25Mar2010

Dünya Çapında Bir Müzisyen Fatih Erkoç

Hepimizin Hayatında Bir Fatih Erkoç Åžarkısı OlmuÅŸtur…

Türk pop müziÄŸinin güçlü yorumcusu ve bestecisi Fatih Erkoç. Birçok müzik otoritesinin de kabul edeceÄŸi gibi dünyanın en iyi müzisyenlerinden biridir kendisi. Söz yazarı,besteci,yorumcu olmakla beraber çokça enstrüman da çalıyor sanatçı. Samimi olan ÅŸarkıcı da ÅŸarkılar da kalıcı oluyor. Hepimizin hayatında bir Fatih Erkoç ÅŸarkısı mutlaka olmuÅŸtur. Kimi zaman ‘Ellerim bomboÅŸ yüreÄŸimde bir sızı. AteÅŸe atılmış bir demir gibi kor hala.’ , kimi zaman ‘Elveda tatlım.Elveda sana. Elveda biten yarınlara.’ , kimi zaman ‘Ne kadar güzeldi o günler. Acının kucağındaki düşler. O sıcak heyecanlı geceler. Åžimdi arkadaÅŸ oldu bana.’ demiÅŸizdir.

Yıllarca severek dinlediğimiz,atalarımızdan miras türkülerimizi bu defa usta müzisyen Fatih Erkoç yorumuyla dinliyoruz.Sanatçımızın kendine özgü yorumuyla hazırladığı yeni albümünde kendi yaptığı türküler de bulunuyor.Anonim türkülerimizin bizlere Fatih Erkoç müziği ile yansıması gayet hoş ve lezzetli olmuş.Kendisini tanıdıkça nekadar mütevazi ve içten olduğunu anladığım sanatçıyla röportajımı aktarıyorum sizlere.

Röportaj: İlkay Sağlam Köroğlu

-Müziğe ilk nasıl başladınız? Aldığınız müzik eğitimi nedir?

fatih erkoçMüziğe udi olan babam vasıtasıyla başladım.3,4 yaşlarımdayken babam bana bir keman hediye etti.O dönem taş palaklar vardı.Ben o taş plakları ve Türk Sanat Müziği icra eden babamın çaldıklarını dinleyerek müziğe başlamış oldum.5,6 yaşlarımda ise dayımın hediye ettiği mızıkayı da çalıyordum.
İlkokul eÄŸitimimden sonra konservatuvara girdim.‘İstanbul Belediye Konservatuarı‘ diye geçiyordu adı o zamanlar.Liseye kadar konservatuara devam ettim.Lisede sınıfta kalınca gençliÄŸin verdiÄŸi aklı bir karış havadalıkla okulu bıraktım.Müzik derslerim çok iyiydi ama Tarih,CoÄŸrafya ve Fizik’ten kaldım dolayısıyla okuldan sıkıldım.Fakat 5 yıl önce İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı‘ndan mezun oldum.Lisedeki dersleri dışardan verdim ve konservatuarın üniversitesini de okudum.Bununla da gurur duyuyorum.Hatta diplamamı almamıştım halen,geçen bir televizyon programında diplomamı verdiler.Kep attık beraber ve çok duygulandım.
-Başkaları ancak bir enstrüman çalarken siz bu kadar çok enstrüman çalmayı nasıl başarıyorsunuz?
Enstrümanlardan birbirlerine benzeyenler vardır.İnsanların da doÄŸuÅŸtan olan kabiliyet çizelgeleri vardır.Biraz yeteneÄŸeniz varsa birbirleriyle baÄŸlantılı enstrümanları çalmak daha kolaydır.Benim bu kadar enstrüman çalmam kendi isteÄŸim dışında geliÅŸen nedenlerden dolayı oldu.Mesela İstanbul GeliÅŸim Orkestrası’ndan bana teklif gelmiÅŸti.Benden Önce Atilla ÖzdemiroÄŸlu keman ve flüt çalıyormuÅŸ.Benden de aynı ÅŸeyi yapmamı istediler. Bir flüt aldım ve çalmaya baÅŸladım.Norveç’te çaldığım orkestradaki gitarcı ayrılınca durumu kurtarmak amaçlı sahnede gitar çalmaya baÅŸladım.Üç sene sahnede gitarcılık yaptım dolayısıyla.Konservatuara girdiÄŸimde iriyarı olduÄŸum için bana trombon ve kontrabas verdiler çalmam için.Ben de devam ettim çalmaya.Dolayısıyla karşıma çıkan nedenler beni bu kadar enstrüman çalmaya yöneltti.MüziÄŸimi kayıt ederken nefesli çalgılar gerekti.Trompet ve saksofon da alıp çalmaya baÅŸladım.Görüyoruz ki bazıları kendi isteÄŸimle çaldığım enstrümanlarken bazıları ise hayatın karşıma çıkardıkları..
-11 yılınızı Norveç’te geçirmiÅŸsiniz. Orda yaptığınız müzik çalışmaları nelerdir?
fatih erkoç 2Norveç’te sadece o zamanın ticari müziÄŸi olan pop müziÄŸi icra ettim.Sanatsal bir deÄŸeri yoktu yapılan müziÄŸin.Çok sevmediÄŸim müzikler çalmak zorunda kaldım.Åžu an Türkiye’de yaptığım pop müziÄŸi o dönem Norveç’te yapılandan çok daha iyi.Bir ara caz ortamına girmeye çalıştım fakat olmadı.Kendimi kabul ettirebilmem için en az 6 ay o ortamda olmam gerekiyordu.Para kazanmak zorunda olduÄŸumdan bu isteÄŸimi gerçekleÅŸtiremedim maalesef.
-Türkiye’ye geldikten sonra 1986 yılında 1. Altın Güvercin Åžarkı Yarışmasında ‘Yol Verin A Dostlar’ ÅŸarkısıyla birinci oldunuz ve 1987′de aynı isimli albümünüzü çıkardınız. Biraz o dönemden bahsedebilir misiniz?
-Çok heyecanlıydı tabi ki.Yurtdışında bestelediÄŸim iki ÅŸarkıyla katıldım yarışmaya.Bu ÅŸarkılar ‘Memleketim’ ve ‘Yol Verin A Dostlar’ dı.Sıla özlemi duygusuyla yaptığım ‘Memleketim’ ÅŸarkısından çok umutluyken ‘Yol Verin A Dostlar’ birincilik kazandı.Bu ÅŸarkıyı da ÅŸimdiki eÅŸim olan Mehlika’ya yazmıştım.Tabi o zaman haberi bile yoktu kendisinin.EÅŸim benim uzaktan akrabam olur.Norveçten Türkiye’ye tatile geldiÄŸimde kardeÅŸimin düğünü oldu ve yıllar sonra ilk defa Mehlika’yı orda gördüm.Beraber dans ederken bir resmimiz çekilmiÅŸti.Ben o resmi yanımda yurtdışına götürdüm ve resme bakarak aşık oldum.Böylelikle ‘Yol Verin A Dostlar’ın sözlerini yazdım ve ÅŸarkı birinci oldu.1989 yılında yine Mehlika’ya yazdığım ‘Sen ve Ben’ ÅŸarkısı KuÅŸadasında birinci oldu.İki birinciliÄŸimde de jüri baÅŸkanı Timür Selçuk gibi bir üstattı.Tabi kendisi hakkaniyetin dışına çıkması mümkün olmayan bir insandır.Åžarkı yarışmalarının bir tanesinin kaydı var elimde, zaman zaman dinliyorum.Deli gibi bir heyecan sarıyor insanı bugün bile.Birincilik açıklandığında insan sanki kalbi duracak da ölecekmiÅŸ gibi oluyor.
-En sevdiğiniz veya sizce en başarılı olan albüm hangisidir?
fatih erkoç 3Ben elli küsür senedir müziÄŸin içinde olan bir insanım.Okuyucu benim tecrübelerime güvensin .Hit olmuÅŸ ÅŸarkılar baÅŸka benim gönlümde yatan ÅŸarkılar baÅŸka olabiliyor.Burda nitelik mi nicelik mi önemli sorusu devreye giriyor.Çok satan en iyi olmayabiliyor.Ya da çok satmayan iyi deÄŸildir diyemeyiz.1999 yılında çıkardığım ‘Fatih Erkoç‘ adlı albümüm popun benim anladığım ÅŸekliydi.En çok sevdiÄŸim albümümdü.Çok ufak caz nüansları da vardı o albümde.Benim gönlümdeki pop ÅŸarkıları o albümde yer alanlar.Ama tabi ki keÅŸke hergün ‘Ellerim BomboÅŸ’ gibi ÅŸarkılar besteleyebilseydik.
-Türk televizyonlarındaki nitelikli müzik performans programlarından biri olan ‘Yankılar’ programında imzanız var. Programı anlatabilir misiniz?
Severek yaptığım güzel bir programdı.TRT’nin o zamanki kısıtlı imkanlarına raÄŸmen çok beÄŸenilen bir program oldu.Çok tarzım olmayan müzikleri icra eden müzisyenler geldiler.Halk müziÄŸi,Karadeniz müziÄŸi,pop ve caz icracıları programa katıldılar.Onlarla beraber müzik yapmak müthiÅŸ bir tecrübeydi.Özellikle yurtdışından çok güzel tepkiler geliyordu programa dair.İnÅŸallah devamı gelir diyorum programın.
-6 yıl solist ve tromboncu olarak TRT Hafif Müzik ve Caz Orkestrası ile caz konserleri gerçekleştirmiş ve dünyada birçok caz festivallerine katılmışsınız. En çok yapmaktan keyif aldığınız müzik türü nedir?
Tabi hepsinin yeri ayrı.Yaptığınız ÅŸarkıların bazıları nasıl çocuÄŸunuz olur ve aralarında ayırım yapamazsanız benim için müzik türünde de aynışey geçerli.Aslında iyi yorumlanan herÅŸey güzel olur,haz verir.Ama ben hep ‘caz’ diyorum.Kalbimden sonra bir de kafama danışıp matematiksel düşünüyorum.Caz dinleyen için de yapan için de özgürlüğü en çok yaÅŸatan müzik.Bir insanın müzikte özgürlüğü ne kadar artarsa aldığı zevk de artar diye düşünüyorum.Tabi ki bu’ halk müziÄŸi,pop,arya söylerken zevk almıyorum’ anlamına gelmiyor.DoÄŸaçlamaya en yatkın olan müzik türü cazdır.DoÄŸaçlama demek özgürlük demektir.Dolayısıyla ‘caz’ benim için birinci sırada yer alıyor.
-En son olarak ‘Seher Yeli’isimli türkü albümünüzü hazırladınız. Böyle bir proje yapma fikri nasıl doÄŸdu? Albümde kimlerle çalıştınız?
fatih erkoç 4‘Seher Yeli’ türkü albümünü türkülerimizin bendeki ve benden yansıması olarak algılayabiliriz.Ben o kadar yıl birçok farklı müzik türünü icra etmiÅŸ ve içine sindirmiÅŸ bir insan olarak Türk Halk MüziÄŸi’nin harika türkülerini de kendi algılayışımla sunmaya çalıştım.Samimi ve içten bir çalışma oldu.Türküleri çok sesli yapmama raÄŸmen kimliklerini ve özlerini bozmadım.Özlerinin bozulmaması gerektiÄŸine inanıyorum ayrıca.Bu türküleri Fatih Erkoç’un penceresinden içten bir bakışla algılamak gerekir.Türküler bizim özümüz, kültürümüz;bizi biz yapan olgulardan .Yeni nesilin türkülerden uzaklaÅŸtığını,eskiden olduÄŸu kadar türkülere deÄŸer verilmediÄŸini ve çok fazla müzisyenin bu tarz çalışmalar yapmadığını düşünüyorum.Ayrıca çok fazla müzik türü icra ettim,yorumladım ama yıllardır içimde hep bir eksiklik vardı.Bu eksiklik Türk Halk MüziÄŸi yapmamamın eksikliÄŸiydi.Beni seven ya da sevmeyen gençlere türkülerin güzelliklerini bir de benim penceremden göstermeye çalıştım.Onları da türküsever insanlar yapma ümidiyle yola çıktım.Albümden sonra gelen olumlu haberler ve yorumlar bu çizgide doÄŸru bir adım attığımı gösteriyor.
Albümde tüm enstrümanları ben çaldım.MüziÄŸe renk katsın diye altyapılara İskender PaydaÅŸ davul çaldı,mix ve masteringleri de yaptı.Daha önce bir firmanın reklam müziÄŸi olarak kullanılan ‘Esmerim Biçim Biçim’türküsünün düzenlemesini Jingle House’da Erkin Aslan yapmış.Günümüze uygun olarak çok da güzel yapmış,biz de albümde aynısını kullandık.Albümde dört tane bestem de var türkü çizgisinde.’Of Deme Bana‘ isimli olanın sözleri de bana ait,diÄŸerlerini KaracaoÄŸlan’ın sözlerine besteledim.Bunlar aslında yarı türkü sayılır çünkü türkünün türkü adını alması için uzun yıllar geçmesi, halka mal olması gerekir.Bu arada klibimizi ‘Seher Yeli’ne çektik.
-Yakın zamanda gerçekleştirmek istediğiniz başka projeleriniz var mı?
Sinan Erkoç’a bir albüm hazırlıyoruz bu ara.Albümün prodüktörlüğünü ve aranjörlüğünü yaparak kendisine destek veriyorum.Albümde müzisyen olarak Cengiz KöroÄŸlu ile çalıştık.Mix ve bazı masteringleri yaptı.Mixler çok güzel oldu.Masteringlerin son aÅŸamasına halen karar vermedik.İskender PaydaÅŸ da masteringlerin bazılarını yapacak.Aralık ayında 32 kiÅŸik senfonik orkestrayla Kanyon’da bir konser verdik.Repartuar; aryalar,napolitenler,film müzikleri,müzikaller ve birkaç tane de tanınmış ÅŸarkıdan oluÅŸuyordu.Öyle bir projeyi hayata geçirmeyi çok istiyorum,o tarzlara yakın kendi bestelerim de var ama ÅŸu an için kesinleÅŸmiÅŸ öyle bir proje yok gündemimizde.
-Türkiye’de beÄŸendiÄŸiniz müzisyenler kimlerdir?


Çok müzisyen var tabi ki ama bu ara bana yakın olan Cengiz Köroğlu var mesela.Kendisi çok iyi bir gitarist,bas gitarist ve ton maisterdir.
-Korsan,şarkı indirme ve müzik sektöründeki sıkıntılarla ilgili söylemek istedikleriniz var mı?
Türkü albümümüz çok iyi sattı,korsan ve MP3 indirme olmasaydı daha iyi satacaktı ve biz emeği geçenler çok para kazanacaktık.Daha rahat edip daha güzel şeyler üretme şansımız olacaktı.Bir insanın evinden hırsızlık yapıp eşyesını çalmakla aynı şey olarak değerlendiriyorum ben bu olayı.Biz müzisyenler internetten müzik indiren insanların yerine bedava çalışmış oluyoruz.Bu insanlar çağdaş değil bence.Umuyorum ki ilerde bu davranışları engelleyici bir sistem kurulur.
-Müzik dışında yapmaktan keyif aldığınız aktiviteler nelerdir?
Ben ağırlıklı olarak Bodrum’da kalıyorum.İstanbul giderek bir tımarhaneye dönüşüyor bence.Bodrumda bir teknem var.Teknemle,motorsikletimle dolaÅŸmaktan büyük zevk alıyorum.ArkadaÅŸlarımla güzel,içi dolu sohbetler yapmaktan,güneyin güzel havasının ve güneÅŸinin içime sinmesinden keyif duyuyorum.Araba kullanmayı ,arabamla uzun yol yapmayı seviyorum.Hız tutkum var diyemem ama otoban boÅŸ olduÄŸu durumlarda zaman zaman hız yapıyorum .Bir zamanlar uçak kullanma sertifikası da almıştım fakat Onno Tunç‘un vefaatından sonra soÄŸudum konudan ama bu isteÄŸim depreÅŸiyor bazen.En büyük hobim ise yelkenli teknemle açılıp; denizin,rüzgarın tadını hissetmek.Denizi çok seviyorum.

Yorum Sahası

Henüz yorum yok; ilk olmak ister misin ?

Görüş Bildir

Login with Facebook: