GiriÅŸim ve GiriÅŸimcilik

Yeni bir iÅŸ kurarken ilk yıllar en zor yıllardır.. Hele ilk 6 ay… Dünya size karşı birleÅŸmiÅŸ, kartel oluÅŸturmuÅŸ gibi hissedersiniz. Yılmayın bu günler çabuk geçer.

girişim ve girişimcilikÜniversitedeki hocalarınız, aileniz, arkadaşlarınız, vergiler, kanunlar ve daha birçok faktör sizi girişimci olmamaya yöneltse de, siz içinizden gelen bu heyecanı sakın kaybetmeyin. Sizi desteklemek adına vazgeçirmeye çalışanlara kulak asmayın. Sürekli olarak size bir işe girip maaşla çalışmak tavsiye edilebilir. Aldırmayın, devam edin girişimcilik damarlarınızda varsa sizi kimse tutamaz.

Girişimin Önemi

Hem kendi ideallerinizi gerçekleştirmek adına hem de ülkemize faydalı birer işadamı olmak adına bunu yapmalısınız. Denemeden başaramazsınız. Ama sakın sadece işsiz kadığınız için girişimci olmaya kalkmayın. Zira, işsiz kalmanız girişimci olmanıza ancak ve ancak vesile olabilir.

Tabi bir de şu var; girişimciliği okuluna giderek öğrenebilir misiniz? Elbette ki bu da mümkün. Böyle bir okul bulabilirseniz çok faydalı olabilir.

Åžurası bir gerçektir ki ideallerinizi gerçekleÅŸtirebileceÄŸiniz bir ortamı ücretli çalışma hayatında kesinlikle bulamazsınız. İşinizle ilgili sizin ürettiÄŸiniz fikirler/projeler hep müdürlerin, genel müdürlerin baÅŸarı hanesine yazılır. Ve onlar için bir tehdit unsuru olduÄŸunuz gerçeÄŸi iÅŸsiz kalmanıza bile sebep olabilir. Tecübeyle sabit…

Aynı zamanda ülkemizin temel sorunlarından biri olan “İşsizlik Sorunu” da sizin gibi giriÅŸimcilerin sayesinde büyük ölçüde çözümlenebilecektir. Zira kurduÄŸunuz iÅŸ mutlaka birilerine istihdam olanağı saÄŸlayacaktır. 1 kiÅŸi, 2 kiÅŸi veya 100 kiÅŸi hiç farketmez, yaptığınız katkı çok büyük. İşiniz “One Man Show” olsa bile! En azından iÅŸsizler hanesinden bir kiÅŸi eksilecek üretenler hanesine bir kiÅŸi yazılacaktır. Ki bu bile 2-0 öne geçmek demektir.

İdeal Girişim Çağları?


GiriÅŸiminizi yapabileceÄŸiniz en ideal yaÅŸ nedir? Bence Üniversiteyi bitirmeden hemen önce veya bitirdikten en geç 1 sene sonra giriÅŸiminizi gerçekleÅŸtirmeniz gerekmektedir. Yoksa maaÅŸla çalışmanın getireceÄŸi rehavetten kolay kolay kurtulamazsınız. Tabiki bunu yapabilmeniz için üniversite yıllarınızı boÅŸ geçirmemiÅŸ olmanız gerekir. Mesela bir kulüpte faal olarak görev almak, stajınızda fotokopi odasından kurtulabilmiÅŸ olmak önemli faaliyetlerdir. Öğrencilik tabiriyle; “Sudan çıkmış balık olmamanız gerekir.”

Ne yapacaksınız ve nasıl yapacaksınız?


Öncelikle yapmayı düşündüğünüz işle ilgili bir yapılabilirlik (Fizibilite) çalışması hazırlamanız gerekir. Bu konuda internette birçok örnek ve kaynak bulabilirsiniz.

Bu çalışmadan sonra hemen bir İş Planı yapmalısınız. Pazar Araştırmaları, Pazarlama ve Satış Planları, İşgücü Planları, Tahmini Satış Rakamları, Finansal Veriler genel olarak birbiri ile uyumlu olacak şekilde ve mantıklı dayanaklarla hazırlanmalı, fazla hayalci olmamalı.

İlk zamanlarda ne yapacağınıza karar vermişsinizdir ama nasıl yapacağınız konusunda sürekli değişiklikler olur. Çünkü teknolojiler ve uygulamalar da sürekli gelişir ve değişir. Bu değişimi özümseyebilmeniz gerekmektedir. Sırf trendi takip etmek için bir yöne giderseniz hapı yuttunuz demektir. Yeni teknoloji lansmanlarında reklamlara sakın kanmayın! Ürünü iyice incelemeden bu alanda yoğunlaşmak gibi bir risk almayın. Siz tam kendinize bir yol, bir strateji belirlemişken birden yepyeni uygulamalar çıkar ve siz yine bu yeni uygulamaları kovalamak zorunda kalırsınız.. Yaptığınız planlara uymaya çalışın ve her aksaklıkta planlarınızı revize etmekten de korkmayın.

Girişiminizi, Ürününüzü Kime Satacaksınız?


giriÅŸimcilikGiriÅŸiminizi baÅŸarıya dönüştürebilmeniz için kimlerle iÅŸ yapacağınızı anlamanız gerekir. Türkiye’deki ve Dünya’daki ÅŸirketlerin ve ürünlerin soy aÄŸacını ana hatları ile çıkartabilmelisiniz. Mesela; hangi marka kime ait… Kim kiminle iÅŸ yapıyor… Åžirketlerin yönetiminde kimler çalışıyor… Aile iliÅŸkileri… edinmeniz gereken temel bilgiler. İş dünyasından uzak birisinin giriÅŸim yapabilmesi mümkün deÄŸil demiyeceÄŸim ama çok zordur. Zira bu iliÅŸkiler yumağını (Matrix) tanımlayamazsanız bu yumaÄŸa dolanır kalırsınız.

Peki bu ÅŸirketleri, CEO’ları nasıl tanıyacak ve onlarla nasıl tanışacaksınız? Fuarlara, konferanslara katılın ve bol bol dinleyin. Kokteyllere katılın, içkinizi (veya meyvasuyunuzu) için, çerezinizi yiyin.. Ayak üstü birilerine hemen yanaşın. En kodaman amcalarla muhabbete girin. Terslenebilirsiniz yılmayın. Çünkü onların çoÄŸu da orada birileri ile konuÅŸmak ve tanışmak için bulunuyor. Kalabalığa karışın ki yeni insanlarla tanışasınız. İleride bu tanıştığınız kiÅŸiler sizin için bir bilgi kaynağı, bir partner ve hatta bir müşteri olabilir.

Mesela Cem Boyner, Ferit Şahenk çok sıcak insanlardır. Gördüğünüz yerde hemen atılın. Sizi ilgi ile dinleyecek ve hemen yardımcıları ile tanıştıracaklardır. Ama sakın Sabancı Ailesinin televizyonlardaki sempatik hallerine kanmayın. Zira korumaları ile sıcak temasa girmek zorunda kalabilirsiniz.

Nasıl Pazarlayacaksınız?
İlk aylarda hiç pazarlama yapmanıza gerek yokmuÅŸ gibi gelir size. Çünkü kendinize göre siz çok deÄŸerlisinizdir. Fikirleriniz de çok deÄŸerlidir, ürünleriniz de, ama sadece size göre. Müşteri size gelecek sanırsınız. Yanılıyorsunuz.. Fikirleriniz ne kadar deÄŸerli olursa olsun müşterinin ayağına siz gitmek zorundasınız. Ve de bıkmadan usanmadan anlatmanız gerekir, kendinizi, ürünlerinizi. Kendinizi de anlatmalısınız, çünkü “İnsanlar sevdikleri ÅŸeyleri sevdikleri insanlardan alır.” Yani kendinizi sevdirmek zorundasınız. Ama bıktırmadan anlatmaya dikkat edin.

En kötüsü ise hiç referansınız yoktur. Ve herkes de size “Bizim sektörden kiminle çalıştınız” demektedir. Siz de kendi kendinize “Ah birkaç müşteri kopartabilsem o zaman kimse beni tutamaz” dersiniz.. Bu sorunu yavaÅŸ yavaÅŸ aÅŸarsınız.. Merak etmeyin ilk 1 seneyi kazasız belasız atlatabildiyseniz fena sayılmayacak sayıda referans yapmışsınız demektir. Artık referanslarınızda nitelik aramaya baÅŸlarsınız.. Yani daha büyük ve tanınmış firmalara yönelme ihtiyacı hissedersiniz.

Büyük müşterilerde rekabet daha yoÄŸun bir ÅŸekilde karşınıza çıkar.. Büyük ÅŸirketlerle çalışmanın olumsuz bir tarafı da iÅŸler çok ağır yürür; “Yönetim Kurulundan imza bekliyoruz.”, “X Departmanından henüz bana dönmediler.” gibi gerekçeler öne sürerler. En çok pazarlığı da büyük ÅŸirketler yapar ve de paranızı ödemeyi de hep geciktirirler. Büyük firmalarla çalışmanın birçok iyi tarafı da vardır diye sıralanan birçok gerekçenin hemen hepsi geçersizdir. En önemli gerekçeniz yapılacak iÅŸin karşılığında alınacak para ve referans listenize ekleyeceÄŸiniz saÄŸlam markalar/logolardır.. Dolayısı ile büyük sirketlerle mutlaka çalışın en azından önem verdiÄŸiniz birkaç sektörde hedefler belirleyin ve maliyetine de olsa mutlaka iÅŸ yapın. Çünkü bu referanslar küçük ÅŸirketlerin gözünde sizin deÄŸerinizi arttıracaktır.

Küçük Müşterilerle çalışmanın da avantajları vardır; mesela rekabet yok denecek kadar azdır, bürokrasiye takılmazsınız, paranızı zamanında alırsınız. Küçük ÅŸirketler borçlarına sadıktırlar. Küçük ÅŸirketlerle çalışmanın dezavantajı ise bu tür ÅŸirketlerin yeni teknolojiler vb. konularda bilgili elemanları yoktur. Kendinizi anlatmakta güçlük çekebilirsiniz. Dolayısı ile gereksiz ayrıntılara girmeyin, iÅŸinizi nasıl yapacağınız ve hangi teknolojileri kullanacağınız gibi ayrıntıları anlatmanıza gerek yok.. Direkt olarak iÅŸinizi yapın. DiÄŸer bir dezavantaj ise ne istediklerini tam olarak bilemezler. İstedikleri ÅŸeyin ne olduÄŸunu çok iyi tanımlayın ve onlara da projeye baÅŸlamadan önce mutlaka onaylatın. Zira yaptığınız bir iÅŸi tekrar tekrar yapmak en tatsız ÅŸeylerden biridir. Size hem zaman hem para kaybettirir. Müşterinizle külahları deÄŸiÅŸtirme noktasına bile gelebilirsiniz. Aman dikkat…

Risk Sermayedarlarından Yatırım Almak İçin İş Planı Nasıl Hazırlanır?

Risk sermayedarlarına gitmeyi düşünmüyorsanız bile bu iş planını mutlaka yapın çünkü fikrinizi, girişiminizi önce kendinize satabilmelisiniz. Bu iş planı ile girişiminizin güçlü ve zayıf yönlerini görme şansınız da olur. Aynada kendini ikna edebilmek gibi birşey yani.

İş planınızın özeti kısa olmalı ve hazırlayacağınız demeç iki sayfayı aşmamalıdır. Bu alan içinde bütün iş planınızın özeti yer almalıdır.

İş planınızın temel unsurları şunlar olmalıdır:

1. İşin genel kavramı: İşin kendisini, ürünleri ve satılacak pazarı açıklayın. Tam olarak ne satılacak, kime satılacak, kimlerle rekabet edilecek gibi konularda bilgi verin. Ayrıca sizi rekabette farklı kılan özel rekabet gücünüzü tanımlayın.

2. Finansal özellikler: Önemli finansal noktaları, örneğin satış hedefleri, kârı, nakit akışı ve yatırımın geri dönüşünü öne çıkarın.

3. Finansal gereksinimler: Tam olarak işi başlatıp ve büyütmek için ne kadar sermaye gerektiğini ifade edin. Bu sermayenin nasıl kullanılacağını açıklayın.

4. Nihai durum: Şirketin güncel durumu ve bununla ilgili önemli bilgileri sağlayın (kuruluş tarihi, sahipler, çalışanlar, vs.). Yönetim kurulunun kısa özgeçmişlerini eklemeyi unutmayın.

5. Pazar ve rekabet: Sektörün Türkiye’deki ve uluslararası arenadaki durumunu, pazarın büyüklüğünü, rekabet içinde olduÄŸunuz kurumları açıklayın. Rekabet gücünüz ile ilgili olumlu ve olumsuz yönleri açıklayın.

6. Büyük başarılar: Şirketin başarısı için büyük önem taşıyan gelişmeleri açıklayın. Bu tür gelişmeler; patentler, prototipler, konum avantajı, her türlü ürünün gelişmesi için çok önem taşıyan siparişler veya yaptığınız bir deneme pazarlamasının sonuçlarını kapsayabilir.

Genel İstatistikler


giriÅŸimcilikAmerikadaki istatistiklere göre yeni kurulan iÅŸletmelerden %17 si ilk 2 yıl içinde kapanıyor. İlk 2 yılı atlatan ÅŸirketlerin sadece %8′i kapanıyor. DiÄŸerleri yollarına uzun yıllar devam ediyor.

Åžirketleri; çalışanları olan ve çalışanları olmayan (tek kiÅŸilik) ÅŸirketler olarak ikiye ayırırsak; Çalışanları olduÄŸu halde kapanan ÅŸirketlerin % 57′sinin ve çalışanları olmayan (tek kiÅŸilik) ÅŸirketlerin %38′inin sahiplerinin iyi bir iÅŸ teklifi aldığı için ÅŸirketini kapattığı gerçeÄŸi de aslında bu kapanan ÅŸirketlerin önemli bir bölümünün gerçekte batmadığını ortaya koyuyor.

Türkiye ile ilgili elimizde güvenilir bir istatistik olmamakla birlikte ekonomik konjonktürün sürekli deÄŸiÅŸkenliÄŸi, siyasi istikrarsızlık, bürokratik iktidarsızlık, para ve iÅŸ piyasalarının oynaklığı, giriÅŸimi özendirici/destekleyici faaliyetlerin olmaması gibi pek çok faktör benzeri istatistiklerin Türkiye’de çok daha yüksek olması gerektiÄŸine iÅŸaret ediyor. Elimizdeki tek istatistiki veri olan TOBB’un verilerine göre yılda yaklaşık 55.000 ÅŸirket kuruluyor, yaklaşık 28.000 ÅŸirket de kapanıyor. Yeni kurulan ÅŸirketlerin ne kadarının, ne kadar zaman sonra kapandığına dair bir istatistiÄŸe maalesef ulaÅŸamadım. Böyle bir istatistiÄŸe sahip olan varsa kaynağını da belirterek emailime gönderebilir.

Sonuç


Ülkemizde girişimciliğin çok fazla desteklenmediği bir gerçek. Ülkemizde kurulan risk sermayesi şirketleri girişimciliğin desteklenmesi adına olumlu bir gelişme. Ama olumsuz tarafı bu yatırımcıların veya şirketlerin işe başlamamış projelere, satış yapmaya başlamamış girişimlere yatırım yapmaması..

Ayrıca özel şirketler sponsorluğunda birtakım girişim merkezleri kurulmuştur. Sadece sosyal katkı amacıyla ve dolaylı beklentiler amacıyla kurulduğu söylenen bu merkezler amaçlarını değiştirmiş, üzerilerindeki kuzu postunu atmışlardır. Uzun bir süre gayet başarılı çalışmalara imza atmış bu merkezler de artık yozlaşarak ticari kaygılara ve projeleri sahiplenmeye başladılar. Bu merkezlerin yöneticilerinin de girişimciler arasında menfaat karşılığı kayırma yaptığı yönünde bir takım ciddi bulgular var. Dolayısı ile bu gibi merkezlerin de girişimciliği destekleyemeyeceği ortaya çıkmış oldu.

Peki giriÅŸimcilere kim destek verecek veya vermeli; bence 2 alternatif var: 1. Devletimiz 2. GiriÅŸim Okulları. Maalesef ÅŸu anki yasalar ve yönetmelikler giriÅŸimicilere yeterli desteÄŸi veremiyor. İmalat yapmayan, yani hizmet sunan projelere neredeyse hiç destek vermiyor. Vergi Muafiyeti, düşük faizli kredi imkanları ve eÄŸitim desteÄŸi devletimizin giriÅŸimcilere saÄŸlayabileceÄŸi imkanlar. Bu konuda çeÅŸitli otoritelerin çalışmaları olmakla birlikte henüz somut, radikal bir adım atılmış deÄŸil. Umarız… demekle kalıyoruz.

Bir de “GiriÅŸimcik Okulu” olsa çok faydalı olurdu. GiriÅŸim yapmak isteyenler, veya giriÅŸimini yapmış ama iÅŸ modellerinde aksaklıklar eksiklikler olanların bilgilenebileceÄŸi bir rehber olsa harika olurdu. Sizce de öyle deÄŸil mi? Bu misyonu da Üniversiteler ve EÄŸitim Firmaları üstlenebilir. İşte burada biz birÅŸeyler yapabiliriz. Öyle deÄŸil mi?

Doruk Aktoprak

Yorum Sahası

Henüz yorum yok; ilk olmak ister misin ?

Görüş Bildir

Login with Facebook: