Web Girişimciliğinin Ekol İsmi: Çağlar Erol

Çağlar Erol kelimenin tam anlamıyla bir internet girişimcisi/yatırımcısı. cember.net‘i bir internet fenomeni haline getiren Çağlar Erol bu siteyi astronomik bir rakam karşılığında XING’e sattığında herkes o güne dek çok da aşina olmadığımız yepyeni bir sektörün; alışık olmadığımız bir iş biçiminin varlığını kabul etmeye başladı. cember.net son dönemde sayısı hızla artan ve pek çoğu hatırı sayılır cirolarla iş yapan web projeleri için de ilham kaynağı oldu. Bu projeden sonra da enuygun.com gibi pek çok önemli internet projesine yatırım yapan Çağlar Erol sorularımızı yanıtladı.

Röportaj: Ömer Üner

Çağlar Erol deyince insanların aklına ilk gelen Cember.net oluyor. Türkiye’nin en önemli internet projelerinden biri kuşkusuz. Bu denli büyük bir başarı elde etmesinin nedeni ne sizce?

caglar erol ONE DERGİSİ ENUYGUN.COM CEMBER.NETcember.net gerçekten de Türk internet sektöründe çok önemli bir proje oldu. Cember.net’in başarısında bir çok etken var, ama bunlardan en önemlisi bence sunduğumuz hizmette kaliteyi hep ön planda tutmamız oldu. Cember.net, büyük bir kitleye o güne kadar internette ihtiyaç duydukları seviyeli iletişim ortamını sundu. Yüz binlerce iş bağlantısı kuruldu, insanlar birbirleriyle online ortamda iş amacıyla tanışabileceklerini öğrendiler. Sosyal iletişim için de başarılı bir platform oldu; cember.net üzerinde forum adı altında bir çok farklı iletişim ortamında insanlar kendi iş ya da ilgi alanlarındaki diğer insanlarla tanıştılar, sohbet ettiler, hatta çok büyük ve başarılı etkinlikler düzenlediler. Bütün bunlar, cember.net’in bir marka olarak geniş kitlelere ulaşmasını, ve geniş bant internetin geliştiği o günlerde bir çok insanın internete anlam vermesini sağladı.

Uluslar arası bir firma ile birlikte mi Enuygun.com’u kurdunuz?

Enuygun.com’u Berlin merkezli R2 International ile birlikte kurduk. Model, dünyada çok başarılı örnekleri olan “hizmet ve servis karşılaştırması”na dayanıyor.

Enuygun.com hangi amaçla kuruldu ve tam olarak hangi ihtiyacı karşılamaktadır?

Bağımsız ve tarafsız karşılaştırma sitesi Enuygun.com, modern insanın zamandan ve paradan tasarruf etmesini sağlamak amacıyla kuruldu. Enuygun.com’da banka kredileri, araç kasko ve trafik sigortaları, ADSL ve fiber bağlantı tarifeleri ve GSM tarifelerini karşılaştırıyor, kullanıcıların kendilerine en uygun seçeneği seçerek başvuru yapmalarına yardımcı oluyoruz. Ayrıca uçak bileti karşılaştırma modülümüzün de çalışmaları tamamlanmak üzere.

Örneğin bir kredi alacakken dikkat edeceğiniz bir çok konu var. Anapara, vadeler, masraflar, faiz oranları ve benzeri bir çok bilgiyi dikkate alarak 100’ün üzerinde kredi içinden kendinize en uygununu seçmek için normal şartlarda günlerinizi harcamanız gerekirken, Enuygun.com üzerinde birkaç saniye içerisinde bu karşılaştırmayı yapabiliyor, dahası birden çok bankaya aynı anda kredi isteğinizi iletebiliyorsunuz. Tüm hizmetlerimiz kullanıcıların kafa karışıklığını gidererek kendilerine en uygun krediyi, sigortayı, internet bağlantısını ya da cep telefon tarifesini seçebilmesi üzerine kurulu.

enuygun_beyaz

Yatırımcı olarak katıldığınız başka projeler de var sanırım?

Evet, cember.net satışından sonra öncelikle Türkiye’deki en başarılı ve yararlı uygulamalardan biri olduğuna inandığım doktorsitesi.com’a yatırım yaptım. Doktorsitesi.com, şu an 5.000’in üzerinde doktor ve aylık 1.5 milyonun üzerinde tekil ziyaretçisi olan, binlerce makalesi ve yanıtlanan yüz binlerce soruyla Türkiye’nin en büyük sağlık platformu. Sağlık, insanların internet üzerinde en çok araştırdığı konulardan biri, ve doktorsitesi.com da bu konuda insanlara gerçekten çok başarılı bir servis sunuyor. Kurucusu Erden Asena bir uzman doktor, ve eğitimi süresince ilgilendiği bilişime uzmanlığının ardından tam olarak yönelmiş, ve doktorsitesi.com’u oluşturmuş. İnsanlara sağlık gibi en hassas konuda yardımcı olabiliyor olmak, bunu yaparken de başarılı bir servis oluşturmak gerçekten mutluluk verici.

İkinci olarak tasit.com adındaki yeni kurulan bir ilan sitesine yatırım yaptım. Tasit.com, genç ve çok heyecanlı bir ekip tarafından yürütülüyor. Ciddi rekabetin olduğu bu alanda çok büyük hedefleri var. Tasit.com’un başındaki Birol Kabakoğlu, birkaç yıldır bu konuda çalışan, kendisi bilişimci ama oto galericiliği de yapmış, yani işi çok iyi bilen bir kişi. Ayrıca şirketin bir ortağı da Almanya’da ebay ve mobile.de gibi bu alanda çok önemli şirketlerde üst düzey yöneticilik görevleri üstlenmiş Ralph Werner. Bu ekibin bir dikey ilan uygulamasıyla büyük başarılara ulaşacağına eminim.

İnternetin özellikle son 10 yıldaki gelişimini öngörüyor muydunuz?

Tabi ki beklentilerim vardı ve aslında bu yüzden bu sektöre girdim, ama bu kadar hızlı bir büyümeyi öngördüğümü söyleyemem. Geniş bant bağlantı ve paralelinde sosyal medyanın gelişimi sayesinde beş yıl önce bile hayal edemeyeceğimiz kadar geniş bir kitle internete yöneldi. Geçtiğimiz günlerde yolda yürüyen orta yaşın epey üzerinde iki “amca”nın megabitler hakkındaki konuşmalarına kulak misafiri oldum. Annem ve teyzelerimin hepsi messenger yazılımları kullanıyor, Facebook’ta birbirleriyle haberleşiyorlar, merak ettikleri konuları Google’da arıyorlar. Bütün bunlar son 10 yılda internet sayesinde tüm dünyanın değişmesini sağladı; bu kadar ciddi bir değişimi herhangi birinin öngörmüş olması gerçekten zor.

Bundan sonraki 10 yıl için öngörüleriniz neler? İnternet ve bilişim teknolojisi nereye gidiyor?

Son yıllardaki hızlı gelişimi gördükten sonra bence tahmin yapmak nispeten kolaylaştı. Ben artık bir mobil çağına girdiğimizi düşünüyorum. 3G’nin ardından yeni teknolojilerle mobil internet bağlantıları daha da hızlanacak, önümüzdeki yıllarda mobil cihazlardan 100mbit’lik hızlar yaygınlaşacak. Buna bağlı olarak iş modelleri de değişecek; lokasyon bazlı servisler güç kazanacak. İşletmeler herkesin hızlı bağlantıyla bağlı olduğu bu yeni dünyaya yönelik karmaşık CRM uygulamaları geliştirme ihtiyacı duyacaklar.

Yavaş yavaş internet üzerinde daha geniş kitleye ulaşırken para da kazanan uygulamaların çağına giriyoruz; yani ne pahasına olursa olsun büyümek yerine, hızla büyürken anlamlı gelir modelleriyle para kazanan uygulamaları daha çok görüyor olacağız.

Son dönemde özellikle gençler arasında internet girişimleri hızla arttı. Türkiye’nin ilk internet girişimcilerinden biri olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Ben internet girişimci sayısının artışından memnunum. İnternet işlerinde sınırların çok önemi yok, dolayısıyla eğer açık olan bir alan varsa, yurtdışından bir uygulama hızlı bir şekilde tüm pazarı doldurabilir. O nedenle internette farklı projelerin geliştirilmesi, iç pazarın ihtiyacını yerel uygulamaların zamanında karşılaması açısından çok önemli. Bana sürekli gençlerden iş fikirleriyle ilgili mailler geliyor. Onların heyecanı, bir şeyler yapma isteği bana memnuniyet veriyor.

Tabi işin bir de diğer yönü var: Girişimci olmak iyidir, ama zamanlaması çok önemli. Amerika’da 100 internet girişiminden 95’inin başarısız olduğu söylenir. Türkiye’de bence bu sayı 99’dur. Türkiye’de kullanıcı sayısı çok fazla, ama pazar maalesef hala çok sığ. Para kazanmak gerçekten çok zor. Bir de iş hayatında tecrübesizliğin kayıplarıyla, projelerin başarı oranı daha da düşüyor. Ben gençlerin girişimciliğini destekliyorum, ama bu konuda acele etmeye karşıyım. Emin olun herkesin aklına sürekli fikirler geliyor, ama bu fikirleri hayata geçirmekte acele etmek, çoğunlukla fikri boşa harcamak anlamına geliyor. Ben üniversiteden mezun olan gençlerin hiç değilse birkaç yıl bir şirkette iş tecrübesi edinmesi gerektiğini düşünüyorum. Okullarda işe yönelik yeterli eğitim verilmiyor; okullar teorik bilgi veriyor. İş hayatında edinilecek tecrübe, kendi işini yapacak insanlar için üniversiteden çok daha önemli bir okul olma özelliği taşıyor.

Sosyal medya fenomeni önlenemez yükselişini sürdürüyor. Geleceğin dünyasında sosyal medya ne ölçüde kendine yer bulacak?

Çok güzel bir soru. Sosyal medya, insanların online dünyadaki izdüşümü, ve iletişim de temel bir insan gereksinimi. Online dünya geliştikçe, insanların bu dünyadaki izdüşümleri de gelişecek. Ben sosyal medyanın önümüzdeki dönemde hem yüksek hızlı, hem de lokasyondan bağımsız internet sayesinde bir evrim geçireceğini, ve herkesin her an bağlı olduğu, video bazlı, bugünkünden çok daha “sosyal” bir ortama doğru ilerleyeceğini düşünüyorum. Yani bir on yıl sonra şimdiki neslin bile şaşıracağı bir sosyal ortama doğru gittiğimize inanıyorum.

Caglarerol.com adında bir blogunuz var. Gelişmiş ülkerlerde kullanılan anlamıyla bir blogger olduğunuzu söyleyebilir miyiz?

Aslında gelişmiş ülkelerle bu anlamda karşılaştırmak çok doğru değil. Her ülkede çok fazla insan blog yazıyor, bazıları çok yazıyor, bazıları az… Ben az yazanlardanım. Blogumu sadece ilgi duyduğum iş alanındaki düşüncelerimi paylaşmak için bir ortam olarak kullanıyorum. Okurlarımın yorumları ve ilgisi beni mutlu ediyor. Son dönemde maalesef bir çok blog yazarının başına gelen benim de başıma geldi, ve iş yoğunluğum yüzünden blogumu epey ihmal ettim, ama bu dönemi atlattıktan sonra yine eski aktif günlerime dönmek istiyorum.

Hangi konularda yazıyorsunuz çoğunlukla?

Benim blogumum başlığı “Türkiye’de web girişimcisi olmak”. Blogumda bu sektörde yaşadıklarımı, tecrübelerimi ve düşüncelerimi anlatmaya çalışıyorum. Girişimcilere kendi deneyimlerimi elimden geldiğince aktararak onların benim yaptığım kimi hataları yapmalarını önlemeyi amaçlıyorum. Yatırım, ortaklık vb konularda pek kaynak olmadığının farkındayım, o nedenle elimden geldiğince o konulardaki bilgilerimi de paylaşmaya çalışıyorum. Yani internette iş yapan herkes için hem keyifli, hem öğretici olduğunu düşündüğüm şeyler yazıyorum.

Son dönemde blogların sayısı da hızla artıyor. Bu iyi bir şey mi?

Blog sayısının artması tabi ki çok iyi. Bu, hem “okur”ların sayısının arttığını (ki ülkemizde gerçekten okur sayısının çok olmaması bir sıkıntı), hem de insanların üretme isteğinin arttığını gösteriyor. Blog yazmak, görüş ve tecrübe aktarmak, aslında bilgi üretmektir. İnternette Türkçe kaliteli içeriğin önemli bir kısmını bloglar oluşturuyor, ve blog sayısının artması, eksikliğini hissettiğimiz içeriğin sürekli artması anlamına geliyor.

Türkiye’de yerleşik bir blog kültürü olduğu söylenebilir mi?

Bir kültürün oluşumu uzun ve yaygın bir süreç gerektirir. Blog gerçekten yeni bir kavram, birkaç yıl içerisinde bir kültür oluştuğunu iddia etmem de o nedenle zor. Bloglar nette yeni bir tür getirdi, hızlı bir popülerlik kazandı, mikroblogging nedeniyle de aslında son dönemde biraz da sarsıntı geçirdiğini düşünüyorum. Blog kültürü diye bir şey dünyada oluşacaksa, yani bloglar kalıcı olacaksa ve bazı kurallar oturacaksa, buna daha yirmi otuz yıl var diye düşünüyorum.

Yerli yabancı takip ettiğiniz bloglar…

Türkiye’de takip ettiğim bloglar arasında Webrazzi, Cem Sertoğlu, Bildirgeç, Tunç Kılınç’ın Fikir Atölyesi var. Tabi Özgür Poyrazoğlu’nun Babaolmak.com‘unu da son bir yılda ilgiyle okuduğumu özellikle vurgulamalıyım. Bunun dışında zaman zaman okuduğum bazı sektörel bloglar da var. Yurtdışında Techcrunch, RWW, A VC ve Both Sides of the table’ı takip etmeye çalışıyorum.

Son olarak internet girişimciliğine heveslenen gençlere ne önerirsiniz? Nasıl ve nereden başlasınlar bu işe?

Dediğim gibi, eğer yeni mezunlarsa ya da hala okuyorlarsa, bir iş bularak başlamalarını öneriyorum. İş hayatında tecrübe kazanarak kendi işini kurmak, girişimci için gerçekten çok önemli. Bunun dışında internette bir iş kurmanın bariyerleri çok düşük; para bulmak için çok uğraşmaya gerek yok. Ama iş fikrinin gerçekten pazarda ihtiyaç duyulan bir fikir olduğundan emin olmaları gerek. Heyecanlanmadan, bir çok farklı görüş almak gerekiyor; fikrin yanlış olduğunu size ispatlayacak birisi, size kötülük değil, birkaç yılınızı kurtararak iyilik yapıyor demektir. Girişimcilerin mutlaka nasıl para kazanacaklarını düşünmeleri gerekiyor. Fikrin iyi olması, işin iyi olacağı anlamına gelmez. İyi iş, para kazanan iştir. Twitter, youtube gibi örnekler uç örnekler, bunlar milyonda birdir, ve istisnaya girer. Girişimci, kendisine bir yatırım bulmaya çalışmadan önce, kendisi riski aldığını göstermelidir; bence girişimci olmaya karar verdikten sonra mutlaka çalışılan işten ayrılmalı, parasını bir prototip yapıya yatırmalıdır. Böylece daha sonra potansiyel yatırımcıları daha kolay ikna eder.

http://www.caglarerol.com/

http://www.enuygun.com/

http://www.doktorsitesi.com/

http://www.tasit.com/

Yorum Sahası

  • Hande Akar diyor ki:

    güzel röportaj. gayet motive oömuş durumdayım:) emeği geçen herkese ve çağlar beye teşekkürler

  • ALİ diyor ki:

    enuygun.com çok iyi bir site. çağlar erol’u kutlamak istiyorum. tşekkrler one teşekkrler çağlar erol

  • pelin raşoğlu diyor ki:

    Harika bir söyleşi olmuş. Çağlar Bey’in gıyabi hayranlarındanım:)

Görüş Bildir

Login with Facebook: