor; çünkü üslupçuluğun bir de söz şarlatanlığı gibi sun’i bir boyutu vardır ki&#8230;</p>
<p><strong>Peki, nedir sizi böylesi derinlikli ve nüktedan bir üsluba götüren? Hangi damarlardan beslenerek geldiniz bu noktaya?</strong></p>
<p>İzleri geriye doğru takip ederek köklere erişebilirsiniz fakat bazı şeyler yine eksik kalır; doğduğunuz muhit bu hesaba girer; ebeveyn, yakın akrabalar, komşular, saygı ve hayranlık duyduğunuz kişiler, öğretmenler hatta kitaplar&#8230; Hangi insan okuduğu veya sevdiği kitapların toplamından ibarettir ki? Daima bir şeyler daha vardır ve olmalıdır. Bu sözlerle kendimi “anlaşılması mümkün olmayan, derin bir adam” mevkiine koymuyorum; öyle değil zaten; hâşâ. Bu bir lütuf; insanın hakikat karşısındaki mevkiini tayin eden bir lütuftur. Hakikat karşısındaki mevkiimiz ise bütün hayatı, bütün hayat hikâyemizi kendi rengine boyar ve o noktada üslup, kelimeler hep ikinci derecede kalır. Nükte meselesi ise, gücümün yetmediği yerde tutunduğum bir dal; tilkinin erişemediği üzüme koruk demesi.</p>
<p><strong><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/1.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4409" title="Ahmet turan alkan 2" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/1-225x300.jpg" alt="Ahmet turan alkan 2" width="225" height="300" /></a>Medyayı nasıl buluyorsunuz bu bağlamda? Bir dil zafiyeti var mı sizce de?</strong></p>
<p>Var gibi görünüyor fakat onun hemen arkasında duran daha önemli olgu, medyacıların, habercilerin, gazeteci takımın, yazarların, editörlerin hakikat karşısındaki mevkiidir. Gerçek demeyelim de, hakikat karşısında bir zafiyet; bu eksiklik, lisan perişanlığından bence daha vahim ve ürkütücü. Hâlbuki insanın bütün hayatında bir tane ciddi ödevi ve imtihanı vardır; az önce bahsettiğim şey.</p>
<p><strong>Gazetelerimiz fazla renkli değil mi? </strong></p>
<p>Herhalde, “çok gazete satalım, bu cahil millet masif tuğlalar gibi sütun sütun metin okumaz, cicili bicili ambalajlar yapalım, insanlar ürkmesin” diye tevessül olunmuş bir yoldur. Hayır, gazetelerin renkli olmasına itirazım yok; hatta yazıdan çok resim basılmasını da hoş görebilirim ama hakikate karşı yılan gibi kıvrılıp durmayı hoş görmemek gerekir. Medyamızın hakikate saygı diye bir meselesi yok; öyle olunca geride kalan bütün meziyet ve kusurları önemsizleşiyor.</p>
<p><strong>Medya patronlarının aynı zamanda sermaye sahipleri olması etik mi?</strong></p>
<p>Hukukumuz aksini söylüyor, yani gazetecilerin öteki işlerle aralarına bir mesafe koyması gerektiği yolunda ortak bir kabul geliştirilmiş; şüphesiz bazı tecrübelerin eseridir, saygı göstermek lazım fakat bu tedbirler tedavi değil, pansuman hükmünde şeyler. Gazete patronları da neticede kâr etmek, çok gazete satmak, çok nüfuz sahibi olmak isterler. Adama, “sen iyi para kazandın gazetecilikten; başka işler uğraşma” demek abes, nitekim küçücük hilelerle bu yasak kolayca aşılıveriyor. Neticede gazetecilik, eskiden olduğu gibi trenlerde, çarşı-pazarda destan satmak gibi basit bir şey değil; büyük sermaye ve büyük emeklerle ile ortaya çıkan karmaşık bir mekanizması var. Sermayeden ayrı düşünülemez. Ben pek manidar bulmuyorum açıkçası; kanunlar insanı ahlaklı yapmaz, öyle görünmeye sevkeder.</p>
<p><strong>İdeolojiler doğrultusunda acımasız ve genelleyici etiketlemeler yapılıyor. Bunda da medyanın günahı olduğunu düşünüyorum.</strong></p>
<p><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/4.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4406" title="Ahmet Turan Alkan 3" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/4-196x300.jpg" alt="Ahmet Turan Alkan 3" width="196" height="300" /></a>Medyaya çok yükleniyorsunuz, çok yükleniyoruz; tabiatımızdaki bütün sakillikleri, çirkinliklikleri medyaya izafe edemeyiz; bir yerde soğukkanlı tarzda tefrik etmemiz gerekiyor; medyanın en hassas tarafı, karnının en yumuşak olduğu yer müşterinin fikri veya talebidir. Bu durumda medyanın mı kamuoyunu yönlendirdiği, yoksa tersinin mi cereyan etmekte olduğunu tartışabiliriz. Öyleyse sadede gelmeliyiz. Medya, bizde olmayan bir şeyi bize dikte etmiyor, edemez zaten, bakınız biz “görünür” şeyleri anlarız, soyuttan nefret ederiz, bulanıklık ve karmaşadan ürkeriz, bu bizim tabiatımızda var. Kütüphanelerde şakır şakır işe yarayan etiketleme, kategorize etme gibi kolaylıkları insan topluluklarına uygulamayı akledenlere ne diyeceğiz? İdeolojileri o kadar hor görmeyelim, kolay harcamayalım; fikrin ana caddeleridir onlar, belli başlı buluşma noktalarıdır. Ben burada doğrusu medyanın büyük bir dahlini görmüyorum. İnsanlara yalan söylemeyi medya icad edip öğretmedi meselâ; medya da kolay algılanır bir dil kullanmaya, soyutu somutlaştırmaya, görünmeyeni görünür kılmaya memur ve mecbur bir yerde. Hayır, o bizim günah keçimiz değil; bizim aksimiz sadece.</p>
<p><strong>Sizin var mı aidiyyet hissettiğiniz bir ideoloji?</strong></p>
<p>Kaşarlanmış, derisi köseleye dönmüş deniz adamlarına atfedilen bir lâf vardır; derler ki, “denizden babam da çıksa yerim”. İşte bu yaşımdan sonra ben, hakikati olduğu gibi görmeye çalışan ve gördükten sonra “mırın-kırın” etmeden, kıvırtmadan ona tabi olan, ona itaat eden, bunu hiç unutmayan ideolojiye mensubum veya onun doğru olduğuna inanıyorum. Biliyorsunuz böyle bir ideoloji yok fakat kısaca “adam olmaya çalışmak” diyebiliriz.</p>
<p><strong>Siyaset terminolojimizin de aklı başında değil pek. Bir kavramlar anarşisi içinde çırpınıyoruz sanki…</strong></p>
<p>Evet, biraz daha pişmemiz lazım bizim; biz lügatini kaybetmiş bir dilin çocuklarıyız; kavramları çok iğfal ettik, kötüye kullandık. Bundan sağla sol da nasibini aldı. Solcuların en büyük ayıbı, dili müdafaa etmemeleridir çünkü mantığın şirazesidir dil; o olmazsa solculuk bile yapamazsınız. Sağcıların ayıplarını sıralamaya gelince&#8230; ne diyeyim, “ölü bizim, Allah rahmet eylesin” diye bir lâf vardır. Öyle&#8230; Birincisini söyleyim, gerisi anlaşılır, “hakikat diye diye hakikate saygı göstermemek&#8230;”</p>
<p><strong><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/6.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4408" title="Ahmet Turan Alkan 5" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/6-300x196.jpg" alt="Ahmet Turan Alkan 5" width="300" height="196" /></a>Genç jenerasyon olarak ne politiğiz ne apolitik. Modern yaşamın akla seza kaotiği içinde yolumuzu bulmaya çalışıyoruz sadece. Gelecek vaat ediyor muyuz sizce? </strong></p>
<p>Bunlar papirüs lâflarıdır bana göre; gençlik onbin sene ne ise, şimdi de öyledir, değişen bir şey yoktur ama nedense her nesilde, bir önceki neslin gençleri çıkıp gamlı gamlı başlarını sallayarak, “gençliğe yazık oluyor, gençlik elden gidiyor” diye kederlenirler. Papirüs lafının mânâsı şu; doğru mu bilmiyorum, 4 bin yıllık bir Mısır papirüsünde böyle şeyler okumuş arkeologun biri; diyormuş ki, “ahlâk kalmadı, gençlik zıvanadan çıktı, ne olacak bu ülkenin geleceği?&#8230;”</p>
<p><strong>Yazarların çoğunlukla egosantrik ve kendini beğenmiş insanlar olduğuna dair yaygın bir kanı var. Nedir bunun hikmeti?</strong></p>
<p>Öylelerdir zaten; egosunu öldürmüş, nefsini iki seksen yere uzatmış adamlar, kendilerini ifade etmek, başkalarınca bilinmek için didinip durmazlar ki&#8230;</p>
<p><strong>Ne yapmak isterdiniz koşullar, imkânlar elverseydi?</strong></p>
<p>Marangozluk, bir ev inşa etmek, ciddi bir hayır işi yapmak.</p>
<p><strong>Edebiyatın kurgusal kısmıyla aranız nasıl? Roman, hikaye, şiir…</strong></p>
<p>Şiir değil de, öteki tâzelerle flört halindeyim el’an!</p>
<p><strong><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/3.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4405" title="Ahmet Turan Alkan 6" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/3-300x148.jpg" alt="Ahmet Turan Alkan 6" width="300" height="148" /></a>Tezgahınızda yeni bir kitap var mı? </strong></p>
<p>Bunlar özel hayatıma dair ayrıntılar ama (bkz. yukardaki cevap)</p>
<p><strong>Yazarlar yaşadıkları şehirlerle derinlikli ilişkiler kurarlar genellikle? Sizin nasıl bir ilişkiniz var İstanbulla? Bir süredir İstanbul’da yaşadığınızı biliyoruz.</strong></p>
<p>İstanbulla ben, birbirimizi yormamaya ve zorlamamaya çalışan iki partneriz ve “düzeyli bir birliktelik” kurmaya ve yaşamaya çalışıyoruz.</p>
<p><strong>Eviniz Üsküdar’da. Bundan en sevdiğiniz semtin Üsküdar olduğu çıkarımını yapabilir mi? </strong></p>
<p>İstanbul’u hâlâ tam manasıyla tanıyabilmiş değilim ki semtleri arasında tefrik yapabileyim; hâlâ kavşaklarda yanlış yollara sapıp kayboluyor ve akşamları ballandıra ballandıra anlatıp gülüyorum. Üsküdar tercihi, dost tavsiyesiyledir. Bana gelince gülünç fakat gerçek; kendimi nedense ezelden beri semt itibariyle boğaziçili hissetmişimdir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/ahmet-turan-alkan/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evimizin Her şeyi İçin Tek Bir Site</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/evinizin-her-seyi-icin-tek-bir-site/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/evinizin-her-seyi-icin-tek-bir-site/#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Mar 2010 10:35:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Girişimcilik]]></category>
		<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Röportajlar]]></category>
		<category><![CDATA[Aslı Gökdere]]></category>
		<category><![CDATA[e-ticaret]]></category>
		<category><![CDATA[evimizinherseyi.com]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Girişimci]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Girişimciler]]></category>
		<category><![CDATA[Kadın Girişimciler Derneği]]></category>
		<category><![CDATA[kariyer.net]]></category>
		<category><![CDATA[MBA]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4380</guid>
		<description><![CDATA[Aslı Gökdere yönetimindeki evimizinherseyi.com niş bir alana odaklanmış bir alışveriş portalı. Kısa süre içinde büyük başarı kazanan evimizinherseyi.com yerleşik alışveriş kültürünün ötesinde müşterilerine seçkin bir paylaşım zemini sunan interaktif bir platform aynı zamanda.
Röportaj:  Ömer Üner
Evimizinherşeyi Hikayesi Nasıl Başladı?
2009 Eylül ayında yayına giren Ev ve Dekorasyon Portalı Evimizinherşeyi, ev ürünleriyle ilgili markaların ve ürünlerin listeleneceği, e-alışveriş imkanı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/asli-gokdere/" title="Aslı Gökdere kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">Aslı Gökdere</a></span> yönetimindeki <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/evimizinherseyi-com/" title="evimizinherseyi.com kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">evimizinherseyi.com</a></span> niş bir alana odaklanmış bir alışveriş portalı. Kısa süre içinde büyük başarı kazanan evimizinherseyi.com yerleşik alışveriş kültürünün ötesinde müşterilerine seçkin bir paylaşım zemini sunan interaktif bir platform aynı zamanda.</p>
<p><strong>Röportaj:  Ömer Üner</strong></p>
<p><strong><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/Picture-5.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4389" title="aslı gökdere one dergisi evimizinherseyi.com" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/Picture-5-199x300.jpg" alt="aslı gökdere one dergisi evimizinherseyi.com" width="199" height="300" /></a>Evimizinherşeyi Hikayesi Nasıl Başladı?</strong></p>
<p>2009 Eylül ayında yayına giren Ev ve Dekorasyon Portalı Evimizinherşeyi, ev ürünleriyle ilgili markaların ve ürünlerin listeleneceği, e-alışveriş imkanı sunan, ev yaşamı ve dekorasyon konusunda fikir alınabilecek bir platform olma fikri ile doğdu. Geçirdiği 6 ay içerisinde üye sayısını 25.000’e; günlük tekil ziyaretçisini 3000 kişiye çıkardı. Aynı süreçte bireyselleşme akımı ve kriz ortamı ev yaşamını daha da değerli kıldı. Koşturmalarla geçen hayat içinde, evde kaliteli, huzurlu vakit aranır oldu. Aynı zamanda “ev” in kişiyi simgeleyen bir kimlik olması ve itibar sebeplerinden biri olması gibi kavramlar daha da görünür hale geldi.</p>
<p><strong>Genel olarak E-ticaret Sektörünü Nasıl Değerlendiriyorsunuz?</strong></p>
<p>Türkiye’deki <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/e-ticaret/" title="e-ticaret kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">e-ticaret</a></span> sektörü gelişiyor, 2008 senesine göre %5 oranında büyüme gösterdi. Ayrıca sanal mağaza sayısı geçen seneye göre % 12,6 büyüyerek 20.153’e ulaştı. (BKM) Ancak <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/e-ticaret/" title="e-ticaret kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">e-ticaret</a></span> sektörünün %70 ini üç büyük e-ticaret sitesinin oluşturması da liderleri belirliyor. O nedenle bu üç liderden biri değilsen, yeni bir  girişim için nişleşmek belirli bir zümreye, ilgi alanına hitap etmek doğru bir strateji.</p>
<p><strong>Niş  E-ticaret konusunu biraz daha açar mısınız?</strong></p>
<p style="text-align: left;">Her zaman büyük kitlesel pazarlarda çarpışmak yerine, belirli bir ihtiyaca yönelik, spesifik müşterilere yönelerek bu alanda uzmanlaşmak kazançlı bir çözüm olacaktır. Ayrıca tüketici-üretici veya tüketici-servis sağlayıcı ilişkileri o kadar farklı bir boyuta geldi ki artık tüketici ürün veya hizmetin üretilmesinden pazarlamasına kadar bir çok adımda karar mercii konumunda.Tüketicisini çok iyi tanıyan ve buna yönelik hizmet veya ticaret sunan,  konuya odaklandığı  için aynı tüketicileri gibi rakiplerini de iyi tanıyan, dolayısıyla çevresini iyi tanıyan bir niş oluşturmak büyük önem kazanıyor. İhtiyaç duyulan ancak başkalarının ilgi alanı olmayan, hiçbir şekilde işine yaramayacak niş fikri oluşturmak ve bu işten keyif alarak geliştirmek, konuya hakim şekilde pazar odaklı olmak günümüz ticaret modellerinin en başarılı örneklerini oluşturuyor. Ortak sosyal ihtiyaçlarımız olduğu kadar, satın alma özelliklerinde de değişkenlik gösteriyoruz. Yaşa, mevcut yerleşime, sosyal çevreye göre tercihler, hobiler, yaşam tarzları farklı talepleri ve buna karşılık arzları doğuruyor.  Zamanı kısıtlı, tercihi çok olan tüketici de bol rekabetli bir ortama hazırlıyor sizi. İşte tam bu noktada, ne yapacaktım bir internet girişimci olarak? Yüksek alımlar yaparak, fiyat ve servis rekabetinde sınır tanımayan büyük oyuncularla mı rekabet edecektim, yoksa bir kısıtlı alan belirleyip o alanda nişleşecek, uzmanlaşacak, hatta uzmanlığınızı satarak mı fark yaratacaktım. Ben ikinci seçeneği seçerek, kolları sıvadım. Doğru niş pazarı bulabilmek için bir yol haritası çıkartmalıyız. Bu yol haritasında ilk adım konumu belirlemek, öncelikli kendinizi tanımlamak. Bir başka deyişle yer almak istediğiniz niş pazara ne kadar yakınsınız? Bu niş pazar için tedarikçi zincirini oluşturacak alt yapı ve lojistik kaynağına sahip misiniz? Sonuçta e-ticaretin en önemli bileşenlerinden biri ürünü en kısa sürede sevk etme veya belirttiğin tarihte sevk etme becerisidir. O nedenle eğer ki sadece kayak malzemeleri satan bir e-ticaret sitesi iseniz, bu ürünleri özellikle de tatil öncesi tam zamanında ve eksiksiz teslim etmek durumundasınız. Müşterinin hayal ettiği deneyimi gerçekleştirmesi için tüm içtenliğinizle hareket etmek durumundasınız. Sonuçta bu deneyimi olumlu tamamlayan bir müşteri aynı sosyal çevre içerisinde bir çok kişiyi etkileyebilecek, şirketinizi ağızdan ağıza pazarlama yöntemi ile sohbetlerine konu edecek.</p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/ilan.png"><img class="aligncenter size-medium wp-image-4388" title="evimizinherseyi.com one dergisi" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/ilan-300x211.png" alt="evimizinherseyi.com one dergisi" width="500" height="333" /></a></p>
<p style="text-align: left;">Bir başka önemli konu ise bu niş pazarın Türkiye hacmini değerlendirmek. Tüketimi tüm beşeri değerler göz önünde tutulduğu zaman hangi değerlere ulaşıyor. Bu değerlerin düşüş yükseliş parametreleri senelere göre nasıl bir tablo oluşturuyor?  Bu bilgiler doğru tetkik edilmediği taktirde niş e-ticaret bir anda Müslüman mahallesinde salyangoz satmak işine dönüşebilir. Rakip analizi her iş planının  vazgeçilmez öğesi. Niş e-ticaret modellerinde de saha oyuncuları kimler bunları ezbere, detayları ile biliyor olmalısınız. Sonuçta rakiplerinizin olması sektöre hareket katacak, yaptığı her pazarlama çalışması bir şekilde sektöründe gelişimine katkıda bulunacaktır. Bu yaklaşımımı çok olumlu bulabilirsiniz, ancak niş sektörlerde diğer büyük oyuncuların yer aldığı sektörlere nazaran dayanışma ve birlikte büyüme fikri daha baskındır. Yeni girdiğiniz bir niş e-ticaret sektöründe de hali hazırda yer alan oyuncular varken sizin birinci olamayacağınız anlamını da taşımaz. Yine aynı şekilde bu gibi sektörlerde küçük bir hizmet farkı sizi çok daha çabuk rakiplerden ayıracaktır. Bu niş pazar sevdiğiniz, ilgi duyduğunuz hatta hobiniz olan bir konu ise 1-0 galip başlıyorsunuz demektir. Araştırmacı olmak otomatik bir güdü halini alıp, işinizi çok daha kolaylaştıracaktır. Bu motivasyonunuz ile doğru orantılı olarak daha yaratıcı bir uslup belirleyebilirsiniz. Katma değerler ayartarak, farklı ürün sunumları ve anlatımları yapabilirsiniz. Niş e-ticaret modeliniz yurt dışında talep görüyor ve büyük bütçeler ile karına kar katıyor olabilir, bu kültürel farklar taşıyan ülkemizde aynı karlılığı  göstereceği anlamına gelmeyebilir. Bu noktada internet alışkanlıkları, tüketim alışkanlıkları göz önünde bulundurularak çeşitli adaptasyonlar yapılabilir. Sonuç olarak; internetin sınırları genişledikçe, e-ticaret de büyüyecek ve niş e-ticaret de aynı oranda ilerleme kaydedecektir. İnternet bize her ne kadar hız kazandırmış olsa da, ileride temiz ve bizi anlatan içeriği sağlayarak “daha hızlı” olduğunu kanıtlayacaktır.</p>
<p><strong>Dekorasyon ve Ev Yaşamı Türkiye’de nerede? Dünya’da nerede?</strong></p>
<p>Türkiye’de ev yaşamı ve dekorasyon konusunda en etkin kullanılan mecra aylık dergiler. Türkiye’de 11 adet aylık dekorasyon ve ev yaşamını konu alan dergi mevcut ve ev sektörüne hizmet veren firmaların reklam bütçeleri ile basılıp ayakta kalmayı sürdürüyorlar. Ancak basılı yayınlardan, internete geçtiğimiz zaman bu konuda uzman platform neredeyse yok. Olan web siteleri ya çok geneli kapsayarak, alternatif bir konu olarak ev yaşamına yer veriyor ya da uzmanlığı bu konu ise içerik olarak sadece basın bültenleri yayınlıyor. Halbuki durum Avrupa ve Amerika’da çok daha hızlı ilerlemiş. Dekorasyon ve ev yaşamı konusunda mydeco.com, onekingslane.com, housetohome.co.uk, abt.com bunlardan en önemlileri. Bu web siteleri gibi Evimizinherşeyi.com da Türkiye’de sadece ev yaşamı ve dekorasyon üzerine niş oluşturmak ayrıca ve bu konuda bilir kişi algısı yaratmak istiyor.</p>
<p><strong>Evimizinherşeyi’de genel olarak stratejiniz nedir?</strong></p>
<p>Evimizinherşeyi ev yaşamına ve dekorasyona ilgisi olan herkes için özel olarak hazırlanıyor. Amacımız ev meraklıları ile bu sektöre yön veren markaları bir araya getirmek, gerek alışveriş, gerek tanıtım konusunda tek mecra olmak. Konusunda uzman görüşleri ile zengin içerik oluşturulurken; özel olarak seçilmiş, belirli markalara ait ev ürünleri satışı gerçekleşiyor. Site takipçileri her gün yenilenen içerik ve ürünleri takip ederken aynı zamanda ev albümü bölümünde ev fotoğraflarını paylaşarak fikir alışverişi yapabiliyorlar. Rehber bölümünde ise ürünleri, hizmetleri önerilen, eve hitap eden firmalar ile direk irtibata geçebiliyorlar.</p>
<p><strong><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/rsz_1rsz_1rsz_picture_13.jpg"><img class="alignleft size-medium wp-image-4390" title="aslı gökdere one dergisi evimizinherseyi.com" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/rsz_1rsz_1rsz_picture_13-199x300.jpg" alt="aslı gökdere one dergisi evimizinherseyi.com" width="199" height="300" /></a>Bu Projede kendinizden ve ekibinizden kısaca bahseder misiniz?</strong></p>
<p>Evimizinherşeyi projesi 9 kişilik bir ekip tarafından sürdürülüyor. Ekipte yaş ortalaması 23. Satış Geliştirme Uzmanımız Betül Kara, E-ticaret Sorumlumuz Şevki Argalıoğlu, Editörümüz Elif Durmaz, Yazılım Uzmanımız Onur Bozkurt, Tasarımcımız Okan Bozkurt, Tedarik Yöneticisi Cemal Gökdere, Mimarımız Merve Bindebir, SEO Uzmanımız Serbay Arda Ayzit. Genelde genç profesyonellerden bir araya gelmiş bir ekip. Ortak ilgi alanları ise e-ticaret, ev yaşamı ve dekorasyonJ</p>
<p>Bazıları yarı  zamanlı, bazıları ise tam zamanlı olarak çalışıyorlar. Ekibi projenin yöneticisi ise benim. İstanbul Bilgi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezun olduktan sonra hala aynı üniversitede <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/mba/" title="MBA kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">MBA</a></span> programını bitirdim. <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/kadin-girisimciler/" title="Kadın Girişimciler kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">Kadın Girişimciler</a></span> Derneği Üyesiyim. Daha önce de web tabanlı birçok projede görev almam sebebi ile yaklaşık 6 yıldır internet sektöründe çalışıyorum. İlk iş tecrübemin Kariyer.net olması bu sektörde devam etmemin en önemli sebebi.</p>
<p><strong>Projenizi özetlemek isterseniz;</strong></p>
<p>Uzun çalışmalar ile hazırladığımız  “Evimizinherşeyi Manifesto” bu işi en net özetleyen, amacımızı samimiyetle anlattığımız bir duyuru oldu bizler için, sizlerle de aşağıda paylaşayım.</p>
<p>Çağın koşuşturmasına kendini kaptıran sen en güzel, özel ve huzurlu saatlerini geçirdiği yeri, evini düşün! Kapısını açtığımız anda, sona yakın gün yeniden başlar, sohbetli sofralar kurulur, yuva sıcaklığı o anda insanın yüzüne vurur. Birlik beraberliktir ev, yüzlerce binlerce anıdır evin duvarlarında gizli olan, aldığın her eşyanın ruhu ise kullanılmışlıktır, beraber geçirilen zamandır onları önemli kılan.</p>
<p>İşte bu noktada, hayatında en önemli mekan evin, hatta &#8220;dünyadaki merkezin&#8221; desek çok da yerinde bir tanım olur değil mi?</p>
<p>Bu fikir ile &#8220;evimizin her şeyi”ni barındıran,  anlatan, paylaşan bir portal olma yolunda güçlü adımlarla ilerliyoruz. Amacımız seni yansıtan eşyaları bulmak, sunmak, ev yaşamını kaliteyi elden bırakmadan daha da eğlenceli, daha pratik hale getirmek,  doğa dostu ev ürünlerin kullanımını arttırmak ve ev konusunda tüm araştırdıklarımızı, öğrendiklerimizi anı anına seninle paylaşmak. O nedenle Biz hep evini daha çok “sen” yapmak adına çalışıyor olacağız.</p>
<p>Bizi takip et,</p>
<p>Evdeki huzurun daim olması dileğiyle,</p>
<p><strong>Evimizinherşeyi Ekibi </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/evinizin-her-seyi-icin-tek-bir-site/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Barbaros Şansal Moda Konuşuyor</title>
		<link>http://www.onedergi.com/2010/03/barbaros-sansal-moda-konusuyor/</link>
		<comments>http://www.onedergi.com/2010/03/barbaros-sansal-moda-konusuyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Mar 2010 20:35:07 +0000</pubDate>
		<dc:creator>editorial</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşet]]></category>
		<category><![CDATA[Barbaros Şansal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.onedergi.com/?p=4382</guid>
		<description><![CDATA[Barbaros Şansal Ankara&#8217;nın en büyük salonlarından birinde Ankaralılara modayı anlatıyor. Modaya dair bildiğiniz her şeyi unutun. Modanın büyücüsü  modayı eşsiz söylemlerle yeniden tanımlıyor.
Ankara 7 Mart Pazar saat 17:00&#8242;de kendine yakışanı değil Terzi Yamağı Barbaros Şansal&#8216;ın diktiğini giyecek.
Modayı Terzi Yamağı&#8217;ndan dinlemek isterseniz bu harika &#8216;gösteri&#8217;yi kaçırmayın.


]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/barbaros-sansal/" title="Barbaros Şansal kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">Barbaros Şansal</a></span> Ankara&#8217;nın en büyük salonlarından birinde Ankaralılara modayı anlatıyor. Modaya dair bildiğiniz her şeyi unutun. Modanın büyücüsü  modayı eşsiz söylemlerle yeniden tanımlıyor.</p>
<p style="text-align: center;">Ankara 7 Mart Pazar saat 17:00&#8242;de kendine yakışanı değil <strong>Terzi Yamağı <span class='wp_keywordlink_affiliate'><a href="http://www.onedergi.com/tag/barbaros-sansal/" title="Barbaros Şansal kategorisindeki tüm yazıları göster" target="_blank">Barbaros Şansal</a></span></strong>&#8216;ın diktiğini giyecek.</p>
<p style="text-align: center;">Modayı Terzi Yamağı&#8217;ndan dinlemek isterseniz bu harika &#8216;gösteri&#8217;yi kaçırmayın.</p>
<p style="text-align: center;">
<p style="text-align: center;"><a href="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/26726_344974402397_43116092397_3503899_3522865_n1.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-4385" title="barbaros şansal ankamall one dergisi" src="http://www.onedergi.com/wp-content/uploads/2010/03/26726_344974402397_43116092397_3503899_3522865_n1.jpg" alt="barbaros şansal ankamall one dergisi" width="536" height="780" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.onedergi.com/2010/03/barbaros-sansal-moda-konusuyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
