İlk Girişimciler

ilk giriÅŸimci marko polo one dergisiTarihteki en eski giriÅŸimcilerden biri Marco Polo‘dur. Marco Polo, gezgin-maceracı-tacir olarak gittiÄŸi ülkelerdeki sermaye sahipleriyle (bugünün risk sermayesi sahiplerinin öncüleri) getirdiÄŸi malları satmak üzere sözleÅŸmeler imzalardı. Asıl sermaye sahibi pasif bir risk yüklenici durumundayken maceracı-tacir ticarette etkin rol oynayan, bütün fiziksel ve duygusal yükü taşıyandı. Maceracı-tacir, tüm malı sattığı ve yolculuÄŸu tamamladığında kârın %75′ini sermaye sahibine, %25′ini de kendine ayırırdı.

Orta çağlarda girişimci sözcüğü büyük üretim projelerini yöneten kişiler için kullanılan bir sözcüktü. Bu büyük üretim projelerinde girişimci bir riske girmek yerine genellikle ülkenin yöneticileri veya büyük sermaye sahipleri tarafından sağlanan kaynakları kullanıyor, projelerini bu şekilde gerçekleştiriyordu.

17. yüzyıl, giriÅŸimciyle “risk” kavramının tekrar beraber anıldığı dönemin baÅŸlangıcıdır. GiriÅŸimci, bir hizmeti yerine getirmek ya da öngörülen ürünleri saÄŸlamak üzere ülkenin yönetimiyle sözleÅŸmeye dayalı bir düzenlemeye giriÅŸen kiÅŸiydi. Bu sebepten ötürü sözleÅŸme kapsamında yapılan iÅŸ sonucunda doÄŸan kâr veya zarar tamamen giriÅŸimciye aitti.

18. yüzyılda sermaye sahibi ile sermayeye ihtiyaç duyan arasındaki fark ortaya çıktı. Bu durumda girişimciler sermaye sağlayanlardan (günümüzün risk sermayesi sahipleri) ayrılmaya başladı. Risk sermayesi sahipleri, öz sermaye kaynaklarından yatırımlarına yüksek getiri sağlamak için risk içeren yatırımlar yapan kişi ya da kurumlardır. Öte yandan girişimciler sermaye kullanıcılarıdır.

Sermaye sahipleriyle giriÅŸimcilerin arasındaki farkı ortaya çıkaran en önemli nedenlerden biri de Batı’da hızla gerçekleÅŸen Sanayi Devrimi’ydi. Bu dönemde gerçekleÅŸtirilen icatların çoÄŸu, dünyadaki deÄŸiÅŸimlere tepki niteliÄŸindeydi. El konan kraliyet mallarından sermaye elde eden İngiliz vatandaşı Eli Whitney ile elektrik ve kimya alanlarında deneyler yapmak üzere özel sermayeden faydalanan, (Sırp asıllı bilim adamı Nikola Tesla’nın icatlarını çalmakla ünlü) ABD vatandaşı Thomas Edison bu dönemin iki önemli giriÅŸimcisidir. Edison ve Whitney sermaye saÄŸlayıcısı (risk sermayesi sahipleri) deÄŸil giriÅŸimci (sermaye kullanıcıları) idiler.

19. yüzyılın sonları ve 20. yüzyılın başlarında ise girişimciler şirket yöneticileri gibi düşünülüyor ve çoğunlukla ekonomik bir bakış açısıyla değerlendiriliyorlardı (Hisrich, Peters, Shepherd, 2005):

“Kısaca ifade edilirse, giriÅŸimci bir atılımı kazanç için düzenler ve iÅŸletir. İşin iÅŸleyiÅŸi sırasında tüketilen malzemeler, kullanılan toprak, istihdam ettiÄŸi kiÅŸisel hizmetler ve gerek duyduÄŸu sermaye için cari fiyatlar öder. Bunlara atılımı planlama, düzenleme ve yönetme konularındaki kendi karar yetkisini, becerisini ve dehasını katar. GiriÅŸimci aynı zamanda önceden görülemeyen veya kontrol edilemeyen koÅŸullar sonucu oluÅŸacak kâr ve zarar olasılığını da kabul eder. Bütün harcamaları yaptıktan sonra iÅŸletmenin geriye kalan net gelirini kendine alır.”

20. yüzyılın ortalarında da “yenilikçi olarak giriÅŸimci” kavramı ortaya atılmıştır (Hisrich, Peters, Shepherd, 2005):

“GiriÅŸimcinin iÅŸlevi üretim modelini bir icattan yararlanarak veya daha genel olarak yeni bir mal üretmek, ya da var olan bir malı yeni bir yolla üretmek, yeni bir malzeme kaynağı sunmak, yeni bir mal sunum kanalı açmak, yeni bir endüstriyi düzenlemek yoluyla denenmemiÅŸ bir teknololjik yöntemden yararlanarak ıslah etmek ya da devrimselleÅŸtirmektir.”

TuÄŸrul Atasoy

Yorum Sahası

Henüz yorum yok; ilk olmak ister misin ?

Görüş Bildir

Login with Facebook: