Feridun DüzaÄŸaç One’a KonuÅŸtu
O hassas bir gönül adamı, güçlü bir ÅŸarkı yazarı, besteci, yorumcu, iyi bir dost, entellektüel bir aydın ve kızına son derece baÄŸlı bir BABA. Müzik kariyeri boyunca ‘Beni Rahatta Dinleyin’, ‘Köprüden Önce Son Çıkış’, ‘Tüm Hakları Yalnızlığıma Aittir’, ‘Orjinal Altyazılı’, ‘Bir Devam Filmi’, ‘Uykusuza Masallar’ albümleriyle sevenlerine seslenen sanatçı ‘Alev Alev’, ‘Buralardan Gitme’, ‘Beni Bırakma’ gibi hit olmuÅŸ birçok ÅŸarkısıyla aşıkların birbirine anlatamadıkları derin duygularına tercüman olmuÅŸtur. Kırık kalpli ÅŸarkıların mimarı olan ÅŸarkıcı ÅŸarkılarında barındırdığı hüzün ve karamsarlık duygularının aksine çok neÅŸeli ve pozitif kiÅŸilÄŸe sahip. Güçlü bir söz yazarı hatta ÅŸair olan Feridun DüzaÄŸaç aslında hayatı ve müziÄŸi ÅŸiir güzelliÄŸinde yalın ve akıcı yaşıyor ve bizlere yansıtıyor. Müzikal kimliÄŸi, söz yazmadaki ustalığı ve idealist duruÅŸuyla fark yaratan sanatçıyla reportajımı aktarıyorum sizlere.
Röportaj:İlkay Sağlam Köroğlu
-Yeni albümünüz ‘FD7′ tamamlandı. Her yeni çıkan albüm çok iyi oldu derler. Albüm içinize sindi mi? Gelen tepkiler nasıl?
Her çıkan albümden sonra ‘iyi oldu’ demek ÅŸarttır. Albüm iyi olduÄŸu hissedilmeden yapılmıyor zaten. Müzik sektörünün yaÅŸadığı ÅŸartlarla alakalı olarak zor tamamlanan bir albüm oldu. Albüme baÅŸka bir isim koyulsaydı ‘Dost İşi’ denebilirdi açıkçası.Çıkış ÅŸarkımız ‘Mütemadiyen AÄŸlıyorum’ sınıfı geçti.
-Albümde kimlerle çalıştınız?
Son dört albümde olduğu gibi Cengiz Köroğlu ile,son iki albümde olduğu gibi Can Alper ile çalıştık. Bir şarkının aranjesini de Oya Erkaya Arman yaptı. Bugüne kadar konserlerimde bana eşlik eden müzisyenlerin hemen tamamının albümde katkıları oldu. Bu anlamda da geniş katılımlı bir albüm oldu.
-Albümün ilk klibi ‘Mütemediyen AÄŸlyorum’ ÅŸarkısına çekildi. Klipte aÅŸk yenileme makinasına baÄŸlanmış, aÅŸktan sonra yara saran bir anlatıcı olarak görünüyorsunuz. Fikir nasıl çıktı?
Fikir yönetmenimizden çıktı tabi ki.’AÅŸk yenileme makinası’ olarak hayal ettiÄŸimiz aleti de günlerce ofislerinde imal ettiler. Biz ‘Bir cinayet,iki katil’ cümlesinden yola çıkarak olay yeri, suç mahali gibi kriminal bir görseli olsun diye istekte bulunduk. Tabi yönetmen insiyatifini kullanarak baÅŸkalaÅŸtırdı, iyi de oldu. Klibin yönetmeni genç bir arkadaÅŸ ve çok heyecanlı. DiÄŸer ÅŸarkıların kliplerinde de onla çalışabiliriz diye düşünüyorum. Klip çok beÄŸenildi, bu durumdan çok memnunum;çünkü klibin beÄŸenilmemesi albümün enerjisini düşüren bir etkendir.
-Bu yıl katılmayı düşündüğünüz festival ve konserler var mı?
-Martın sonundan itibaren tanıtım konserleri yapıyoruz tabi ki ama asıl ümidimiz Mayıs ayındaki üniversite şenlikleri. Her zaman gençlerden ortalamanın üstü bir ilgi görüyoruz ve bu albümden sonra bu ilginin artacağını düşünüyorum.
-Yaptığınız albümlerden en sevdiğiniz veya sizce en başarılı olan hangisidir?
-En baÅŸarılı olan tartışmasız ‘Orjinal Altyazılı’ adlı albümümdür ama benim favorim tüm ÅŸarkıları Cengiz KöroÄŸlu’nun aranje ettiÄŸi ‘Tüm Hakları Yalnızlığıma Aittir’ adlı albümüm. O albüm bende çok baÅŸka bir yerde duruyor.
-Sizi en çok yansıtan şarkılarınız hangileridir?
Sözün ön plana çıktığı bir müziÄŸim var benim daha çok. Sözüyle ayrılan bir adam olduÄŸum için ‘Yeniköy’ ÅŸarkımı ben çok seviyorum. Söz yazma mantığımda geldiÄŸim nokta açısından beni karşılayan ve tatmin eden bir ÅŸarkı. Son albümümde de Rüya’yı çok benlik buluyorum.
-Bu kadar güzel şarkı sözünü nasıl yazıyorsunuz? Çok kitap okumak etkili bir unsur mu?
Gençlğimde edebiyatla makul oranda haşır neşir olmam beni etkilemiştir. Hakikaten her biri bu ülkenin idolü olmuş müzisyen ve şarkı yazarlarını dinlemenin de etkisi var tabi. Her birinin ayrı ayrı ve farkedilmeyen katkıları olmuştur.
-Sizin için ‘Kırık Kalpli Åžarkıların Ozanı’ denebilir. Kalbiniz çok kırıldı mı?
Evet. Ben zaten kendi kalbimi kırmaya da meyilli bir adamım. Bu biraz yapı ve karakterle ilgili bir durum.
-Müzisyenliğin yanı sıra oyunculuk deneyimleriniz de var. Sahnede şarkı söylemekle kamera önünde oynamak arasında benzerlik var mı?
Hiçbir benzerlik yok. Biri çok gerçek. DiÄŸeri adı üstünde ‘gibi yapmak’ yani oynamak. Åžimdi baktığımda özellikle televizyonda yaptığım iÅŸleri çok doÄŸru bulmuyorum. Sinemayı ayrı bir yere koyarak televizyon için uzunca bir süre bir ÅŸey yapmayı düşünmüyorum. Zaten öyle çok teklif alan bir yanım da yok.
-Televizyonda bir müzik performans programı yapmayı düşündünüz mü?
Birkaç yıl öncesine kadar müzik performans programı adına çok deÄŸerli programlar vardı. Bunların sırayla yayından kaldırılmış olması bizim adımıza özellikle ÅŸarkı yazarları adına büyük talihsizlik. İlk olarak Åžafak Ongan’ın ‘Frekans’ adlı programı ve Burhan ÅžeÅŸen’in ‘Yorumsuz’ adlı programı bir albümü tanıtmak amaçlı çok doÄŸru yapımlardı. Televizyonda ‘reyting canavarı’ denilen bir canavar var ve bu ilk olarak kültür sanat programlarını yiyiyor. Bu canavar kültür ve sanatla beslenmiyor. Basitlik,ucuzluk ve içi boÅŸlukla daha çok ilgileniyor. Ben aktif bir ÅŸarkıcı olarak program yapıp kağıt üzerinde aynı iÅŸi yaptığım insanlarla sohbet etmeyi çok doÄŸru bulmuyorum. Özellikle müzik hakkında yazmak ve eleÅŸtiri yapmak konusunda çok ciddi teklifler var bana ama aktif olarak ÅŸarkıcılığa devam ederken böyle birÅŸey yapmayı çok etik bulmuyorum doÄŸrusu.
-Korsan,internetten şarkı indirme ve müzik sektöründeki sıkıntılarla ilgili söylemek istedikleriniz nelerdir?
Bu bir kültür meselesi ve yerleşmiş bir kültür. Korsan CD leri bulup imha etmek ya da bunu yapan insanları kınamakla da bir yere varılmıyor. Bence müzik yapımcıları zaten kağıt üzerinde varlar ve bu gerçekle barışıp başka hamleler yapmaları gerekiyor. Bir albümün maliyeti, bir kurumun güncel bir gazetenin arka sayfalarına verdiği ilanların maliyetine eşdeğer. Belki sponsorluğa özendirmek gerekiyor. Eskiden olduğu gibi düşük maliyetli bir metayı çok yüksek karlarla satmak imkansız. Nüfusu bizim ülkemizin yedide biri olan bir ülkede yasal albüm satışı beş kat fazla. Maalesef bu biraz alışkanlık meselesi. Biraz da emeğin ve fikrin yeteri kadar algılanamıyor olmasından kaynaklanıyor.
-Ülke ekonomisinin ve müzik sektörünün çok sıkıntılı olduğu bir dönmede yeni albümünüzü hazırladınız. Yatırımcı desteği olmadan kendi imkanlarınızla yaptınız albümü. Bunu başarabilmenin zorlukları nelerdir?
Şöyle bir zorluğu var ki param kalmadı. Bunu yaptım ne mutlu bana ama bir ikincisini yapabilmek için biraz kazanmam gerekecek. Bu şartlarda bir daha da yapmam doğrusu.Bir kızım var ve onun geleceğini düşünmek zorundayım. Aslında durum bu kadar da dramatik.
-Yorumcu, besteci, sözyazarı kimliÄŸinizin yanı sıra ‘Baba’ kimliÄŸiniz de var. Kızınızla iliÅŸkiniz nasıl? Onun nasıl yetiÅŸmesini isterdiniz?
Ben saydığınız bu özellikler arasında ‘Baba’lığı birinci sıraya koyarım. Aynaya baktığımda ünlü bir ÅŸarkıcı deÄŸil kızımın babasını görüyorum. Kızmdan ayrı yaÅŸayan bir baba olmama raÄŸmen kızımla iliÅŸkim çok iyi. Zaten yıllardır ayrı yaşıyor olmamızın vicdan sızısını üzerimden atabilmiÅŸ deÄŸilim. Kızım en büyük neÅŸe kaynağım ve yaÅŸama sevincim.
-Müzik dışında yapmaktan keyif aldığınız aktiviteler nelerdir?
Fotoğrafa merak sardım son yıllarda,kendime ve kendimce çekiyorum. Sinema zaten olmazsa olmazım benim. Televizyonla ilişkim futbolla sınırlı. Aslında sıradan ve küçük bir hayatı olan bir adamım açıkçası.


























Yorum Sahası
Henüz yorum yok; ilk olmak ister misin ?
Görüş Bildir