18Eki2010

Sen Sor Tufan Darbaz Yanıtlasın

Tufan Darbaz paletinde çok sayıda renk olan bir isim. Türkiye’nin önemli holdinglerinde CEO ve üst düzey yönetici olarak görev alması bunlardan yalnızca biri. CEO kavramı Türkiye’de henüz yerleşik bir iş kültürü olmadan önce de kelimenin tüm anlamlarıyla CEO’luk yapmış olan bir iş insanı Darbaz.  Deneyim ve görüşlerini CEO’luğa Uzanan Yol adlı kitabında toplayan Tufan Darbaz üst düzey kariyer hedefleyen gençler için çok önemli bir rol modeli. One Dergi interaktif kürsüsünün konuğu bu kez Tufan Darbaz. Siz sorun Tufan Darbaz yanıtlasın.

Ömer Üner

Tufan Darbaz kimdir?

Boğaziçi Üniversitesi İş İdaresi Bölümü’nden 1978 yılında mezun olan Tufan Darbaz yüksek lisans eğitimini Strathclyde – İskoçya Üniversitesi’nde strateji üzerine yaptı.

İş hayatına Sezai Türkeş – Fevzi Akaya İnşaat Şirketi’nin Libya’daki işyerlerinde Bütçe ve Finans Uzmanı olarak başlayan Darbaz, 1983 yılında Sabancı Grubu’na uzman olarak katıldı. Ve ayrıldığı 2001 yılına kadar muhtelif kademelerden geçerek Strateji ve İş Geliştirmeden Sorumlu Grup Başkanlığı’na kadar yükseldi. Sabancı Grubu dünyesindeki bir çok şirkette yönetim kurulu üyeliklerinde bulundu.

Sabancı Grubu’ndaki bu 18 yıllık yolculuk sırasında grubun gerçekleştirmiş olduğu 18 yabancı ortaklıkta kilit rol oynayan, Kordsa’nın Arjantin ve Brezilya’daki projelerinin hayata geçmesinde, Sasavin Dupont’la polyster alanında yaptığı ortaklıkla bir dünya şirketi haline gelmesinde çok önemli katkıları olan Darbaz, 2001 yılında Doğan Şirketler Grubu Holding A.Ş.’ ye geçti. Ve 2003 yılı Ocak ayında bankacılık, enerji, medya, sanayi ve ticaret alanında faaliyet gösteren bu grubun yönetim kurulu üyesi olarak CEO’luk görevini üstlendi.

2007 yılında Doğan şirketler grubu holding A.Ş. den ayrılarak Esas holding A.Ş. de yönetim kurulu üyeliğini 17 kasım 2008 e kadar deruhte etmiş ve mart 2009 itibari ile BTD Danışmanlık, BTD Makine, BTD Teknolojiden oluşan BTD şirketler grubunu kurmuştur.

Dışbank, Petrol Ofisi, Ray Sigorta, Çelik Halat, Ditaş, Milpa ve diğer bir çok grup şirketinde yönetim kurulu üyesi olarak da görev yapan Tufan Darbaz, Türkiye Kurumsal Yönetim Derneği’nin kurucu üyesi olup, Türk Sanayici ve İşadamları Derneği, Türk Giyim Sanayicileri Derneği, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği, Boğaziçi ve Robert Kolej İşadamları ve Yöneticileri Derneği ve daha bir çok sivil toplum örgütünde aktif rol almaktadır.

Tufan Darbaz evli olup Galatasaray Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden mezun ve şuanda İskoçya’da iktisat doktorası yapmakta olan bir erkek çocuk sahibidir.

Tufan Darbaz’ın muhtelif konulara kişisel görüşlerini yazılarına http://tufandarbaz.blogspot.com adresinden ulaşabilirsini.

Yorum Sahası

  • Seyhan BATUR diyor ki:

    iş dışında soru yöneltmek istiyorum.çok tatlı çok da şeker bir erkek çocuğunuc olduğunu biliyorum.bu kadar yoğun iş hayatınızda eminim çocuğunuz sizi çok özlüyordur.ne kadar sıklıkla zaman geçiriyorsunuz?

  • Tufan Darbaz diyor ki:

    Posta kutuma gelen mesajlarda iki konuda görüşüm isteniyor 1- Uluslararası ilişkiler okumak istiyorum özel sektörde iş bulma şansım nedir 2- CV mi yazıyorum nasıl olmalı..

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      1- Lisans seviyesinde kalacaksa Uluslararası İlşkiler Eğitimi özel sektörde iş yok. Yüksek Lisans seviyesinde farklı bir işletme disiplini seçilmiş ise var.Kamu sektörü için aynı dalda yüksek lisansı arapça ve ibranice öğrenilmesinide hararetle tavsiye ederim komik gelebilir ama Dışişlerimiz bünyesinde Orta Doğu Masası yeni oluşuyor keza Milli İstihbarat teşkilatında.

      2- CV yazmak için inernetten yardım alın Google da bir tarama yaparsanız amacınıza ulaşırsınız.

  • Hakan Akgun diyor ki:

    Merhaba Tufan Bey,

    Sabancı Holding, Doğan Holding, Esas Holding gibi Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarında üst düzey yöneticilik yapmış, Bilişimi ve Teknoloji’yi seven, bu kuruluşların bazılarında yeni iş alanlarına girilmesinde öncülük eden birisi olarak sizlerden bazı konularda yorum almak istiyorum.

    Sizlerinde gözlemlediği gibi Dünya değişiyor. İş modelleri tamamen yeni düzene göre yapılandırılıyor.

    Ülkemizin öncü kuruluşları sizce bu değişimin neresindeler. İnancının peşinde koşan girişimcilerin hepsi (Facebook, Google, Apple) bir dönem büyük şahıs ve kuruluşlar tarafından geri çevrildiler ancak vazgeçmediler. Devrimsel nitelikte büyük değişimler yaratabilmek için mutlaka büyük düşünen küçük ekipler / kişiler mi olmak gerekir. Sizce holding düzeyinde bu girişimler neden gerçekleşmemektedir.

    Türkiye’den Dünya çapında bir internet girişiminin çıkacağına inanıyormusunuz. Sizce yurtdışı örneklerde olduğu gibi iş modeli kendini ispat ettiğinde Türkiye’deki bu büyük kuruluşlar bu girişimcileri destekler mi?

    Ülkemizin önde gelen kuruluşlarının ve sermaye sahiplerinin bu konularda yatırım yapma isteğine, bakış açılarına birebir şahit olmuş biri olarak yorumunuz nedir.

    Türkiye’den Dünya çapında bir internet girişimi çıkarmayı hedefleyen bizlere neler önerirsiniz?

    Teşekkürler.

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Hakan kardeşim aynı anda birden fazla soru sorabiidiğin için seni kutlarım bu özellik günümüzde başarılı olmak için gerekli özelliklerden biri.Sorularına gelince büyük holdingler bir transatlantik gibidirler manevraları günler alabilir oysa anlık manevralara ihtiyaç duyulan bir dönemdeyiz bunuda kayıklar yani küçükler yapar.Koç,Doğan,Doğuş bu konuda bir şeyler yapıyorlar onları bir nebze ayrıştıran konuya aile fertlerinden birinin sahip çıkıp şampiyonluğunu üstlenmesi Ali Koç,Hanzade Doğan,Ferit Şahenk gibi ama yinede manevra yetenekleri sınırlı. Dünya çapında bir girşimcinin çıkması için çok uzun bir zaman öngörmüyorum eli kulağındadır yetenek ve akıl mevcuttur eksik olan gençleri buna özendirme ve kaynaktır ancak bu konuda adımlar atılmaya başlamıştır gerek kamuda gerek özel söktör bünyesinde yeterli olmasada kaynak tahsis imkanları vardır ama benim önerim teknoloji şirket hisselerinin ağırlıklı olarak işlem gördüğü Nasdaq tipi bir borsanın oluşturulması işleri dahada hızlandıracaktır.

  • Kaan ERÜNLÜ diyor ki:

    Kobiler için mahalli (yerel) yönetimler ile , daha global büyük şirketler ve holdingler için hükümet ile iyi geçinmek gerek ve yeter koşul mudur ? Olmazsa olmaz mıdır ? Diğer bir deyiş ile ” Her devrin adamı olmak mı , dünya görüşünün ve ideallerinin yılmaz bekçisi olmak mı” mubahtır ? Yoksa tam tersi işimize hiçbirini karıştırmamalı mıyız ?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Sevglii Kaan, önce şunu söyleyeyim şirketler bir şeyin yılmaz bekçisi olacaksa o şey işleri olmalıdır.Hükümetle iyi veya kötü geçinmek anlayışı az gelişmiş ülkelerin anlayışıdır Türkiye bu bağlamda az gelişmiş bir ülke değidir . Rahmetli Hacı Ömer Sabancının evlatlarına en büyük nasihatı Devletle iş yapmamaları olmuştur ve onlarda bu nasihatı tutmuşlardır.Bütün bu söylemler her şey güllük gülüstanlık anlamıda taşımaz yerel yada merkezi otoriteye yakın bazı kesimler avantaj sağlayabilirler sağlamaktadırlarda ancak tahhüt işlerinin dışında ilişkiler sonucu elde edilmiş bir iş varsa o da süreklilik sağlayamaz bir süre sonrada iş yaşamından çekilir.

  • Pinar Karaman Kaan diyor ki:

    Canim Tufan Bey’cigim,
    Sizin sufism felsefesine yakin bir insan oldugunuzu biliyorum. Sizce dunyada ve Turkiye’de is hayatinda bir sufi gibi calismak, yonetmek, ve mumkun mertebe bu felsefeyi uygulamak ne kadar kolay, ne kadar zor? Bu sizin icin ne kadar mumkun oldu?
    Sevgi ve selamlarimla.
    Pinar

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Sevgili Pınar benim görüşüm tepe yöneticilerinin bilge olmaları yani öğrenmeyi ve öğretmeyi seviyor, döverek değil severek yönetmeleri ve yönetirkende adil olmalarıdr. Kendisi sevgiye yönelmemiş biri bunları yapamaz .Herhangi bir felsefeye bağlanması gerekmez hümanist bir düşünce yapısına sahip olması yeterlidir.Ben sevgiyle yönettiğime inanıyorum bu benim için zor olmadı ama sahiplik düzeyinde sıkıntılar oldu.

  • Mert GÖKTAŞ diyor ki:

    Erzurumda verdiğiniz sempozyuma katılamadım fakat ,katılan arkadaşlarımdan sempozyumun nasıl geçtiği hakkında biraz bilgi edinebildim.Ben endüstri mühendisiyim ve ordaki konuşmanızda endüstri mühendisliği hakkında pekte güzel şeyler söylemediğinizi öğrendim.”Ne bir işletmeci ne de bir mühendis” tarzında. Böyle düşünmenize sebep olan şey, iş hayatında yaşadığınız tecrübeler midir ?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Mert kardeşim tam söylediğim şudur “mühendislik ve işletme disiplini arasında kalmış bir daldır,üretim pllanlama müdürlüğünden ileri geçeni görmedim” sonra şunuda ilave ettim yönetim dünyası için lisans seviyesinde ne okuduğunuz çok da önemli değil lisans üstünde neye yöneldiğiniz önemli. Eğer sen Endüstri Mühendisliği tahsil ediyorsan ve yönetsel fonksiyonlarda ilerlemek istiyorsan finans,pzarlama gibi branşlarda yüksek lisans yapmalısın.

  • Melih Maldar diyor ki:

    Merhabalar Sayin Darbaz, isinizi anladigim kadariyla, bu sorular disinda bir sey sormak istiyorum. CEO’sunuz ve kararlar aliyorsunuz, sonra bunlarin bir yer(ler)de durdugunu goruyorsunuz. Surekli tikanma var, ne kadar acsaniz da durum bir turlu degismediginde ya da hicbir sorun yokken tersine kariyer uzerinden bir yol olabilir mi? Yani 1 yili 4 e bolelim her 3 ayda bir alt kademeye gecerek, sirketi daha iyi anlama, kavrama ve noksanligin nerde oldugunu, ne yapilabilecegini gormek bir CEO’ya ilerdeki hedeflerini gerceklestirmede sizce yarar saglar mi? Ayni zamanda artilari gorup ona gore sekillendirmek de var. 1 yil sonra yine CEO’luga devam edildiginde, o bir yil bosa vakit kaybi mi olur, mantiksiz bir fikir midir yoksa hem kendi hem de sirketin vizyonuna deger katar mi?
    Tesekkur ederim saygilarimi sunarim.

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Sorundan bazı şeylerin kafanda oturmadığını anlıyorum,bir CEO duvarların arkasında yaşamaz sistemin her zerresinde vardır dolayısıyla mehter marşı gibi bir ileri iki geri yaparsan gideceğin yere varamassın.

  • Dr. Ümit ÖZEN diyor ki:

    CEO luğa giden yol kitabınız tamamen size özgün deneyimler ve yorumlarla bezenmiş, sizi tanıyan biri olarak bunu yazıyorum. Bu yol uzun bir yolmudur kısa bir yok mudur? Strateji hedefe götüren en kısa yol olduğuna göre, CEO luk yolunda önce bu hedefe odaklanmak, ortamdaki tehdit ve fırsatları iyi değerlendirmek ve kuvvetli yönlerle bunu gerçekleştirmektir. Ülke yönetiminde ve siyasetinde neden CEO larımız yok. Bu kıvrak zekalara ve hızlı iş yapış biçimlerine ulaşmada neden bu deneyimli kadrolardan faydalanılmaz, yada onların dikkatini çekmez. Sİyasette neden bir CEO yok, olmayı düşünmezmisiniz?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Sevgili Ümit, her zamanki gibi analitik düşünüyorsun ancak Strateji gerektiği zaman çok uzun bir yol olabilir bunun tipik örneğini siyasette görüyoruz AKP kendi hedefi için ezici parlemento çoğunluğuna rağmen uzun bir yolu tercih etmiştir halende etmektedir. Siyaset oyunun kurallarının farklı çizildiği bir sahadır ama temel yönetim kuralları bu saha içinde geçerlidir.Bana gelince beni tatmin edecek olan doğrudan direksiyonun başında olmaktır onun için eğer kendimi aday göstertmeyi başarabilirsem hedef Cumhurbaşkanlığıdır ve adım kadar eminimki CUMHURU ikna eder ve seçilirim.

  • Emin Cem Aytekin diyor ki:

    hocam merhaba ben erzurumda sizin programınıza takılmıştım ve ordan aldığım birçok ders olmuştu bn burdan bızım gıbı genclere verdıgıniz degerlı bılgılerınızden dolayı çok teşekkür eder başarılarınızın devam dilerim saygılar hocam…

  • Ebru Can diyor ki:

    Patron sırketlerınde ceo’dan sınırsız beklentıler olmasına ragmen ceo’ lara aynı oranda yetkıler verılmedıgı dusuncesındeyım.boyle bır duzen ıcerısınde ceo nun basarısı mumkun mu? Turkıye de sırketlerın ceo ıle calısmak ıcın oncelıkle sorumluluk = yetkı prensıbını benımsemelerı gerektıgını dusunuyorum.yanılıyor muyum?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Teoride ve Pratikte haklısın ancak ben CEO da bulunması gereken özellikleri sıralarken bir özellik olarakda “DEVRİMCİ”karektere sahip olmalıdır diyorum buda beni Yetki verilmez Alınıra getiriyor bu özellikle PATRON şirketleri için geçerli akıllı Patron bunu hazmeder aklısız olanı etmez etmediği içinde sonunda papazı bulur..!!!

  • Fatih Ağırman(ERZURUM) diyor ki:

    çalışma ve yetki meselesi hocam. Olabilirya sermaye sıkıntısı personel sıkıntısı iş geliştirmek yeni yatırımlar vs vs imkansızlık olabilir ki zaten bunları aşmak için ceo’ya görev verilir ancak bu durumda yetki alınamaz yapılmak iş için devamlı eleştiri ve önünüze taş konulursa bu durumdan nasıl çıkarsınız?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Önce bir veciz sözü hatırlatayım “İmkansız yoktur sadec vakit alır” CEO yada herhangi birisi inandığı yolda eleştiriye takılmadan yürür,taşlarıda yuvarlar gider adına CEO demişlerse zaten yetki verilmesede almayı bilmelidir buna dayanarakda gerektiği taktirde kelle almasını bilmelidir.Sorunu bir kere daha okursan kendini ifade etmek için kendini geliştirmeye ihtiyacın olduğunu göreceksin…

  • Tunçtürk Okulmuş diyor ki:

    Tufan Bey Merhaba,

    Kitabınızı okuduğumdan beri sıkı bir takipciniz oldum. Şimdi siz bu mütiş bilgeliğinizi süreçte kazandınız ve hala da öğrenmeye devam ettiğinizi söylüyorsunuz. Benim sorum şu, örneğin 38 yaşınızı bugünkü halinizle değerlendirseydiniz, neyi daha iyi yapmayı isterdiniz.

    Saygılar…

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Basit gibi gelecek ama hayat anlardan oluşur ve anınıda yaşanır dolayısıyla bugünkü bilgi birikimime bakarak dünü değerlendirmem kendime haksızlık olur,zira beni ben yapan geçmişteki o anlardır.Özetle ne yapyıysam onu yapardım.

  • HAKAN diyor ki:

    Dünya ölçeğinde Muhtar Kent’ten başka CEO’muz yok. Uluslararası şirketlerin başında uzakdoğulu, güneyasyalı, latin amerikalı sayısız üst düzey yönetici varken neden Türk yöneticiler, CEO’lar yok?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Sevgili Hakan,öncelikle şunu belirtmek isterim sınırlı sayıdada olsa Dünya Öeğinde bir kaç şirketimiz var Türk Hava Yolları gibi bunların başında Türk CEO lar var,Uluslarararası Dünya ölçeğinde şirket sayımız artarsa CEO larımız daha çok göz önünde olurlar.Bence başka ulusların bireylerine göre çok daha fazla olumlu özellikler sahip hiçde azımsanmıyacak sayıda insanımız var ancak kitabımda söylediğim gibi CEO olmak için bir çok gerek şarta sahip olacaksınız ama yeter şarta yani yeşereceğiniz toprağa düşmemişseniz CEO olamazsınız,Muhtar Kent kardeşiiz yeşereceği toprağa düşmüştür.

  • ayşenur kütahyalı diyor ki:

    yeni kitaplar bekliyoruz sizden. sürekli yazdığınız bir süreli yayın var mı?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Ayşenur kardeşim şu an yazmakta olduğum “Patronlara Masallar”ve “Oğluma Mektuplar” adlı iki kitabım fırında yeni yılın ilk ayına yetiştirmeğe çalışıyorum,kendi Blog ve Web sitem dışında şimdilik sürekli yazdığım bir yer yok..

  • Melih DURAKOGLU diyor ki:

    Oğlunuzdan hep gururla bahsediyorsunuz. Neden? =)

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Çünkü gerçekten gurur duyuyorum zira; Entellektüel seviyesi beni aştı,ne istediğini biliyor ve o yolda kendi kararlarını kendi alarak emin bir şekilde ilerliyor,ergenlik döneminde feleğin çemberinden geçip yoldan çıkmadı,her şeye rağmen alçak gönüllü……vb.

  • Irem Saygili diyor ki:

    kitabinizi okudum ve ozellikle bazi kisimlarini cok begendim. daha sonra belki kitaba iliskin sorular sorarim ama oncelikle neden bu kadar genc yasta emekli oldugunuzu ogrenebilir miyim:) bildigim kadariyla aktif bir yoneticilik yasaminiz yok su an.

    Irem Saygili

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      İrem kardeşim,bir kaç sebebi var ,CEO olarak katacak fazla bir şeyim kalmadığına getirdiğim kanaat,sağlık ve sosyal sorunlar,CEO luk makamına kazık çakmamak konusundaki inancım,kişisel misyonumun yerine gelmesi için daha rahat bir çalışma ortamına olan ihtiyacım gibi.
      Aktif yöneticilik yaşamım yok ama aktif bir yaşamım var yaptığım işler http://www.tufandarbaz.com,www.tufandarbaz.blogspot.com,www.btd-grup.com da görülebilir ve kendi alanınada yine bir ilk olacak btdkobim.com çok yakında hizmete girecek.

  • Selma diyor ki:

    Ceo zaman zaman patron ya da patronlara bilgi vermeden inisiyatif ve risk gerektiren kararlar almalı mı? Sizin bu tür kararlarınız oldu mu?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Selma kardeşim almıyor yada alamıyor ise ben ona CEO demem bana gelince evet hemde fazlasıyla aldım. Önemli bir nokta karar almak yetmez arkasında durmak gerekir.

  • Senem Ince Rizvi diyor ki:

    Bence Turkiye’de sermaye CEO’luk makamini icine hala sindirememistir. Neden Turkiye yurtdisindan CEO ithal etmez. Cunku sermayedar kurumsallasmayi sevmez, neden cunku sermayenin derinligi yoktur. Neden derinligi yoktur cunku Turkiye’de yaratici ve farklilastiran CEo henuz yoktur. Olsa oyle bir CEO ‘yu anlar miydilar. Siz yanit verin…Tesekkurler ben de kitabiniz var:)

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Türkiyede yerleşik bazı yabancı sermayeli şirketler yabancı CEO getirmeğe başladılar, yerli sermayenin önemli bir bölümü seninde dediğin gibi CEO luk kavramını hazmedememiştir,konu kurumsallaşma kavramının çok ötesinde pisikolojik faktörleri içerir.Az sayıda olsada Yaratıcı ve fark yaratan CEO lar dünde var olmuştur bgünde vardır.Muhtar Kent,Çağlayan Arkan,Tamer Özmen,Ergun Özen aklıma gelen il isimlerdir tabii benide unutmamak lazım..

  • Tufan Darbaz diyor ki:

    Biliyorsunuz ilk soruyu ve en zor soruyu sorana imzalı CEO luğa uzanan yol kitabımı armağan edeceğim..

  • metin esmer diyor ki:

    Sayın Tufan Bey,
    öncelikle sizi bir gün çukurova üniversitesinde hatta hukuk fakültemizde görmekten büyük mutluluk duyacağımızı belirtmek isterim.bu dileğimden sonra sorum ise şudur: bir şirketin doğru adımlar atabilmesi ve sağlam kararlar alabilmesi için etkin karar birimlerinin sayısının artırılması mı veya karar sayısının minimum seviyeye indirilerek kararların verilmesi mi daha doğru neticeler doğuracaktır?ayrıca buna ek olarak yeni kurulan ve hedefleri gerçekleşebilir derecede büyük olan bir şirket en aşağısından en yukarısına kadar çalışanlarına neler sunmalıdır ki bu şirkette çalışanlara aitlik hissiyatı kazandırılarak kurumsal yapı yolunda emin adımlarla ilerleyebilmek daha mümkün olabilsin?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Değerli Kardeşim Metin,90 lı yıllarda şirket organizasyonları bir evrim geçirerek “yalın organizasyon”yani kademelerin mümkün olan en az düzeyde olduğu organizasyon anlayışına geçtiler ancak bu kararların hızlı alınacağı düşüncesinden daha çok daha kolay yönetim düşüncesinden kaynaklandı.Hızlı karar için gerek şart yetkilerin belirlenmesi ve delege edilmesi yeter şart ise bu yetkileri kllanabilecek çalışanların olmasıdır.Organizasyon açısından “devrimci”bir yaklaşım olan özellikle merkezlerde 3yada4 temel fomksiyon hariç bütün işlerin dışarı verilmesi hızla yeni dünya şirketlerinin gündemine girmektedir bunun doğal sonucu “aidiyet”kavramının zayıflamsı ve giderek ortadan kalkmasıdır.Peter Drucker günümüzdeki icracıların ona göre yönetici kavramı bitmiştir,bir iş yerinde ortalama çalışma ömürlerini 5 yıl olarak öngörmektedir ve aksini “atalet”göstergesi olarak kabul etmektedir.Çalışanların gerçek ve severek katkılarını sağlamak için parasal anlamda adil olurken çalışanın insan olduğu faktörünü dadah ön plana alarak ona saygı duyacak,özgürlük ve esneklik tanıyacaksın bu analyış “aidiyet “ilkesinin yerini almıştır.Kurumsallaşmayı ise bir sistem olarak ele alıp kişilerden bağımsız bir yapı olarak düşünürsek mesafe alırız. Umarım bir gün Çukurova Üniversitesindede siz gençlerle paylaşım nasip olur.

  • Aras Tekinalp diyor ki:

    Türkiye’nin yönetim alanında dünya kriterlerinde başarılı kabul edilebilecek en iyi 5 CEO’su kim sizce?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Türkiyede görev yapanlardan vereceğim isimleri,bana göre; Ergun Özen-Garanti Bankası,Tamer Özmen-Microsft,Serpil Timuray-Vodafone,Hakan Ateş-DenizBank,Ömer Yüngül-Zorlu Holding tabii CEO luk görevini yeni bırakmış olmasına rağmen Piraye Antika.

      • Anonim diyor ki:

        Bence sermaye CEO’luk makamini icine hala sindirememistir. Neden Turkiye yurtdisindan CEO ithal etmez. Cunku sermayedar kurumsallasmayi sevmez, neden cunku sermayenin derinligi yoktur. Neden derinligi yoktur cunku Turkiye’de yaratici ve farklilastiran CEo henuz yoktur. Olsa oyle bir CEO ‘yu anlar miydilar. Siz yanit verin…Tesekkurler ben de kitabiniz var:)

  • Güler Akyazı diyor ki:

    Gençler üniversite mezuniyetleri gerçekleşmeden kendilerini bir CEO gibi hissetmeye başlıyorlar. Ülkemizde CEO kavramı henüz daha netleşmemişken gençlerin bu pozisyana meyilli olmasının sebebi nedir sizce? Bir de bu kavramın dünyadaki algınaşı ve Türkiye’deki algınaşına sizin bakışınızı merak ediyorum.

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Güler kardeşim ,öncelikle gençlerin henüz öğrenciıken kendilerini CEO gibi hissetmeleri son derce olumlu zira bu hissiyat güven ve hedef göstergesidir.CEO sözcüğü Türkiyede ilk kez Sabancı Grubu tarafından kullanılmıştır ve benim armağanımdır Türk Yönetim dümyasına.Kavramsal olarak en yetkili İCRA makamıdır ancak ülkemizdeki şirketler,n büyük bir çoğunluğunda bu anlamın izdüşümünü göremessiniz bunun sebebi iki yönlüdür birincisi hala PATRON zihniyeti ağır basmaktadır ikincisi makamı anlamıyla hak edecek yönetici sayısı bir elin 10 parmağını geçmez..

  • tarkan karabaşoğlu diyor ki:

    merhaba tufan bey..
    iş yerimi hiçbir sermayem yokken 2 yıl da ancak ufak çapta işler konuma getirebildim.tabir-i caizse kendi işyerimin ceo’su olmak istiyorum bunun için tek güç sermayemi ? yoksa sermayeyide kendisiyle beraberinde getirecek yönetimsel birşey varmı?nasıl bir yol çizilmeliyim?

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Sermaye İcar edebilmenin bir alt fonksiyonu değildir gördüğün gibi sen Semaye olmadan bir iş sahibi olmuş ve bir noktaya gelmişisin.Birkaç olamazsa olmazı söyleyecek olursam;Teknolojiyi ıskalamayacak,Empati yapabilecek,İlişki yönetebilecek,Bilançoyu görür görmez şirketi her anlamda çözebilecek özellikleri taşıman lazım. Ne yapacağının cevabı ise oku-gez-örnek al ve aklından şunu hiç çıkartma “analiz-sentez”.

  • Tufan Darbaz diyor ki:

    Doğukan kardeşim “Veri ve Bilgi arsındaki farkı anlayacak ve Bilgi Okur Yazarı olacaksın;Bilge olacaksın yani öğrenmeyi ve öğretmeyi seveceksin,mütevazi olacak döverek değil severek hedefe koşturacaksın;Devrimci bir karekterin olacak ancak ilişkileri iyi yöneteceksin;Ormanının içindeki ağaç olmayacak Ormanı dışarıdan görebileceksin….” Sen ne tür donanım diye sordun ben sosyolojik boyutta cevapladım ki bana göre doğru yaklaşım bu..

  • murat ata diyor ki:

    merhabalar.. umarım gelecekte bizlerde Tufan Bey gibi ceo olabiliriz.. ancak benim sorum öncelikli olarak şöyle ki; yeni bir şirket kurmaktayız ortaklarla birlikte arkadaşım işletme bölümünü bitirmiş bende iletişim fakultesi iş genel mudure gelince bir şirkette 2 genel mudur bulunmayacağını beyan ettim fakat kendiside bunu istiyor bu durumda ne yapmamızı önerirsiniz. şirketlerde genel mudur mu yoksa yönetim kurulu üyesi mi üsttedir hiyerarşi olarak ?

  • doğukan ozturk diyor ki:

    Çok iyi bir yönetici olmak için çok iyi yönetmek gerekir fakat çok iyi yönetmek için hangi donanımlara nasıl ve ne şekilde sahip olacağımı bilmiyorum. size bu soruyu sorabildiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum şimdiden teşekkürler…

    • Tufan Darbaz diyor ki:

      Murat Ata kardeşim herhangi bir şirkette yönetim kurulu en üst yönrtim organıdır ve Genel Müdür yönetim kuruluna karşı sorumludur ve hesap verir,pratikte Genel Müdürlerin yönetim kurulu üyesi olduğu çok sayıda örnek vardır bu bizim çarpık yönetim anlayışımızın tipk bir göstergesidir. Yönetim Kurulu kendi üyelerinden birine yetkilerinin bir kısmını yada tamamını devr edebilir bu şahsa MURAHHAS AZA deriz.Sizin durumunuz dakika bir anlaşmazlık bir.Ortaklığınızın bu anlayışınızla uzun süreli olacağını sanmam.

Görüş Bildir

Login with Facebook: