Siz Sordunuz Prof. Dr. Erhan Erkut Yanıtladı

One Dergi’nin benzersiz projesi Siz Sorun Rektörler Yanıtlasın formatının konuğu bu kez Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut idi. Özgün, özenli ve uzun yanıtlarından da göreceğimiz üzere Özyeğin Üniversitesi alışılagelmiş tüm rektör profillerinin dışında sıradışı bir rektörle çıkmış yola. Türk eğitim ve iş dünyasına yepyeni bir soluk getirdiğinden, getireceğinden kuşkumuzun olmadığı Özyeğin Üniversitesi’nin değerli rektörü Prof. Dr. Erhan Erkut Bey’e bu içten yanıtları için teşekkür ederiz. Buyurun, siz sordunuz Prof. Dr. Erhan Erkut Yanıtladı.

Ömer Üner

Selim

Özyeğin Üniversitesi’nin bir kent üniversitesi olarak en önemli farkı nedir? Neden Özyeğin’i tercih etmeliyiz?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Merhaba Selim. Özyeğin Üniversitesi’ni maddi yönden erişilebilir ve girişimci bir araştırma üniversitesi olarak tanımlıyoruz. Bizim en önemli ayırt edici özelliklerimizden biri öğrencilerimize girişimciliği özendiren ve bunu teşvik eden programlar uygulamamız. Öğrencilerimiz, iş fikri geliştirme ve iş planı hazırlama gibi dersleri birinci sınıftan itibaren işletme ve mühendislik lisans programlarında alıyorlar. İlk iki senemizde ilk öğrenci şirketlerimiz kurulmaya başladı bile. Hedefimiz öğrenci ve öğretim üyelerimizin %15’inin girişimci olması.

Türkiye’de ilk kez uygulanan ve Özyeğin Üniversitesi müfredatının önemli bir parçası olan Sektörel Çözümler derslerini İşletme ve Mühendislik Fakültesi öğrencileri ikinci sınıftan itibaren almaya başlıyorlar. Sektörel Çözümler derslerinde öğrenciler günümüzün önemli sektörlerini sektör temsilcileriyle bir araya gelerek öğreniyorlar, vaka çalışmaları yapıyor ve uzmanlaşmak istedikleri sektör üzerine proje üretiyorlar. Bu derslerin bir parçası olarak İşletme dahil bütün lisans programlarımızda zorunlu staj bulunuyor. Üniversite olarak öğrencilerimizin staj yapacakları şirketleri bulmaları konusunda yardımcı oluyor ve geliştirdiğimiz çözümlerle tüm başarılı öğrencilerimize ücretli staj imkanı sunuyoruz. Not ortalaması 2.00’nin üzerinde olan tüm öğrencilere 2010 yaz döneminde ücretli staj imkanı sunan Türkiye’deki tek üniversiteyiz. Not ortalaması 3.5 üzerinde olan üstün başarılı öğrencilerimizi de yurtdışında staja gönderiyoruz. Sektörel Çözümler dersleriyle ilgi duyduğu bir sektörde uzmanlaşan, o sektör hakkında proje üreten ve zorunlu stajlarıyla öğrenciyken bilfiil o sektörde çalışmaya başlayan öğrenci mezun olduğu zaman hiç bir sektör bilgisi olmayan ve deneyimi bulunmayan mezuna göre hayata bir kaç adım önde başlıyor.

Özyeğin Üniversitesi başarılı öğrenciler için maddi yönden erişilebilir bir üniversite olmayı en önemli hedefleri arasında sayıyor ve 2010-2011 akademik yılında toplam 10 milyon TL değerinde burs olanağı sunuyor. Özyeğin Üniversitesi İşletme ve Mühendislik programlarına bütün öğrencilerini %50 veya tam burslu kabul ediyor. Otel Yöneticiliği Lisans programı öğrencilerinin de %66’sı kısmi veya tam burslu olarak öğrenim görecekler.

Çok güçlü bir akademik kadromuz var. Hocalarımızı çok büyük oranda yurtdışından tersine beyin göçüyle Türkiye’ye getirdik. Hiç bir devlet üniversitesinden hoca almadık, yani devlet üniversitelerinin kadrolarına zarar vermedik. Öğretim üyelerimizin yüzde 60’ı dünyada ilk 100, yüzde 85’i ise ilk 200’de yer alan üniversitelerden doktoralarını aldılar. Ayrıca Mühendislik Fakültesi hocalarımızın toplam 100’e yakın patenti var. Pazarlama alanında dünyanın en önemli dergilerinde yaptığımız akademik yayınlarla dünya sıralamasında ilk 100’e giren tek Türk üniversitesi olduk.
Eğer öğrencilik yıllarından itibaren iş hayatıyla temas içinde olmayı, stajlarla eğitimini desteklemeyi istiyorsan bizi seçmen yerinde olacaktır.

Aylin Şen
Rektör Bey yeni kampüs ne zaman faaliyete geçecek?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Aylin merhaba. Çekmeköy’de inşaatına başladığımız yeni kampüsümüze önümüzdeki sene taşınıyoruz. Üniversitemizin lisans öğrencileri 2011-2012 akademik yılı itibariyle yeni kampüste öğrenim görecekler. Ama Altunizade kampüsünü de bırakmıyoruz. İngilizce Dil Öğretim Okulu, İşletme Yükseklisans programlarımız, Kuluçka Merkezimiz faaliyetlerine Altunizade’de devam edecek.


Melih

26 yasinda, 1 yillik ayak isleri deneyimi ve okulunuzda isletme 1.sinif ogrencisi, ona ne verebilirsiniz? Deneyimin diplomadan once geldigi ya da gelmeye dogru gittigi su yillarda onu hayata nasil hazirlarsiniz?
Tesekkurler, saygilar.

Prof. Dr. Erhan Erkut

Melih merhaba. Hayata hazırlanmak için deneyim önemli ama eğitim de çok önemli. Biz bu ikisini de öğrencilerimize sunuyoruz. Çok güçlü bir akademik kadro öğrencilerimize çok iyi bir eğitim veriyor. Ancak bunun yanısıra öğrencilerimizi ilk senelerinden, hatta hazırlık sınıfından itibaren çalışmaya teşvik ediyoruz. İşletme dahil bütün programlarımızda zorunlu staj bulunuyor. Böylelikle öğrencilerimiz henüz 18-19 yaşındayken sigortalı ve ücretli işlerde çalışmaya başlıyorlar, yani hayata atılmış oluyorlar. Üniversite olarak öğrencilerimizin staj yapacakları şirketleri bulmaları konusunda yardımcı oluyor ve geliştirdiğimiz çözümlerle tüm başarılı öğrencilerimize ücretli staj imkanı sunuyoruz. Not ortalaması 2.00’nin üzerinde olan tüm öğrencilere 2010 yaz döneminde ücretli staj imkanı sunan Türkiye’deki tek üniversiteyiz. Not ortalaması 3.5 üzerinde olan üstün başarılı öğrencilerimizi de yurtdışında staja gönderiyoruz. Sektörel Çözümler dersleriyle ilgi duyduğu bir sektörde uzmanlaşan, o sektör hakkında proje üreten ve zorunlu stajlarıyla öğrenciyken bilfiil o sektörde çalışmaya başlayan öğrenci mezun olduğu zaman hiç bir sektör bilgisi olmayan ve deneyimi bulunmayan mezuna göre hayata bir kaç adım önde başlıyor.

Esra Erdoğdu
Diğer bir sorum da girişimcilik konusuyla ilgili.sanırım bu da önem verdiğiniz konulardan biri. Aynı zamanda bir girişimci yetiştirme merkezi mi olmayı amaçlıyorsunuz? Bu anlamda ders müfredatlarınızda ve diğer uygulamalarınızda diğer üniversitelerden daha farklı bir durum var mı?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Esra merhaba. Kısa cevap, “evet, girişimci yetiştirmeyi amaçlıyoruz.” Üçüncü kuşak üniversite olmanın ön şartı bu. Profesyonellerin ve araştırmacıların yanında girişimci de yetiştirmek istiyoruz. Konu ile ilgileniyorsan sana üniversitemizin Türkçe’ye kazandırdığı “Üçüncü Kuşak Üniversitelere Doğru” kitabını okumanı tavsiye ederim. Ülkemizde en az 10 tane böyle üniversite gerek.
Biz kendimize girişimci üniversite diyoruz ve öğrencilerilerimizin ve akademisyenlerimizin en az %15’inin girişimci olmasını hedefliyoruz. Türkiye’de girişimci sayısı çok az, halbuki işsizlik sorununu çözmek için etkin girişimciliğin artması şart. Sadece devlet ve özel kurumların istihdam olanaklarıyla işsizlik sorununun çözülemediğini görüyoruz. Etkin girişimcilerle yeni iş alanları ve istihdam olanaklarının yaratılması şart.

Özyeğin Üniversitesi’nde işletme ve mühendislik okuyan bütün öğrenciler birinci sınıfta zorunlu olarak girişimcilik dersi alıyorlar. İş fikri geliştirmeyi ve iş planı hazırlamayı öğreniyorlar. İşletme ve mühendislik öğrencilerimiz ortak projeler geliştiriyorlar. Bunun yanısıra girişimcilik odaklı düzenlediğimiz pek çok etkinlik bulunuyor. Dünya çapında düzenlenen Global Girişimcilik Haftası etkinlikleri kapsamında Türk üniversiteleri arasında en çok etkinlik düzenleyen üniversite biz olduk. Öğrencilerimizi düzenli olarak başarılı girişimcilerle bir araya getiriyoruz. Bir Fikrin mi Var, Startup Weekend gibi yarışmalar düzenliyoruz. Goldman Sachs Vakfı’nın 20 ülkeden 100 milyon dolar bütçeyle uyguladığı 10.000 Kadın programının Türkiye ayağını biz yürütüyoruz. Bu program kapsamında üç yıl içinde 340 kadına girişimcilik eğitimi vereceğiz. Türkiye’de girişmcilik ekosistemi maalesef epey zayıf. Eğitim programlarımızın yanında kuluçka merkezimiz ve melek yatırımcı ağımız ile bu ekosisteme ciddi bir katkıda bulunmayı ümit ediyoruz.

Özyeğin öğrencileri ikinci senelerinde ilk şirketlerini kurmaya başladılar. Bizim okulda kahve-içecek makinalarını bir öğrencimiz işletiyor. Logolu ürünlerimizi başka bir öğrencimiz üretiyor. Bir diğer öğrencimiz ise yenilikçi bir paketleme sistemi geliştirerek bir zeytin firması kurdu. Bunların yanında hocalarımız ile birlikte yüksek teknoloji ürünleri üzerinde çalışan öğrenciler de var. Bir yıla kadar iki teknoloji şirketi kurmayı planlıyoruz.

Tabii ki bütün öğrencilerimiz bireysel girişimci olup kendi şirketlerini kurmayacak, pek çoğu kurumsal şirketlerde işe başlayacaklar. O öğrencilerimizin de çalıştıkları şirketin gelişmesine katkı sunacak “kurumsal girişimciler” olmaları en büyük hedefimiz.

Esra Erdoğdu
Araştırma üniversitesi’ni ilk kez duyuyorum. Neden araştırma üniversitesi diyorsunuz. Genel olarak türk üniversitelerinde akademik araştırma konusunda ciddi bir zaafiyet var. bu konuda ne gibi farklı yaklaşım ve uygulamalarınız var. teşekkür ederim.

Prof. Dr. Erhan Erkut

Esra, üniversitelerimizde akademik araştırma konusunda zaafiyet olduğu düşüncene katılıyorum. Halbuki bir üniversiteyi üniversite yapan şey araştırmadır. Üniversitenin tanımı gereği araştırma yapması, yeni bilgi oluşturması gerekir, araştırma yapmayan üniversite üniversite değildir, olsa olsa lisedir veya meslek yüksekokuludur. Maalesef ülkemizdeki üniversitelerin büyük çoğunluğunda öğretim üyelerinin ders yükü o kadar fazla ki araştırma yapma fırsatları kalmıyor. Araştırma yapmayınca da eski bilgiyi, kitaplarda yazanı öğrencilerine aktarmanın dışında bir şey yapamıyorlar. Biz bir araştırma üniversitesiyiz. Öğretim üyelerimiz zamanlarının büyük bir kısmını araştırma yapmaya harcıyorlar. Bizde ders yükü haftada sadece 6 saat. Öğretim üyelerimize araştırma konusunda her tür desteği sağlıyoruz. Ayrıca lisans düzeyinden başlayarak isteyen öğrencilerimizin de bu araştırma projelerinde yer almalarını sağlıyoruz.

Daha iki sene içinde araştırma alanında ciddi başarılara imza attık. Mesela, ABD’deki University of Texas at Dallas’ın yayınladığı sıralamada; Pazarlama alanının en önemli dört süreli yayını kabul edilen Journal of Consumer Research, Journal of Marketing, Journal of Marketing Research ve Marketing Science’da 2009 yılında yer alan makale sayılarına göre, dünya sıralamasındaki işletme okulları arasında ilk 100′e giren Türkiye’den tek üniversite Özyeğin oldu. Aynı kaynaktaki en prestijli 24 işletme dergisinde yapılan yayınlar sıralamasında, 2009 yılında Türk üniversiteleri arasında açık ara ile birinci olduk. Eylül 2009 ve Mart 2010’da verilen TÜBİTAK 1001 ödüllerinde akademisyen başına düşen ödül sayısında da, en az 20 öğretim üyesi olan okullar arasında Türkiye’de birinciyiz. Bütün bunları rahatlıkla teyit edebilirsin. İstersen linkleri gönderebilirim.

Sırrı EFENDİOĞLU

Sayın Rektörüm, ben üniversitenizin işletme bölümünü terch etmeyi düşünüyorum. Eğitim ücretinin bir kısmının kredi ile ödenebileceğini duydum. Bu konuda bilgi verirseniz çok sevinirim. Teşekkür ederim.
Saygılarımla.

Prof. Dr. Erhan Erkut

Sırrı merhaba. Öğrenim kredisini iki sene önce hayata geçirirken şu düşünceden yola çıktık: Özyeğin Üniversitesi geniş burs olanakları ve öğrenim kredisi tarzı uygulamalarıyla bizde okumak isteyen farklı kesimlerden her öğrenci için maddi açıdan erişilebilir olsun. Öğrenim kredisi modelini hayata geçirerek öğrencilere uygun koşullarda kredi sağladık ve öğrencinin öğrenim ve konukevi ücretinin belli bir kısmını mezuniyet sonrası ödemesine imkan tanıdık. Aslında öğreniminin sorumluluğunu böylelikle öğrenciye de yüklemiş oluyoruz.

Bu seneki uygulamamıza göre, Özyeğin Üniversitesi öğrencileri öğrenim ve konukevi ücretlerinin ödemelerinde kullanılmak üzere uygun koşullarda kredi kullanabilme olanağından faydalanabiliyorlar. Öğrenim kredisinden yararlanan öğrencilere anlaşma yapılan banka tarafından aylık kredi faiz oranı ve dosya masrafında kredi vadesine göre % 15 veya %20 oranında indirim yapılıyor. Kredinin vadesi 60 ay. Detaylar için üniversitemizin web sitesine bakmanı veya tanıtım ekibini aramanı öneriyorum.

Ayşenur

Yurt dışına staj, exchange gibi gerekçelerle gitmek isteyen öğrencilerinize yardımcı oluyor musunuz? İş birliği yaptığınız üniversiteler var mı?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Ayşenur merhaba. Yurtdışı bağlantılar ve değişim olanakları çok önemli konular. Biz de bu konuya büyük önem veriyoruz. Finlandiyalı bir direktör ve Amerikalı, Moldovalı ve Türk üç uzmandan oluşan dört kişilik bir Uluslararası Ofis’imiz var. İlk senemiz içinde Erasmus değişim programı için gerekli bütün yasal gereklilikleri tamamladık ve ikinci senemizden itibaren öğrencilerimizi yurtdışına göndermeye başladık. İsteyen bütün Özyeğin öğrencilerinin eğitimlerinin en az bir dönemini değişim programlarıyla yurdışında geçirmelerini sağlayacağız. Uluslararası işbirliği yaptığımız pek çok üniversite bulunuyor, bu sayı her geçen gün artacak. Uluslararası işbirliğinde nitelikten çok niceliğe önem veriyoruz ve en iyi üniversitelerle işbirliği yapıyoruz. Örneğin Hollanda’dan Tilburg Üniversitesi ile anlaşmamız var, Rotterdam Üniversitesi ile anlaşma da yolda. Almanya’dan European Business School ile anlasmamız var, Münih ve Berlin Teknik ile anlaşma sırada. Fransa’da sadece Grand Ecole’ler ile ilgileniyoruz. Amerika’daki ilk iki anlaşmamız Michigan ve Florida Üniversiteleri ile oldu.

Hilal Esen
Özellikle vakıf üniversiteleri ticari bir müessese gibi yönetiliyor. Bunda bir yanlışlık yok mu sizce? Eğitimin ruhuna aykırı değil mi? Bu sorun nasıl aşılabilir? Özyeğin’i kastetmiyorum elbette. Ama bir çok vakıf üniversitesinin para kazanmak amacıyla açıldığı çok açık.

Prof. Dr. Erhan Erkut

Merhaba Hilal, birkaç konuya birden değinmişsin, ayırarak cevaplamaya çalışayım. Kanımca bütün üniversitelerin profesyonelce yönetilmesi gerekli. Yani her üniversitenin giderlerinin en aza indirilmesi, ısrafın ortadan kaldırılması gerekli. Ama yanılmıyorsam senin kastettiğin bu değil. Bazı vakıf üniversitelerinin kar amacı ile çalıştığını kastediyorsun. Bu kanuna aykırı birşey. Ama ben bunda felsefi bir sorun görmüyorum. Anaokul, ilköğretim ve lise seviyelerinde kar amaçlı okullar var biliyorsun. Bence sorun kar amaçlı bir müessesenin “vakıf üniversitesi” adı altında hizmet veriyor olmasında. Bu eğitimin değil ama vakfın ruhuna aykırı (ve kanunen yasak). Ümidim bir an önce kanun değişikliği yapılması, özel üniversitelere izin çıkması ve bu tür kuruluşların kendilerini “vakıf” değil “özel” olarak tanımlamaları. Böylece halkın kafası karışmayacak, ve bizim gibi gerçek vakıfları bu okullar ile aynı grupta görmeyecekler. Kanun değişene kadar ne yapabiliriz? Öğrencinin bilinçli olması ve araştırmayı iyi yapması gerekiyor. Hangi okulun ne olduğunu anlamak o kadar zor değil. Araştırma çıktılarına bakınca (yani üniversiteyi üniversite yapan faktöre eğilince) gerçekler ortaya çıkıyor. Al sana ilginç bir araştırma konusu: Hipotez: üniversitelerin araştırmaya harcadığı para ile reklama harcadığı para arasında ters orantı vardır. Cevabı ben biliyorum, araştırırsan sen de bulursun.

KEMAL DENİZ
Girişimcilik Merkezi hakkında bilgi verir misiniz. Özyeğinde öğrenci olmayanlar da yararlanabiliyor mu bu merkezden?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Kemal merhaba. Girişimcilik Merkezi’ni 2009 yılında kurduk. Merkez yürüttüğü farklı proje ve etkinliklerle toplumun farklı kesimlerinin girişimcilik bilgisini artırmayı hedefliyor. Dolayısıyla tabii ki Özyeğin öğrencisi olmayanlar da Girşimcilik Merkezi’mizin çalışmalarından yararlanabilir. Mesela, en önem verdiğimiz projelerimizden 10.000 Kadın Girişimci Sertifika Programı Girişimcilik Merkezi tarafından yürütülüyor. Bu projeyle üç yıl içinde 340 kadına girişimcilik ve işletme eğitimi vereceğiz. Katılımcıların hiç birisi Özyeğin öğrencisi değil (ama tabii program başlayınca onlar da “Özyeğinli” oluyorlar). Bu projenin ilk mezunlarına sertifikalarını 15 Temmuz tarihinde verdik. Ayrıca kuluçka merkezine Özyeğin öğrencisi olmayanları da alacağız.

Bir öğrenciniz
Ben işletme 1. sınıf öğrencisiyim genel olarak okuldan çok memnunum ama Uluslar arası bağlantılar konusunda daha iyi olabileceğini düşünüyorum. Odaklandığı alanları dikkate alırsak kısa süre içinde Uluslar arası saygınlığa sahip bir üniversite olma potansiyeli var. bu konuda ne düşünüyorsunuz? Yeni projeler, anlaşmalar, değişim programları vs olacak mı?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Merhaba. İsmini vermemişsin, dolayısıyla adınla hitap edemiyorum. Özyeğin Üniversitesi’nin her geçen gün işbirliği yaptığı kurumların sayısı artıyor. Sorunumuz öğrencilerin daha ikinci sınıfta olduklarından dolayı değişime gitmeye hazır olmamaları. Bu yüzden ortak sayısını artıramıyoruz. Hedef en az 100 ortak üniversite. İlk yıl giren öğrencilerin büyük grubu (hazırlık okuyanları) üçe gelince (yani seneye) yeni ortaklık için gönderebileceğimiz öğrenci olacak. İsteyen bütün Özyeğin öğrencilerinin eğitimlerinin en az bir dönemini değişim programlarıyla yurdışında geçirmelerini sağlayacağız. Uluslararası işbirliği yaptığımız pek çok üniversite bulunuyor (şu anda 15), bu sayı her geçen gün artacak. Uluslararası işbirliğinde nitelikten çok niceliğe önem veriyoruz ve en iyi üniversitelerle işbirliği yapıyoruz. Örneğin Hollanda’dan Tilburg Üniversitesi ile anlaşmamız var, Rotterdam Üniversitesi ile anlaşma da yolda. Almanya’dan European Business School ile anlasmamız var, Münih ve Berlin Teknik ile anlaşma sırada. Fransa’da sadece Grand Ecole’ler ile ilgileniyoruz. Amerika’daki ilk iki anlaşmamız Michigan ve Florida Üniversiteleri ile oldu.

Mehmet Ali Kahramanoğlu
ingilizce eğitimi konusunda ne düşünüyorsunuz. üniversite olarak bu konuda yeterli eğitim verdiğinize inanıyor musunuz.

Prof. Dr. Erhan Erkut

Mehmet Ali merhaba. Çok önemli bir noktaya değindiğini düşünüyorum. İngilizce eğitimi bizim de üzerinde en çok düşündüğümüz konulardan biri. Aslında İngilizce öğretmek bir üniversitenin görevi olmamalı. Öğrenciler ilk ve orta öğretim zamanında ingilizce öğrenme işini halletmeliler. Ne yazık ki eğitim sistemimiz bu konuda çok yetersiz. Bir kaç özel ortaöğretim kurumu dışında İngilizceyi hakkıyla öğreten kurum yok. Öğrenci 18 yaşında hiç İngilizce bilmeyerek veya çok az İngilizce bilerek üniversiteye geldiği zaman çok zorlanıyor. 18, bir dil öğrenmek için çok geç bir yaş.

İngilizce eğitimi konusunda başarılı bulduğum üniversite sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor, ne yazık ki. Biz de bu üniversitelerden biriyiz. Hepsi yükseklisans sahibi, en az 5 yıl deneyimli birinci sınıf uluslararası bir öğretim görevlisi kadrosu ile İngilizce öğretiyoruz. Deyim yerindeyse, öğrencileri bir senelik bir İngilizce kampına sokuyoruz.

Cemile Çankırılı
Bölümleriniz arasında yatay geçiş var mı? Teşekkür ederim.

Prof. Dr. Erhan Erkut

Cemile merhaba. Programlarımız arasında yatay geçiş imkanımız var. Bununla ilgili detaylı bilgileri web sayfamız üzerinden ulaşabilirsin. Linki şöyle: http://www.ozyegin.edu.tr/ADAY-OGRENCILER/Basvuru-ve-Kabul/Lisans-Programlarina-Basvuru/Programlar-Arasi-Yatay-Gecis

LEYLA
Hocam merhaba,
sizinle tanışma onuruna erişmiştim geçtiğimiz yıl. Üniversiteyle ilgili sizi en fazla heyecanlandıran proje ne oldu. Özyeğin’i bir marka yapmak için ne gibi projeleriniz var? sevgiler, saygılar.

Prof. Dr. Erhan Erkut

Leyla, “üniversitede herşey beni heyecanlandırıyor” desem, beni tanımayanlar “sallıyor” diyebilirler, ama sen beni tanıdınsa bunu samimiyetle söylediğimi anlamışsındır. Emin ol, bir sıralama yapmak çok zor. Öğretim üyelerinin başarıları beni hiç şaşırtmıyor. Elimizdeki kadronun kalitesini biliyorum ve daha şimdiden bazı alanlarda Türkiye’de birinci olmamız beni gururlandırmasına rağmen şaşırtmıyor. Ama bir üniversiteyi marka yapacak olan öğrencileri ve mezunlarıdır. Bu nedenle öğrencilerimizin başarıları beni çok heyecanlandırıyor. Şu anda dört elle sarılmış olduğum iş tanıtım, bu biter bitmez yeni program başvuruları ile ilgileneceğim -ki bunlardan bana en çok pilot okulu projesi heyecan veriyor. Öte yandan üniversiteyi en farklı kılacak olan projenin girişimcilik ekosistemi olduğunu düşünüyorum. Bu konuda hazırladığımız bir stratejik planı Ekim ayındaki mütevelli heyetine sunacağız. Bu konuda Türkiye’de Avrupa’daki üniversitelerin sadece 5-10 yıl gerisindeyiz ve eminim 2-3 yıl içinde arayı kapatacağız. Bu “entrepreneurship enterprise” bizi çok farklı kılacak. Kurulacak şirketler, yaratacakları istihdam, ciroları, daha da ilerde halka açılışları çok yankı yapacak. Fazla sır vermek istemiyorum ama 3-5 sene sonra üniversite tanıtımına hiç zaman harcamam gerekmeyeceğini düşünüyorum.

Berkan Bağcı
One Dergi’de Özyeğin Üniversitesi Rektörü’nü gören arkadaşlarım, üniversiteniz hakkında çok güzel şeyler söylüyorlar. Özellikle öğrenci üzerinden kazanç ön planda olmadan eğitim verebilmenizi takdir ediyorlar. Size göre öğrenciler neden Özyeğin’i seçmeli? Sizi diğer üniversitelerden ayıran özellikler nelerdir?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Arkadaşlarına teşekkürlerimi ilet lütfen. Bir düzeltme yapmak istiyorum. Öğrenci üzerinden kazanç ön planda olmadığı gibi arka planda da değil – hiçbir zaman söz konusu değil. Bu kavramı tümüyle reddediyoruz. Bu konuda en ufak bir şüphen olmasın.

Selim de benzer bir soru sormuştu, ona yazdığım cevabı okumanı rica ediyorum. Özetleyecek olursam, bizi diğer okullardan ayıran en önemli özellikler: 1) enerjimizi çok programa yaymak yerine az programda iddialıyız, 2) Türkiye’de eşi benzeri olmayan bir akademik kadromuz var, 3) araştırmada daha en başından iddialıyız, 4) girişimcilik ön planda, 5) stajlar zorunlu ve biz yerleştiriyoruz, 6) sektörlere çok yakınız, 7) öğrenci memnuniyetinde en tepeye yerleştik (Bloomberg Businessweek ve Newsweek Türkiye’ye göre).

Berkan Bağcı
Üniversitenize öğrenci alımlarını siz yapacak olsaydınız hangi özelliklere sahip öğrencileri tercih ederdiniz?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Berkan çok güzel bir soru sorduğunu düşünüyorum. Üniversiteye giriş sınavında alınan derece kesinlikle herşey demek değil dolayısıyla bizim için kriterlerden sadece biri ÖSS puanı. Öğrencilerimizi kendimiz seçebilmeyi çok isterdik. Biz heyecanlı, araştırmayı ve soru sormayı seven, öğrenmeye açık ve risk almaktan çekinmeyen öğrenciler seçerdik. Bu öğrencilere lise yıllarında ulaşmayı ve bizim için uygun olduğunu düşündüklerimizi bize yönlendirmeyi istiyoruz. Mesela iki kez düzenlediğimiz Bilgisayar Oyunu Atölyesi’nde çok başarılı ve meraklı bir grup lise öğrencisiyle bir araya geldik. Bu öğrencilerden 5 tanesine hangi kontenjandan girerlerse girsinler tam burs verdik. Bu tarz etkinliklerle hem istediğimiz öğrencilerle lise yıllarında tanışmış oluyoruz hem de onlara kendimizi tanıtma fırsatı buluyoruz. Yeni ve henüz çok tanınmayan bir üniversite olduğumuz için hedeflediğimiz öğrenci kesimine ulaşmak için bu tarz etkinlikler çok faydalı.

Berkan Bağcı
Son derece modern ve çağdaş bir duruşunuz var. Üniversite rektörlerinde olmazsa olmaz dediğiniz özellikler var mı? Mesela imaj, duruş, konuşma sitili ve eğitimini verdiği bilim dalı gibi özellikler de rektörler için fark yaratan nitelikler mi?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Sağol Berkan, gel de sana bir çay ısmarlayayım. Üniversite rektöründe olmazsa olmaz özellikler var tabii. En önemlisi iyi bir akademisyen olması. Bu konuda geçen ay bir kitap okudum: “Socrates in the Boardroom.” Kitabın ana hipotezi iyi üniversitelerin iyi araştırmacılar tarafından yönetiliyor olduğu. Kitapta bu hipotez defalarca kanıtlanıyor. Üniversitelerin akademik çıktıları ile onları yöneten rektörlerin akademik başarıları arasında çok yakın bir ilişki var. Eğer rektör iyi bir araştırmacı değil ise üniversitedeki akademisyenlerin saygısını kazanamaz ve onları yönlendiremez. İyi bir araştırmacı olmasının yanında kanımca çok iyi bir öğretmen de olması gerekiyor ve mutlaka ders vermesi gerekiyor. Üçüncü özellik, üniversite dışında birşeyler (örneğin şirketlerle projeler, danışmanlık, kongre düzenleme) yapmış olması gerekli. Rektörün en önemli işlerinden birisi üniversite dışı ile olan ilişkileri yürütmek. Dolayısıyla akademik kariyeri boyunca sadece araştırma yapmış ve ders vermiş birisinin iyi bir rektör olması kolay değil. Dördüncü özellik, yöneticilikten biraz olsun anlaması gerekli. Bir bölüm, merkez, fakülte yöneticiliği yapmış olması faydalı tabii.

Senin beklediğin cevap bu değildi belki ama, bence önemli olanlar bunlar. Biraz da senin düşündüğün konulara değineyim. Her yöneticinin iki önemli işi vardır: insan kaynakları yönetimi, prestij/ün yönetimi. Bu iki iş için de iletişim yetenekleri son derece önemlidir. Tabii bir de rektörün üniversitesinin misyon ve vizyonuna uyması çok önemli. Örneğin ben, bizim gibi uluslararası hedefleri olan, enerjik, genç, idealist ve girişimci bir üniversite için uygun bir rektör olduğumu düşünüyorum.

Rektörün mutlaka ulaşılabilir olması gerektiğini, öğretim üyeleri ve öğrenciler ile yakın ilişki içinde olması gerektiğini düşünüyorum. Bu yüzden kampüse “rektörlük binası” yapılmasını istemedim ve ofisimi mümkün olduğu kadar ortalık bir yere konumlandırdım.

Berkan Bağcı
Artan üniversite sayısı ve kontenjanlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu kadar fazla üniversite mezunu için sizce şimdiden iş alanları yaratmak gerekmiyor mu? Atama bekleyen on binlerce öğretmen varken, hala eğitim fakültesi açılması sizce ne kadar doğru?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Berkan ülkede bir üniversite enflasyonu olduğunu düşünüyorum. Her şehirde devlet üniversitesi kurma fikrini yanlış buluyorum. 15 milyonu getirene vakıf üniversitesi kurma izni verilmesini de yanlış buluyorum. 300 milyondan düşük bir yatırım ile kurulacak yüksek liselerin ülkeye pek faydası olacağını sanmıyorum. Tüm üniversitelerin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini düşünüyorum. Dersaneden farkı olmayan kurumların kendilerine üniversite demesi bir akademisyen olarak beni üzüyor. Kandırılan öğrenciler için kaygılanıyorum. İşsiz insanları lise sondan alıp beş sene daha avutup yeniden işsizliğe terketmek çok yanlış bir sosyal strateji. Umuyorum bu kurumlar kısa zamanda üniversiteleşme süreçlerini tamamlarlar ve ülkeye katkıları olur.

Sen mezunların iş alanlarından bahsetmişsin. Daha yakında bir sorun var: bu yeni üniversitelerde hizmet verecek öğretim üyesi yok ki! Bazı üniversitelerdeki kadroların durumu gerçekten çok kötü.

Berkan Bağcı
Sizce devlet, girişimciliği teşvik etme konusunda yeterli mi? Yeterli değilse, bu konuda eksik gördüğünüz yerler neler? Sizce nasıl olmalı?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Berkan, sen benim başımı derde sokmaya iyice niyetlisin anlaşılan. Devletin girişimciliği teşvik etme konusunda birçok şey yaptığını düşünüyorum. Örneğin şu anda Türkiye’de yeni bir şirket kurmak için gereken süre iyice kısaldı, bürokrasi azaltıldı. Örneğin TÜBİTAK araştırma-geliştirme yapmak isteyen şirketlere ciddi destekler veriyor. Örneğin KOSGEB’ler, İŞGEM’ler girişimci yetiştirmek için çalışıyorlar. Örneğin teknokentlerdeki şirketler vergiden muaf. Örneğin birçok yörede ve sektörde teşvikler var. Açıkçası devletin daha doğrudan girişimciliğe destek olması zor. Ama madem fikir istedin, bir öneri yapayım. Devletin yeni kurulacak şirketlere sermaye vermesi kanımca yanlış. Ama yeni kurulacak şirketlere sermaye vermek isteyen melek yatırımcılara kredi verebilir. Diyelim ki senin 200,000 TL sermayen var ve bununla yeni bir şirkete ortak olacaksın. Devlet sana 800,000 TL kredi verebilir, ve sermayeni 1 milyon TL’ye çıkarabilir. Bu sermayeyi işletmek senin işin. Eğer para kaybedersen, önce kendi paranı kaybetmelisin, devletin parasını geri vermelisin. Eğer para kazanırsan, kredi borcunu zaman içinde faizi ile birlikte geri ödemelisin. Özetle, devlet seni fon yöneticisi olarak kullanabilir. İlk önce kendi paranı kaybedeceğin için parayı dikkatli kullanıp akıllı yatırımlar yaparsın. Devletin parasını kaldıraç olarak kullanıp kendi 200,000 TL’ni ikiye üçe katlama şansın olacağı için sermayedar için bu çok güzel bir uygulama olur. Sonuçta fikri olup da sermayesi olmayanlara sermaye çıkar, kurulan şirket sayısı artar, ülke kazanır.

Nehir Sargın
Hocam paralı okuyan bir öğrencinin ilerleyen yıllarda kısmen ya da tamamen burs kazanması teorik olarak tüm üniversitelerde vardır ama pratikte çok çok zordur bu. Sizin üniversitede bu ne kadar olanaklı? Bu konuda elinizdeki verileri, istatistikleri bizimle paylaşır mısınız?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Nehir, biz sadece iki yıllık bir üniversite olduğumuz için fazla istatistiğimiz yok. Ama daha iki gün önce 8 işletme öğrencisini %100 bursluya terfi ettik.
Bizdeki kural çok açık. 80 öğrencili bir bölümde isen, ilk 8’e girersen (ek bazı şartlar var, ortalaman 3.00 veya daha yukarıda olacak, F veya W almamış olacaksın) bursa hak kazanıyorsun. İlk 2 öğrenci %100, ikinci iki öğrenci %75, sonraki iki öğrenci %50, son iki öğrenci de %25 burs alıyor. Bir yıllığına geçerli. Sürdürmek için hep tepede kalman gerekli.

Alev Kocaşaban

Sayın Hocam
Üniversitenizle ilgili araştırdık ve Turizm Otelcilik bölümü ilgimizi çektı. Tanıtımınızde 31 Temmuz 2010 Cumartesi ve 01 Ağuston 2010 Pazar Sn. Hüsnü Özyeğin Adaylar ve Aileleriyle Buluşuyor programınızda olduğunu gördük. Biz İzmirden geleceğimiz için Sn. Hüznü Özyeğin ile görüşebilmek için Randevu alabilrimiyiz veya geldiğmizde firsat bulursak mi görüşebileceğiz. Bilgi verirseniz seviniriz saygılar

Prof. Dr. Erhan Erkut

Alev merhaba. Takdir edersin ki, Hüsnü Bey’e ulaşmak her zaman çok kolay olmayabiliyor. Ama kendisi üniversiteye çok büyük önem verdiği için programını zorlayarak elinden geldiğince tanıtım günlerinde aramızda oluyor. 4 Ağustos Çarşamba günü Hüsnü Bey tanıtıma katılacak ve soruları cevaplayacak. Ben her gün tanıtıma katılıyorum. Bekleriz.

Tarık
Eğitim modeli açısından yurt dışından örnek aldığınız üniversiteler var mı?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Tarık, Türkiye’de iki büyük ekol var: Orta Avrupa ekolü (İstanbul, İTÜ…) ve Amerikan ekolü (Boğaziçi, ODTÜ, …). Biz Amerikan ekolünde bir üniversiteyiz. Belirli bir üniversiteyi örnek almadık. Fakat fikir vermesi açısından birkaç isim verebilirim. Girişimciliği desteklemede Stanford ve MIT’yi örnek alıyoruz. Girişimcilik eğitiminde (işletme) Babson’u, yenilikçi mühendislik eğitiminde Olin’i örnek alıyoruz. Yönetici eğitimi programlarında INSEAD’i, kuluçka merkezi ve melek yatırımcı ağı konularında IESE’yi örnek alıyoruz. Yakın zamanda kurulup önemli yerlere gelen üniversite örneklerimiz de Hong Kong ve Singapur’daki üniversiteler.

Hilmi Uğurlu
Sayın Rektör, geleceğe ilişkin hedefleriniz neler? Örneğin 2023 yılında nasıl bir Özyeğin Üniversitesi hayal ediyorsunuz?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Hilmi, 2023’u hayal edemiyorum dersem bana kızar mısın? O kadar hızlı gidiyoruz ki, şu anda 3-4 seneden ötesi için fikir yürütmek gerçekten boş olur. Ama üniversitenin 2010-2015 stratejik planını yapmış birisi olarak sana 2015 için şunları söyleyebilirim: 5,000 öğrenci, 250 öğretim üyesi ve görevlisi, 250 idari personel, tümüyle bitmiş bir kampüs (içinde otel ve ilköğretim okulu+lise olan), sadece Türkiye’nin değil Doğu Avrupa, Balkanlar, Kuzey Akdeniz ve Orta Doğu’nun en aktif girişimcilik ünitesi, açtığımız her programda Türkiye’de ilk beşi, dünyada ilk 200’u hedefleyen bölümler, patentlerde Türkiye’de bir numara, aktif olduğu her alanda master/doktora programları olan, yönetici eğitim programlarında lider, yabancı öğrenci oranı %10’un üzerinde, burs oranları hala kanunen zorunlu olan oranların (%15) çok ötesinde olan, lisans taban puan olarak tüm vakıfların önünde, devlet üniversiteleri ile çekişen, mezunları kapışılan, son derece sadık ve etkin bir mezunlar derneği olan bir üniversite. Bunlar hayal değil, hedef.

Sadık Kurtcan
Kent üniversitesi olarak kendinizi tanımlıyorsunuz ama Çekmeköy kampüsüne geçince bir kampüs üniversitesi olmayacak mısınız?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Sadık merhaba. Özyeğin Üniversitesi’ni 3 yıl önce İstanbul’un merkezinde, Altunizade’de kurduk. Geçtiğimiz yıllar içerisinde rahatlıkla genişleyebileceğimiz, araştırma merkezlerimiz, yurtlarımız, sosyal merkezlerimiz ve fakültelerimizle bulunabileceğimiz bir kampüs mekanı aradık. Buradaki en önemli kriterlerimizden biri İstanbul’a uzak olmaması, şehirden kopuk olmaması idi. Özellikle İstanbul dışından gelecek öğrencilerimiz için kampüsün İstanbul’dan uzak olmamasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Üç yılın sonunda kriterlerimizi karşılayan Çekmeköy’deki arsayı bulduk. Çekmeköy kampüsümüz köprüye 15 dakika uzaklıkta ve Boğaz geçişi için yeni yapılacak köprünün de güzergahı üstünde. Dolayısıyla İstanbul’dan kopuk olmayan bir kampüs üniversitesi olacağız.
Ayrıca Altunizade kampüsümüzü bırakmıyoruz. İngilizce Dil Öğretim Okulu, isletme yükseklisans programları, yönetici eğitimleri ve kuluçka merkezinin faaliyetleri Altunizade kampüsünde devam edecek. Yani hem kent hem de kampüs üniversitesi olacağız.

Melike Sabanoğlu

Türk üniversitelerinin dünya klansmanında bu kadar geride kalmasının, hatta esamesinin bile okunmamasının nedeni ne olabilir sizce? nerde hata yapılıyor? Özyeğin bu bağlamda nasıl bir fark yaratacak?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Melike merhaba. Çok güzel bir soru sorduğunu düşünüyorum. Ben de geçtiğimzi aylarda dünyada geçerli olan üniversite sıralama sistemlerini ve bu sistemlerin kullandığı kriterleri detaylı bir şekilde inceledim. Oldukçe teknik ve detaylı bir konu olmasına rağmen özetle şunu söyleyebilirim: Dünyada yaygın olarak altı sıralama sistemi kullanılıyor. Bu altı sıralamanın hiç birisinde Türk üniversiteleri ilk 250’ye giremiyor, bununla birlikte bazı sıralamalarda Türk üniversitelerinin ilk 500’e girmesi mümkün olsa da fazla yukarı tırmanabilmeleri çok zor, çünkü Türk üniversitelerinin araştırma çıktıları zayıf. Türk üniversitelerinin dünya sıralamalarında yukarılara çıkmasının tek yolu araştırma çıktılarını yukarıya çekmek. Biz Özyeğin Üniversitesi olarak henüz ilk iki senemizde araştırma alanında önemli bir yol katettik. Esra Erdoğdu’nun sorusuna verdiğim cevapta da dediğim gibi, Mesela ABD’deki University of Texas at Dallas’ın yayınladığı sıralamada; Pazarlama alanının en önemli dört süreli yayını kabul edilen Journal of Consumer Research, Journal of Marketing, Journal of Marketing Research ve Marketing Science’da 2009 yılında yer alan makale sayılarına göre, dünya sıralamasındaki işletme okulları arasında ilk 100′e giren Türkiye’den tek üniversite Özyeğin oldu. İlgilenen herkese “İlk 500 ve Türk Üniversiteleri” makalemi e-mail ile gönderebilirim. Bana bir e-mail yazmanız yeterli: erhan.erkut@ozyegin.edu.tr.


Betül
Ikinci yabancı dil olarak hangisine önem veriyorsunuz?

Prof. Dr. Erhan Erkut

Betül merhaba. İkinci yabancı dil olarak önerim kesinlikle Rusça veya Çince. Eğer bu iki dili kesinlikle istemiyorsanız, bir diğer önerim İspanyolca olacak. Gelecek bu ülkelerde. Şu anda Rusça veya Çince’yi iyi bilen bir Türk’ün geleceğinin çok açık olduğunu düşünüyorum. Ama tabii ki öncelikle çok iyi bir şekilde İngilizce’yi bilmek şart.

mehmet

Selam hocam…
Ben bu sene sınava giren bi öğrenci olarak üniversitenizi elimden geldiğince araştırdım ve ve araştırmaktayım.sizin ve üniversiteniz hakkında çok güzel şeyler duyduk.gelecekte de önünün çok açık olduğunu söyledi rehberlikçim.

Şu an iyi yolda olan üniversiteniz hakkındaki endişelerimi rehberlikçime anlattım. Yeni bir üniversite olduğundan sıradan bir üniversite olarak kalmasından korkuyorum açıkçası. Ben de bir mühendislik istediğimden iyi bir üniversitenin şart olduğunu düşünüyorum. (endüstri müh.) Bir çok kişi tarafından şu yorum yapılmakta. Mühendsilik için İTÜ-ODTÜ-BOĞAZİÇİ olmalı deniyor. Siz ne dersiniz bu tür yorumlar için?
teşekkürler..:)

Prof. Dr. Erhan Erkut

Mehmet selamlar. Üniversitemizle ilgili güzel sözlerin için çok teşekkürler. Yeni bir üniversite olduğumuz için bazı endişelerinin olması son derece doğal. Özyeğin Üniversitesi’ni son derece sağlam temeller üzerine kuruyoruz. Şunu unutma lütfen, Özyeğin Üniversitesi yeni, ama Hüsnü Özyeğin yeni değil, ben yeni değilim. Üniversitemizin Mütevelli Heyeti’nde 3 eski rektör var. Üniversitenin yönetim kadrosundaki 5 profesörün toplam 100 yılın üzerinde deneyimi var. Risk değerlendirmesini iyi yapmayi bilen toplam 40 akademisyen çok seçkin üniversitelerde ve araştırma kuruluşlarındaki görevlerini bırakıp bizi seçti. Bunlarin 34 tanesi yurt dışından, 6 tanesi de Türkiye’nin en iyi vakıf üniversitelerinden bize geldi.

Endüstri Mühendisliği konusuna gelince… Bahsettiğin üniversiteler tabii ki alanlarında kendini ispatlamış, güçlü üniversiteler. Biz de güçlü bir akademik kadroyla endüstri mühendisliği eğitimine başladık (ve bu kadro büyüyecek). Endüstri Mühendisliği eğitimini İşletme programıyla yakın işbirliği içinde veriyoruz. Girişimci mühendisler yetiştirmek üzere bir program hazırladık. Bizim yetiştirdiğimiz endüstri mühendislerinin iş planı hazırlama, kendi iş fikrini geliştirme donanımı da olacak. Dolayısıyla sadece mezun olup bir kuruma girip çalışırım demiyorsan, kendi işini geliştirmek, girişimci bir mühendis olmak gibi bir hedefin varsa sana kesinlikle Özyeğin Üniversitesi’ni öneririm.

“Sıradan bir üniversite kalmasından korkuyorum” demişsin. Bir hiç sıradan “olmadık” ki sıradan “kalalım.” Her öğrenciye burs vererek açılan tek üniversiteyiz. Dört farklı burs kategorisi (%100, %75, %50, %25) tanımlayıp toplumun her kesiminden öğrenci almaya çalışan tek üniversite idik (ama maalesef bu yıl %75 burs YÖK tarafından kaldırıldı). Devlet üniversitelerinden hoca almadan açılan tek üniversiteyiz. Hocalarının %85’ini yurt dışından getiren tek üniversiteyiz. Lisans programı için eğitim kredisi uygulamasını başlatan üniversiteyiz. Her başarılı öğrenciye staj garanti eden tek üniversiteyiz. Pazarlama alanında dünyada ilk 100e giren tek Türk üniversitesiyiz. Çevre dostluğunu belgeleyen LEED sertifikası alan ilk kampüs bizimki olacak. Bahsettiğin üç üniversite de bize kıyasla çok daha eski ve köklü. Ama hiç şüphen olmasın ki, 5 sene içinde (yani sen mezun olduğun zaman) biz kişi başına araştırma çıktısı olarak bu okulların hepsinin önünde olacağız. Sebeplerini okumak istiyorsan sana da “İlk 500 ve Türk Üniversiteleri” makalemi öneririm. Bu arada listene Bilkent, Koç, ve Sabancı’yı dahil etmemiş olmana şaşırdım. Makalemde de göreceğin gibi bu 3 üniversite devlet üniversitelerini araştırma çıktılarında epey geride bırakmış durumdalar. Fakat tabii öğrenci kalitesi açısından bahsettiğin üniversiteler önde (çünkü hem iyi eğitim veriyorlar hem de ücretleri çok uygun).

http://www.ozyegin.edu.tr/

http://twitter.com/ozyeginuni

http://www.facebook.com/ozyeginuniversitesi

http://twitter.com/ErhanErkut

Yorum Sahası

  • pervin diyor ki:

    erhan hocanın konuşmasını dinlemiştim o zamandan beri takip ediyorum gerçekten mükemmel biri. bu şeyleri gördükten sonra hacettepe üniversitesini bırakıp özyeğine geçmeyi istedim resmen. öğrencileriyle oturup konuşan maç yapan bi hoa bizim rektörle değil maç yapmak suratını görmek mümkün değil bi yığın koruma kapıda

  • nurgul diyor ki:

    türkiyede okuyan bir öğrenci yurtdışındaki bir üniversiteye gidebilirmi???

  • Rashad diyor ki:

    Hi! Firstly, I want to thank you for this forum. My name is Rashad and I am from Azerbaijan. This year I took YOS exam and my result was 66.614. I am going to apply this university with the great pleasure. Now my financial status is not high for the payment. So I want to choose 100% waiver for the Bachelor of Science in Electrical and Electronics Engineering program. Can I take this program with these result and waiver? Additionally do you have any features for the foreign students entered to Ozyegin University? Please inform me about these! Thank you very much for the this attention!

  • Kamil Ozkan diyor ki:

    Erkut Hocaya verdiği güzel cevaplar için teşekkürler. Gerçekten her üniversiteye böyle değerli hocalardan bol bol lazım.

Görüş Bildir

Login with Facebook: