Blog Blog Dedikleri
Blog kültürünün dünyada hızla yayıldığını duymayanımız kalmamıştır. Artık bloggerler toplum içinde kanaat önderlerine dönüşüyor. Öyle ki birçok uluslararası marka kurumsal kararlar alma aşamasında bloggerlara danışıyorlar. Siyasi liderler kamuoyu oluşturmak için bloggerlardan yardım alıyorlar. Türkiye’de henüz yerleşik ve gelişmiş bir blog kültürü yok ama internet kullanımının ve sosyal medya iletişim biçimlerinin yaygınlaşmasına paralel olarak etki gücü yüksek blog sayısı hızla artmaktadır. İş dünyasında ve sosyal yaşamda blogların önlenemez yükselişi sürerken One Dergisi olarak bu fenomene kayıtsız kalamadık ve Türkiye’nin belli başlı bloggerlarını konuk etmeye karar verdik.
İlk konuğumuz Simto Alev gerçek anlamda bir blogger. Yıllardır yazılarıyla önemli bir okuyucu kitlesi tarafından takip ediliyor. Sanal dünyanın yakından tanıdığı Simto Alev’le simtoalev.com isimli blogunu ve blog kültürünü konuştuk.
İlk ne zaman başladınız blog yazmaya?
İlk blogumu bir arkadaşımla 2003 Nisan ayında açtım. (hicbirsey.net) Fakat bu blog daha ziyade çok kullanıcılı bir edebiyat sitesine dönüştü. İçerideki metinler ise alıntı değildi. Simtoalev.com’u ise 2008 Şubat ayında açtım.
Neden bir blog sahibi olma gereği duydunuz?
Birçok sebebi var. Kişisel blogların artması beni özendirdi. Yazmayı seviyorum ve bazen kendimi zorla durduruyorum yazarken. Sağda solda yazdıklarımı birarada tutmak iyi bir fikirdi. Egolarım var, daha çok okunmak istiyorum. Bu şekilde kendime de notlar alabilecektim. Belki biraz da bir “günlük” olacaktı.
Blogunuzda geniş bir konu yelpazesinde yazıyorsunuz. Ağırlıklı olarak yazdığınız konular neler?
Bunu ben de bilmiyorum dersem yalan olmaz aslında. Ama şunu söyleyebilirim, yazdığım her şey kişiseldir. Gündemdeki önemli bir haberi de paylaşsam, teknik bir konuda da yazsam tamamen kendi üslubumla, yorum da katarak yeniden yazıyorum. Bununla birlikte çok fazla gerçekten kişisel, anısal yazım var.
Blogunuzu takip eden insanların profiline ilişkin bir bilginiz var mı? Daha çok hangi yaş grubu takip ediyor blogunuz?
Pek bir fikrim yok. Ortalama olarak 25 yaş olduğunu düşünüyorum. Fakat bir yazımda mesela onlarca 13 yaş altı yorumu var. Başka bir yazım da belli ki orta yaşın üzerinde.
Türkiye’de blog kültürünün tam anlamıyla yerleştiğini söyleyebilir misiniz?
“Tam anlamıyla” hayır. Hala birey olarak medya oluşturma adına iyi bir yere geldiğimizi düşünmüyorum. Hala pekçok ziyaretçinin de bloglardan “site” diye sözettiğini görüyorum. Akıllarında –mesela “forum” gibi- ayrı bir mecra yapısı yok. Ancak bir kültür kesinlikle oluştu ve hızla ilerliyor. Darısı vlog ve podcast’lerin başına.
Dünya çapında belirli niş alanlarda çok etkili bloglar var. Hatta bunların bir kısmı kendi ölçeklerinde kamuoyu oluşturma gücüne sahipler. Blogculuğun son dönemde bu denli önem kazanmasının nedeni ne sizce?
Blog dediğimiz şey, her şeyden önce bir medya alanıdır. Tıpkı gazeteler, dergiler ya da televizyonlar gibi. Geleneksel medyalar büyük kurumlardır. Markalarla, ünlülerle, politikayla belli bir mesafesi, görüşü vardır ve bunu korumalıdır. Objektif olmalıdır. Çıkarları için pek olamazda. Ve daha önemlisi tek taraflıdır. Televizyonu izlersin, sadece kendi enformasyon kirliğini oluşturur ve sana cevap vermez.
Bloglar ise taraflıdır. Bloglar kurum değil, kişilerdir. Gerçek yorumlar, fikirler içerir. Sorarsanız yanıtlar. Bu yüzden de yalansızdır. TV’de gördüğüm “tanıtıcı reklam”lar yalandır. Bir blog yazarı “bu ürünle deneyimim olumlu” diyorsa gerçektir. Bloglar bu nedenle güvenilirdir. İstisnaları vardır. Ben bu nedenlerle blog okumayı geleneksel medyaya tercih ederim.
Twitter, Facebook, Friendfeed gibi sosyal paylaşım mecralarının ortaya çıkışı blog kültürünü nasıl etkiledi?
Bu soruya ben iki zıt cevap buluyorum. Olumlu etkiledi; çünkü micro-blogging sitelerinin kullanıcıları ya blog yazarı ya da okuru oluyor. Okumaktan kaçacak insan da neredeyse yoktur. Bu siteler hem blogu, hem de yazarını tanı(t)mak için müthişler.
Olumsuz etkiledi; çünkü blog yazarları anlık durumları blogunda yazmak yerine 140 karaktere sığdırarak bu alanlarda paylaşmaya başladı.
Bir blogger olarak sizin de takip ettiğiniz yerli yabancı bloggerlar var mı?
Hayır, ben blog okumam! Şaka tabii. Hemen yazayım birkaçını:
Uğur Özmen (http://ugurozmen.com/blog/), Müge Cerman (http://www.mugecerman.com/), Webrazzi (http://www.webrazzi.com/) Fatih Hayrioğlu (http://www.fatihhayrioglu.com/), ProBlogDesign (http://www.problogdesign.com/), Six Revisions (http://sixrevisions.com/), Smashing Magazine (http://www.smashingmagazine.com/)



















simto’yu zaman zaman okurum. yazıları güzel gerçekten. samimi. ve bir çok işe yarar bilgiyle donatılmış yazılar yazıyor. teşekkürler röp için
[...] ve marka bundan kazanç elde eder.(eğer blog yazarına müspet yazdıracak kadar iyi ise). One Dergisi Söyleşisi‘nde de sözettim. Bunun sebebi blogların içten, gerçek ve güvenilir olmasıdır. Eğer [...]
[...] Söyleşiyi şuradan okuyabilirsiniz: Blog Blog Dedikleri [...]