Sare Ertoğlu ile Moda Üzerine İzdüşümler
Sare Ertoğlu en bilindik anlamıyla ‘genç ve yetenekli’ bir modacı. Aynı zamanda yeni akım sanal alışveriş portallarından Besincicadde’nin yönetiminde. Kadın, moda ve alışveriş arasındaki o akıl sır erdirilemeyen çok denklemli sarmalın tam merkezinde konumlandırmış kendisini. Gelecek projeksiyonunu da tam bu eksende oluşturmuş. Hiç de uzak olmayan bir gelecekte Milano, New York, Paris -hadi zorlayalım İstanbul- gibi moda merkezlerinde düzenleyeceği çok uluslu defilelerden sonra kendisiyle yapılacak söyleşileri herkes okuyacak gerçi ama ‘değerbilir’ One Dergi okuyucusuna bu fırsatı şimdiden verelim istedik. Biz sordukça modacı Sare Ertoğlu pırıltılı cümleler düşürdü sayfamıza.
Röportaj: Ömer Üner
Modaya olan ilginiz ilkin nasıl başladı? Çocukluğunuzda bunun belirtileri var mıydı?
Tam bir klişe gibi gelebilir kulağa ama evet.İlk insanlarımız gibi mağara duvarlarına olmasa da bende evin her duvarına resim çizerdim,çocukluğumda en sevdiğim şeydi.Bir de nerde en feminen kıyafetler aksesuarlar var onlar her zaman vazgeçilmezlerim arasındaydı.İşin en ironik kısmı da bunu mahalledeki erkeklerle futbol oynayan bir kızın yapması kısacası tek istisna benim için moda.
Peki bu ilginin profesyonel bir uğraşı haline dönüşmesi nasıl oldu? Bir kırılma noktası var mı?
O zamanlar ilköğretim sistemi yoktu ve ilkokuldan sonra sınava giriyordunuz ve ilk kırılma o zaman etiler de ki moda tasarım ve tekstil meslek lisesini kazanmamla oldu.Babam İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinden mezun olmuştu ama aynı zamanda İstanbul Teknik Üniversitesi Klasik Türk Müziğinden mezun olması ve annemin müziğe olan aşkı sayesinde benim müzik okumama karar verilmişti.Bunu nerdeyse hiç istemiyordum ama yetenek sınavlarına girip kazanınca müzik bölümünde başladım.Sekiz sene boyunca keman ve piyano eğitimi aldım.Ne zaman ki üniversite kapıyı çaldı ve son durağın geldiğini fark ettim o zaman gerçekten bir karar vermem gerekti ve kendi bölümümün dışına çıkarak resim yetenek sınavlarına girmeye karar verdim.Belki bu kararı verdiğimde benim hayatımı nasıl etkileyeceğinin o kadarda farkında değildim ama esas ikinci ve son kırılma noktam buydu.
Bugune dek yaptığınız işlerden biraz söz eder misiniz?
Bu konuda müziği malesef bir kenara atamam çünkü gerçekten çok ayrı bir dünya.Özellikle keman’ın yeri bende çok ayrı.İstanbul Anadolu Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesinin korosu ve orkestrasında yer aldım,şehir içi ve şehir dışı birçok yerde konser verdim.Solo olarak ise İş Sanatta keman resitali verdim.Tekstil ve moda da ise en önemli iş kesinlikle piyasada işi öğrenmek derim.Bu yüzden de Sarar Giyim Sanayi ve Orka Grup Damat&Tween markalarında edinmiş olduğum deneyimler en önemlileri arasındadır.Ayrıca IF Moda Fuarı Özlem Süer’in standında görev aldım,2009 yılında uluslararası bir yarışma olan IED-Istituto Europe di Design in Milan’a katıldım ve derece-burs kazandım.Çalışmalarım ise creativediary.net’te yayınlandı. Üniversiteyi birincilikle tamamladım ve ilk defilemi Tophane-i Amire’de yaparak 2009-2010 tasarımlarımı ‘Ezber Bozan Biçimler’ adı altında sergiledim.
Moda trendleri sürekli değişiyor. Modacı bu trendleri sürekli takip etmeli mi sizce?
İçinde yaşadığımız dünya her anlamda sürekli değişiyor, bence sadece moda trendlerini değil genel olarak çoğu değişimi takip etmek gerekir.Zaten bu değişimlerde moda oluşumlarını belirler tıpkı bir yaşam döngüsü gibi…
Kendinizi mesleki anlamda nasıl besliyorsunuz? Kendinizi geliştirmek için günlük yaşamınızın bir parçası haline getirdiğiniz ritüeller var mı?
Buna ritüel değil de bir yaşam tarzı diyelim çünkü size yararlı olan şeyleri yaşam biçimi haline getirmediğiniz sürece uzun vadeli bir sonuç elde edemezsiniz.Küçüklüğümden beri sanatın içinde olduğum için mutlaka konser, sergi,bienal gibi birçok etkinliğe katılırım,özellikle görsel alanlardakine.Kitap,dergi,gazete,internet ise her gün düzenli olarak bilgi edindiğim yerler.
Modacı sanatçı mıdır?
Moda sanattan etkilenir, onunla beslenir ama bana göre tasarımcı sanatçı değildir.Tabi günümüzde kime sorsan, sanatçı bunu böle lanse etmek çok kolay ama bu kelimenin taşıdığı anlamı bilmediklerini düşünüyorum.
Modacı yalnızca aklıyla mı hareket eder yoksa her sanatçının olduğu gibi sizin de ilham perileriniz var mı?
Hayal gücü diyorum çünkü Albert Einstein ‘ın dediği gibi “dünyayı hayal gücü döndürür”.Tabi bu hayal gücünün satın alabilirliği de bir diğer dünyayı…
Paris, Milano, New York gibi modanın amiyane deyişle çılgın attığı metropollerden birinde yaşasaydınız, mesleki açıdan daha farklı bir yerde olacağınızı düşünüyor musunuz?
Tabi ki de ama şu da var ki eğer siz işinizi hakkıyla ve doğru bir şekilde yapıyorsanız başarı kaçınılmazdır.Mutlaka bir şekilde yaptığınız işin sonucunu alırsınız ama tasarım bizim ülkemizde yeni yeni oluşan bir terim ve daha çok beslenmesi lazım.Söz ettiğiniz bu şehirler yıllardır bu işin içinde oluşumu başlatan yerler bu yüzden eğitimden tutun üretime kadar bütün taşlar yerine oturmuş şekilde ve bence en önemlisi de bütün bunların bir dayanışma,iş birliği şekilde geliştirilmesi ve üretilmesi,bu yüzden de dünyadaki trendleri onlar belirleyip yön veriyorlar.
İstanbul Fashion Week’i takip ettiniz mi? Nasıl buldunuz?
Tabi ki de çok güzel ve yorucu bir haftaydı.Tüm defilelere ve organizasyonlara katıldım.Açıkcası beklenenin üstünde ilgi gördü öyle ki bir çok kişi defilelere giremedi bu yönden biraz sıkıntılı geçti ama değerdi. Fashion Week,Fashion Night’s Out ve şuanda devam eden Forum Fashion Week gibi bir çok etkinlik düzenleniyor.Özellikle bu tarz organizasyonlar İstanbul’da çok daha fazla düzenlenmeye başladı ve çok güzel işler bunlar.İstanbul Fashion Week’le ilgili ayrıntılı görüşlerimi de http://www.besincicadde.com/blog/ adresinden okuyabilirsiniz.
Kıvanç Tatlıtuğ’un da dediği gibi dünyanın moda merkezi artık İstanbul mu?
Hayalimiz bu ve bunun için gerekli kültür, mirasa sahibiz eğer yapılan iyi işler birlik halinde alt yapıyla harmanlanırsa bu mümkün.Şuanda Türkiye’nin moda merkeziyiz yarın neden dünyanın moda merkezi olmayalım ki.Walt Disney’in dediği gibi “Hayal kurabilirsiniz, onu gerçekleştirebilirsiniz. Her şeyin bir fareyle başladığını asla unutmayın”.
Modacının sofistike ve özgün bir tarz oluşturması ve bu tarzın ekseninden fazla uzaklaşmadan kendini geliştirmesi yaygın olarak kabul edilen bir ilke… Sizce modacı kendisini nasıl var etmeli?
Her moda tasarımcısının kendine özgü bir tarzı vardır ve kişiye niteliği kazandıranda budur. Çünkü o olgunlaşma süresinde geçmişi ve almış olduğu eğitim,kültürü,çevresi,kendi benliğiyle özleşir,bu değerlerin toplamı da kişinin tarzını oluşturur işte bu tasarımcının ortaya çıkardığı işle somutlaştırdığı imzasıdır.Eğer ortaya çıkan ürünün etiketine bakmadan kimin olduğunu anlıyorsanız, bu tasarım şu kişiye ait diyebiliyorsanız işte o kişi diğerlerinden ayrılmış özgün bir moda tasarımcısıdır ve var olmuştur.
Kendi çizginizi/tarzınızı nasıl tanımlarsınız?
İlk koleksiyonumu “ezber bozan biçimler” adı altında oluşturdum sanırım bu cümleden bile belli ediyor kendini.Alışılmışın dışında farklı olmayı seviyorum, tek düze bir yaşam düşünemiyorum .Bence yaşarken ölmemek gerek her zaman atan bir kalp gibi…Bu da benim tasarımlarıma yansıyor.
Bu aralar üzerinde çalıştığınız bir proje var mı?
Evet var ve bugün o projeyi hayata geçirdik.Sadece bayanların girebildiği sanal bir cadde inşa ettik ve yaşam stili oluşturduk.Besincicadde’de sağlık ve güzellik sektöründen,yeme&içme,eğlence,dans&müzik derslerine kadar bir çok hizmet;saat&gözlük,aksesuar,iç giyim&dış giyim,ayakkabı&çanta gibi bir çok ünlü marka var.Ayrıca tasarımcılarda bu cadde’de sizleri bekliyor.Besincicadde’nin marka ve blog kısmıyla ben ilgileniyorum, blog’tan da modayla ilgili yazılarımı okuyabilirsiniz.Tabi bir de yeni koleksiyon hazırlığı içerisindeyim.
Gelecekte nasıl bir Sare Ertoğlu hayal ediyorsunuz? Yakın ve uzak geleceğe ilişkin projeksiyonunuzdan söz eder misiniz?
Yakın planlarım arasında stil danışmanlığında uzman olabilmek için yurt dışında iyi bir okulda styling üzerine eğitim almak var.Daha sonraki hedefim ise kendi markamı yaratmak.


























Yorum Sahası
Henüz yorum yok; ilk olmak ister misin ?
Görüş Bildir