05Mar2010

Ken Shelton: Bugün Gelecektir

bugün gelecektirBen her şeyi bilmiyorum ama bildiğim bir şey var: Bazı değişiklikler yapmadığınız sürece, sizin ve kuruluşunuzun gelecekte yapacakları geçmişte yaptıklarınızdan farklı olmayacaktır.

Günümüzün geleceğiniz olmadığına inanır ve öyle davranırsanız, geçmişiniz geleceğiniz olacaktır.

Albert Einstein’in dediği gibi, “Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç elde etmeyi ummaktır.” Bu genelde yaptığımız bir şeydir. Bir taraftan olağan ve gündelik işlerden, kişisel alışkanlıklarımızı kurtaramayız; bir taraftan da geleceğin farklı olmasını bekleriz. Bu boş bir umut, bir tür aptallıktır.

“Bugün Gelecektir” dediğimde, bugünün geleceğin habercesi olduğunu söylemek istiyorum. Herhangi bir değişim olmadığı sürece veya olanakadar şu andaki gerçeklik olarak gördüğünüz ve kabul ettiğiniz şeyler geleceğiniz olacaktır.

Geleceğin sizin istediğiniz gibi olması için;

1. Ulaşmak istediklerinize ilişkin bir vizyon oluşturun. Bu vizyon, şu andaki gerçeklikten farklı bir durumu simgeler. Aslında, pek çok vizyon şu andaki gerçekliklerle ilgili olmaktan çok ulaşmayı istediğiniz ideal ile ilgilidir. Elbette şu andaki gerçekliğinizle ulaşmayı istediğiniz idealinizdeki gelecek arasındaki fark önemlidir. Bu farkın büyüklüğü bazı sıkıntılara neden olabilir. Ama bu sıkıntılar acıya dönüşmemelidir. Kaldı ki, geleceğe ilişkin vizyonunuz öteki insanlar tarafından da paylaşıldığında ve kabul gördüğgünde, tüm kuruluşun motivasyonunu yükseltecektir. Pek çok kişi, bu vizyonun, geleceğe ilişkin bir gerçeklik olduğuna inanır; gerek duyulan ise sadece zamandır.

2. Bir plan yapın ve sizi buradan oraya götürecek hedefler belirleyin. Şu andaki gerçekliğinizden ulaşmak istediğiniz geleceğe giden yolu bir hamlede alamazsınız. Ama bu yolculuğu adım adım sürdürürseniz, geleceğe ulaşabilirsiniz. Bu nedenle, bir plan yapın, kısa ve uzun dönemli hedefler belirleyin. Hedefleriniz belirli ve ölçülebilir olsun. Hedeflerinize ulaşmak için sorumluluk duyun. Bu yolculuğun, hatta yolculuk esnasında karşılaşacağınız zorlukların, tadını çıkarın. Daha iyi bir geleceğin sizi beklediğini unutmayın.

3. Yeni geleceğinize doğru ilk adımları bugünden atmaya başlayın. İşe, doğru yöne atacağınız ufak adımlarla başlayın. Bu sadece tek bir şeyi farklı yapmak anlamına gelebilir. Örneğin, daha iyi bir kahvaltı veya biraz antrenman ya da meditasyon yaparak veya inançlarınızı tazeleyerek ya da vizyonunuz ve misyonunuz üzerine düşünmenizi sağlayacak kitaplar okuyarak güne başlayabilirsiniz. Önemli olan, bugünden geleceğinize ilişkin bir şeyler yapmanızdır. Daha ne duruyorsunuz? Hemen bir şeyler yapın; çünkü bugün gelecektir.

Genç insanların gelecekte yapmayı istedikleri kariyer üzerine konuştuklarını sık sık duyarım. Sürekli gelecek ve kariyer planlaması yaparlar. Ama her nedense bu genç insanların, amaçlarına ulaşmak için herhangi bir gelişme göstermeye çalıştıklarına pek tanık olmam. Amaçlarına ulaşmak konusunda son derece ciddi olduklarını gösteren bir kanıt da yoktur yaşamlarında. Üst düzey yöneticilerin de bir vizyondan, misyon bildirisinden, ulaşmayı istedikleri gelecekten söz ettiklerini duyarım, ancak bu düşüncelerine şu andaki planlarında veya uygulamalarında yer verdiklerini ne yazık ki görmem. Kendilerini ulaşmak istedikleri geleceğe hazırlamak için hiçbir şey yapmazlar. Bu da düpedüz aptallıktır.

Alışkanlıklarıyla yaşayan varlıklar olduğumuzdan, bazı değişiklikleri gerçekleştirmek başkalarının yardımı olmadan yapabileceğimiz kolay ya da olanaklı değişiklikler değildir. Bu nedenle, düşüncelerinizi güvendiğiniz birkaç kişiyle paylaşmanızı öneririm. Aksi halde, bu değişiklikler hiçbir zaman gerçekleşmeyecektir. Eğitici önderlik, akıl hocalığı, danışmanlık ve eğitim alanlarındaki inanılmaz gelişmenin nedenlerinden biri, değişim sürecinde mantıksallaştırma, kararsızlık, olumsuz düşünme gibi konularda gösterdiğimiz üstün yetenek konusunda bize yardımcı olabilecek danışmanlara gerek duymamızdır. Hepimiz, kendi doğrumuza göre, bizi yola sokacak bir şeyleri veya birilerini arayıp dururuz. Günümüz dünyasında ya bu işi kendi başımıza becermeli ya da başkalarından bize yardımcı olmalarını istemeliyiz. Eğer böyle yapmazsak, diğer güçler bunu bizim adımıza yapacak ve nadiren hoşlandığımız yollarla bize dayatmaları olacaktır.

Kendi geleceğiniz ve kariyeriniz söz konusu olduğunda, proaktif olmak daha iyi bir yoldur. Eğer geleceğiniz zamanın ve olayların akışından kaynaklanan şansa bırakılmış bir yaşam olmaktan çok kendi seçiminizle belirlediğiniz bir gelecekse, sizi keyifle yaşayacağınız şeyler bekliyor demektir.

Yorum Sahası

  • Seyhan Batur diyor ki:

    mükemmel bi yazı.kesinlikle katılıyorum.geleceğe dair planlarımızda kendimize belirlediğimiz hedeflere doğru güçlü adımlarla devam etmeliyz.ne kadar zorluk çıkarsa çıksın yine de yılamamalıyız.herşeyden önce cevremizle empati yapmayı öğrenmeliyiz.eger bunu başarabilirsek ikili ilişkilerimzde de sorunlar yaşamayız.kariyer çok önemli.başarılı olabilmek için devamlı çalışmaya gerek yok.sadece hedefine odaklanmak önemli olan.gerisinde o yolda yapman gereken her şer teker teker yapılıyor zaten.zamanımızı iyi degerlendirelim.hızla akıp giderken kendimize ve geleceğimize başarılar katarak bizde hızla ilerleyelim.şunu çok iyi bilelim ki;idealleri amacları hedefleri olmayan insanlar her zaman toplumumuzda kaybolmaya mahkumlar.

Görüş Bildir

Login with Facebook: