M-GEN’in kurucusu ve Fütüristler Derneği Başkanı Ufuk Tarhan
Ufuk Tarhan kelimenin tam anlamıyla bir fütürist. Geleceği, geleceğin trendlerini irdeleyen, analiz eden, bunları; birey ve kurumların başarılı bir gelecek için etkin şekilde kullanıp, gerçekleştirilebilir, sürdürülebilir planlar yapmalarına yardımcı olan, adeta ‘’gelecek mühendisi’’. Fütürist düşüncenin Türkiye’deki önderlerinden. Gelecek odaklı planlamalar yapmayan toplum ve bireylerin çok ama çok zorlanacağını, -hatta yok olacağını futurist deyimle- uzgörüyor. Türkiye Fütürizm Derneği’nin başkanı ve M-GENGelecek Planlama Merkezi’nin kurucusu olan Ufuk Tarhan’la fütürizmi konuştuk. Röportajın görüntülü versiyonunu ise önümüzdeki günlerde One TV’de izleyebilirsiniz.
Röportaj: Ömer Üner
Türkiye’de fütürizm denilince akla ilk gelen isimlerden birisiniz. Nedir tam olarak fütürizm?
İş ve yaşam için olumlu gelecek tasarımına fütürizm ve bu tür bakış açısını benimseyenlere fütürist deniyor. (Future: ıngilizce´de ´gelecek´) Fütürizm geleceğe dönük gelişim ve yenilikler akımıdır.
Çoğunluk karamsar, kendisine, çevresine, dünyaya, geeceğe olumsuz bakıyor. Biz fütürizmi olumlu gelecek tasarımı olarak kabul edip hayata bu şekilde bakıyoruz ve bunun da çoğalmasını istiyoruz.
Gelecek algısı şu anda karamsar. İnsanlarda büyük bir kaygı ve negatif psikoloji var. Oysa bu gelecek algısı değişebilir. Şimdiye kadar, geleceği erken okuyan, geleceği tahmin edip, buna göre pozisyon alanlar mutlu, başarılı olur, deniyordu. Bu tarifte biz geleceğin karşısında edilgen bir konumdaymışız gibi bir algı vardı; halbuki biz fütüristler geleceğe katlanmak zorunda olmadığımızı, geleceği tasarlayabileceğimizi söylüyoruz. Eskiden bilgiye sahip olan, güce ve başarıya da sahip oluyordu, bugün bilgi herkes için çok kolay ulaşılabilir durumda. Artık sibernasyon (üretimde karar veren bilgisayarlı sistemlerin kullanılması) çağına girdik diyoruz ve burada yeni yaklaşımlar, yeni kavramlar, bakış açıları gerekiyor. Bunların en önemlilerinden ve işlevsellerinden biri de uzgörüyle geleceği tasarlamaktır. Yani bilgiyi, insanlık için, evren için en iyi nasıl kullanabiliriz kısmına geçtik. Fütürizm bunlarla, anlmlandırmak, senoryalaştırmakla, hayallerin, umutların etkin yönetilmesiyle uğraşır…
Dünyada fütürizm kavramının bilinirliği ne durumda? Önemli çalışmalar yapan fütürizm dernekleri var mı?
Fütürist çalışmalar, uzgörü ile gelecek senaryoları kurgulamak; gelişmiş ülkelerde, örgütlü olarak yüzyıllardır var. Zaten bu yüzden onlar orada, biz buradayız… En önemli dernek; World Future Society. Biz de onun Türkiye ucuyuz bir anlamda. Yurt dışında, fütürizm dernekleri, örgütleri, think-tank gurupları ve bu alanda profesyonel olarak hizmet satan kişi ve firmalar hızla artıyor. Türkiye’de şimdilik biz cansiperane uğraşıyoruz, fakat hızla çoğalıyor, gelişiyoruz.
Devletin büyük bir ekonomik güç olduğu Türkiye gibi yeterince kapitalistleşememiş ülkelerde hükümetlerin yerleşik bir fütürizm politikası olmalı mı?
Kategorik ayırımlara, belirlemelere bağlı olmaksızın; her kişi, kurum ve toplumun fütürist yaklaşımla geliştirdikleri sürdürülebilir stratejileri olmalı. Aksi durumlar bizi her ölçek ve boyutta yok olmaya sürükler… Entropi yasası öyle söylüyor:)
Gelecek dünyanın gelişmiş ülkelerinin ajandalarında yıllara ve alanlara göre stratejik olarak planlanmış durumda. Bireyler, kurumlar, şirketler bu planlar çerçevesinde destekleniyor ve yönlendiriliyor, bireyler bu yaklaşımlar sonucunda yaşamsal kararlar, tedbirler alıyor planlar yapıyor ve kendilerini geleceğe hazırlayabiliyorlar. Gündeminde fütürizm olmayan toplumlar ve bireyler başkalarının planlanmış gündemlerini yaşıyor, planlamaya katılamıyor, olup bitenden habersiz pek çok fırsatı kaçırıyorlar,yaratıcılıkları gelişmiyor, ülkeleri ve kendileri gelişmelerin liderliğini yapamıyorlar.
Sosyal Medya ağlarını örüyor!
Teknolojinin sosyal yaşamdaki yansımalarında fütüristlerin öngörülerini bile aşan bir değişim hızı söz konusu. Örneğin bundan 5 yıl önce sosyal medya kavramını kimse bilmezken şimdi herkesin dilinde. Siz ne düşünüyorsunuz Sosyal medya hakkında?
Sosyal Medya ağlarını örüyor!… Gelecek 5 ve 10 yıla damgasını vuracak fenomen diyorum. Tüm iş, eş, aş, aşk ilişkilerimiz, iletişimimiz, değiş tokuşumuz, dövüşlerimizin, buluşmalarımızın, kavuşmalarımızın, kopuşların yaşanacağı platform olacaktır diyorum. Yani herkesin bir reel, bir de sosyal, sanal dünyası olacak. Çok heyecan verici. Bir sürü iyilik ve kötülük icat edilecek. Rasyonelleri yakalamaya çalışmaktan helak olacağız… Ama bulacağız. En azından buna inanıyor, inanmak istiyor, tüm çabalarımda bunu hedefliyorum.
Fütüristler Derneği başkanısınız aynı zamanda. Neden böyle bir derneğe ihtiyaç duyuldu?
Daha geniş kitlelerle iletişebilmek, buluşabilmek, paylaşabilmek için örgütlülük, dernekleşmek gerekiyor. Bu yapıların da bir vizyon etrafında buluşabilmesi şart. ‘’Geleceği şekillendirmekten sorumluyuz’’ diyebilmek ve buna uygun gerçekleştirmelerde bulunmak için ihtiyaç duyuldu. Yenilikçi düşünce, buluş ve gelişmeleri sistematik bir şekilde izleyerek ,bilgileri toplumun kullanımına açmak bireylerin, ailelerin,gençlerin, şirketlerin, kurumların gelişim ve kalkınmasına katkıda bulunmak için dernekleştik.
Dernek olarak yürüttüğünüz belli başlı projelerinizden söz eder misiniz?
Fütüristler Zirvesi; Her yıl veya iki yılda bir yapılan en büyük organizsayonu. İlki 2008 de Jacque Fresco ile yapıldı. Tüm kayıt ve konuşmalar http://www.futuristlerzirvesi.com/2008/tr/ den izlenebilir.
Future Talks; Yılda 6-8 kez yapılan iki-üç saatlik somut konuların ele alındığı sohbet toplantıları. Future Talks’larda konularında uzman ve yeniliklere imza atmış başarılı, önder düşünce liderleri, geleceğe dair vizyonlarını, deneyimlerini, uzgörü ve önerilerini paylaşıyorlar. Örneğin şu andaki format ‘’Geleceğin Meslekleri ve İş Modelleri’’. Konuşmacıları Brightwell Holding Başkanı Alphan Manas ve Unilever Başkan Yardımcısı Cem Tarık Yüksel. 2009 da 3 tane yaptık, 2010 da en az 6 tane yapmayı planlıyoruz.
http://www.futurizm.org/futurizm/index.php?option=com_content&task=blogsection&id=10&Itemid=63
http://www.facebook.com/group.php?gid=209528804470&ref=ts
Futurizm Okulu; Yedişerden 14 haftalık akademik program. Her Cumartesi üç saat ve sertifikalı olarak ilki 3 Ekim -14 Kasım arasında, Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirildi.
http://www.futurizm.org/futurizm/index.php?option=com_content&task=view&id=105&Itemid=67
http://www.facebook.com/group.php?gid=209528804470&ref=ts#/group.php?gid=144861102816&ref=ts
Futurist Shuffle; Fütüristlerin yılda bir kaç kez bir araya geldikleri. Tanışıp, kaynaşıp, başarı hikayeleri, gelecek trendlerini ve fütürist iş fikirlerini paylaştıkları genel toplantı. Bu toplantılarda ayrıca tüm üyelere ve üye olmak isteyenlere dernek yönetimi genel rapor veriyor. İlki 21 Aralık 2009 da Microsoft ev sahipliğinde gerçekleşti. Link>
http://www.facebook.com/group.php?gid=209528804470&ref=ts#/event.php?eid=190438474130&ref=ss
Future Tips; Her ay üyelere en az bir kez mailing yolu ile gönderilen, geleceğe dair raporlar, ip uçları.
The Futurist; İki ayda bir kez yayınlanan, dünyanın ilk ve en prestijli Fütürist Dergisi. 2010 da Türkçe yayınlanacak. Sponsor görüşmeleri devam ediyor.
Millenium Project-State of The Future (Gelecek Durum Endeksi) Millenium Project; Dünyanın çeşitli yerlerinden 2.500 den fazla uzman, akademisyen, fütürist, iş insanı, liderin katılımı ile sürdürülen bir çalışmadır. Birleşmiş milletler tarafından desteklenmektedir. Türkiye uzantısı fütüristler derneğidir. Gurup her yıl ‘’state of the future’’ araştırması yapar ve raporlar Türkiye için de Gelecek Durum Endeksi yapmaya hazırlanıyoruz. Daha once bir kez yaptık.
Fütürist Senaryo Yarışması ; 33 ülkede lise öğrencileri arasında uluslar arası Millenium Projesi kapsamında dünyayı meşgul eden en önemli 15 konuda öğrenciler arası kompozisyon yarışmasıdır. 2009 da ilk kez Sezin Özel Okulu’nda yapıldı.
2010 da yine, Sezin Özel Okulu koordinasyonu ile diğer liselerin de katılımı ile Türkiye’yi Meksika’da temsil etmeye hazırlanıyoruz.
Üniversite kulupleri > BŞÜ, Yeditepe, Okan (2010 da 10 okul olur tahmin ederiz)
Bir Lise Özel Kulübü > Özel Sezin Okulu (5 adet olmasını umuyoruz)
Ve 2010 da başlayacak, Türkiye’nin projesi olacak Tekno Kadın üzerinde çalışıyoruz.
Yeni gelişmeler karşısında şaşıran ama kolay adapte olan bir ulusuz. Yeniliklere açık olmamız ama uzgörü yeteneğimizin yeterince gelişmemiş olması ile ilgili olabilir mi bu durum? Ya da kadercilikle bir bağlantısı…
Yeniliklere açığız. Orada bir sorun yok. Hatta sadece yeni ve farklı diye alıp, kabul ettiğimiz; laçka bir açıklığımızın olduğu bile söylenebilir. Bizim yenilik, buluş yapmakla ilgili arızalarımız var. Birileri yenilik yapınca onunla uğraşmayı, değiştirmeyi, kullanmayı kolay ve hemen yapıyoruz. Sorun; yaratıcı, akılcı ve disiplinli olamamakta, stratejik kaynak kullanım alışkanlıklarımızın olmamasında… Hayal kurmaktan dahi korkutularak, hayalperestliği, açıklığı, özgürlükleri sınırlayan, bastıran bir toplum olmamız hepimize epey şey kaybettiriyor. Kültürel, sosyal kodlamalarımız fütürizme yardımcı olacak özellikle taşımıyor. Bunu aşmaya çalışıyoruz…
Bize aksiyon lazım!
Fütürist bir topluma dönüşmek için neler yapılabilir? Bu konuda merkezi yönetime, üniversitelere, kanaat önderlerine, eğitimcilere ne gibi görevler düşüyor?
Yukarıdakileri yapmamak gerekiyor! Yapılacakları da aslında herkes gayet iyi biliyor. Bunca iletişim, paylaşım, yaşanmışlıklardan sonra, eğriyi, doğruyu algılamakla ilgili bir sorunumuz olduğunu düşünmüyorum. TO DO LIST ler belli. Tek sorunumuz YAPMAK! Gevelemeyi, gevezeliği, kandırmayı, tembelliği bırakıp, akıllı ve iyi şeyleri artık YAPMAK lazım. Yapılması gerekenler belli. Yapacaklar, aksiyon lazım!
Mobilintertelemedya’dan uzak kalanlar ‘out’ olacaklar
Önümüzdeki yılların en belirleyici trendi olarak mobilintertelemedya kavramından söz ediyorsunuz. Bunu biraz açar mısınız?
Dört kelime ve aracın birleşmesinden türettiğim;
iş ve sosyal yaşamımıza baştan aşağı, her alanda sinecek,
hepimize yön verip, dönüştürecek kelime.
Mobilite: Her şeyi yer ve zaman bağımsız yapacağız
Internet: Girmediği alan, iş, durum kalmayacak
Telekom: Internet’le, tüm sektör ve iş modelleriyle tamamen entegre olacak
Medya: Yukarıdaki üç unsurla birleşip, iç içe geçecek.
Dikkat! > Sıkı bir ‘’mobilintertelemedya’’ kullanıcısı-üreticisi-tüketicisi olmayanlar (kişi veya kurum) ‘’out’’ olacak. Hem de çok hızlı! Gelecek yıl bu röportajı, görüntülü sesli yapmamız ve yayınlamamız çok muhtemel:)
Önümüzdeki 10 yılın değişen sosyal ve ekonomik dinamikleri gençleri ne ölçüde etkileyecek? Özal’dan bu yana giderek apolitikleşen gençlik siyasi fraksiyonlardan bağını iyiden iyiye koparacak mı? Kendini sosyal medyada var eden, anlamlandıran bir nesil mi geliyor?
Nasıl bir gençlik şekilleneceği bizlere; hepimize, onlara ne izlettiğimize, nasıl model olduğumuza, neler yaptığımıza bağlı. Gençler ‘’gelmiyor!’’. Biz onları doğurup, büyütüp, bir yerlere götürüyoruz. Ve böyle götürürsek çoğunun kayıp, sorunlu bireyler olacağı, toplum, dünya huzuru için sorunlu, zararlı unsurlara dönüşeceği çok açık. Gençler kendi başlarına büyümüyor olmuyor. Onları biz kötü, iyi, ahlaklı, ahlaksız, tembel, çalışkan vbg yapıyoruz. Bu sorumluluktan kaçtığımız sürece bu konuları etkin ve akıllı noktalara götüremeyebiliriz…
M-Gen Gelecek Planlama Merkezi’nin kurucu ortağısınız. Ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
M-GEN, “Millennium Generation” ifadesinden türetilmiş bir kısaltma. “Milenyum” çağının ve sonrasının bireylerini, kurumlarını tanımlıyor.
M-GEN, Türkiye’nin ilk Fütürist şirketi, Kişisel-Kurumsal Gelişim – Gelecek Planlama Eğitim ve Danışmanlığı yapan ilk kurum.
Faaliyetleri
Kurumsal, kişisel eğitimler, Gelecek Planlama Danışmanlığı, Koçluk (Orta-Üst ve Executive seviyeler için), Workshoplar, Facilitation, Interaktif uygulamalar, Kurumların etkinlikleri içinde veya özel fütüristik, yeni trendler ağırlıklı konferans, seminer konuşmaları, içerik, uygulama desteği, Temalı toplantı, konferans, etkinlik organizasyonları, İKKİ (İnsan Kaynakları Kurumsal İletişim) projeleri, WEB tabanlı, belli amaca yönelik proje, yarışma tasarım, geliştirme ve uygulaması, WEB, TV, Radyo, elektronik/basılı gazete, dergi, sütun, sayfa, site, eğitim içerik tasarımı, desteği, yönetimi.
M-GEN’in felsefesi ve çalışma prensipleri
Akıllı ve iyi bireylerle, akıllı ve iyi kurumlarla çalışır.
Fütürist, uzgörülü, yaratıcı ve stratejik bakış açısıyla, birey ve kurum ihtiyacına göre ‘’özel’’, ‘’olumlu’’ , ‘’hızlı, pratik’’, bugünle yarını uzlaştırarak, gün kurtarılırken henüz ihtiyaç haline dahi gelmemiş, yarının yaratıcı fikir, proje ve süreçlerini tasarlayarak, planlayarak, uygulamalarla, kişi ve kurumun yanında olarak, gereğinde durumsal destek verir.
M-GEN’in tüm faaliyetleri; ‘’Nesillere Özel’’ (Generation Specific) bakmaya-İnsan Kaynakları – Kurumsal İletişim (İKKİ) entegrasyonuna – çalışan, iş dünyası, öğrenci, ebeveyn işbirliğine – geleceğin iş kavramları, meslekleri, çağdaş iş modellerini aktarmaya – gelecek, vizyon, misyon farkındalığı yaratmaya – hedefli, amaçlı, iş, yaşam, eğitim kurgulanmasına – katılımcı, paylaşımcı iş, yaşam, eğitim dengesi sağlanmasına – sahiplenme, ve aidiyet duygusunu, motivasyonu, olumlu bakışı, coşkuyu arttırmaya – başarılı, mutlu, verimli gelecek için yeni kavram ve uygulamaları öğretmeye – faydalı, kazançlı, sürdürülebilir iş ve kariyer gelişimine odaklanır.
En çok da her şeyin insanca yaşamaya hizmet etmesine özen gösterilir…
Modern yaşamın bu kaotik yapısı içinde geleceğe yönelik plan yapmak ve bu planı uygulayabilmek biraz fantezi değil mi? Bunu nasıl başaracağız?
Asıl ‘’plan yapmadan iyi bir gelecek oluşturmayı beklemek’’ fantezi!
Alışverişe, almak istediklerimizin listesi ile gidiyoruz değil mi? Yaşamda ilerlemek de böyle bir şey… Hayatla alışverişte de istediklerimizi elde etmek için ilk önce ‘isteklerimizi-hedeflerimizi’’ belirlememiz gerekiyor Katsuyoshi Ishihara’nın çok sevdiğim bir lafı var; . “Amacınızı belirlemek; istasyon gişesindeki görevliye bilet almadan önce nereye gideceğinizi söylemek gibidir. Eğer gideceğiniz yere karar vermediyseniz, bilet alamazsınız…” Böyle bakınca hangisi fantezi görünüyor?
İnsanları plan yapmaktan alıkoyan, olabilecek sürprizler, aksaklıklar vbg. Bu durumda yanıtımız hazır; Revizyon diye bir şey var!!! Onu kullanın.
Kendi başına yapamayanlara da gelin M-GEN de beraber yapalım diyoruz. Kuruluş amacımız bu. Çıkış noktam; kendi hayatımda kaybettiklerim. Planlı değil de akışa kapılarak, katılarak, katlanarak yaşadığım yıllar. Şimdi ‘ahhhh keşke bunları daha gençken bana öğreten birileri olsaymış!’’ diyorum.
Düşlediğin Gelecek isimli kitabınızdan söz eder misiniz?
Ufuk Tarhan, M-GEN ile ‘’Kişisel Gelecek Planlaması’’ kavramını ve metodoljisini Türkiye’ye ilk kez getirirken kafamda şu vardı; Aslında yaşam en önemli projemiz olduğu halde, en plansız programsız yaşadığımız, yaşamak zorunda kaldığımız, bırakıldığımız alan da burası! Otuz yaşından önce neredeyse hayatımızın bütün belirleyici tercihlerinizi yapmış oluyor, ondan sonra da bunun ceremesini çekiyor, patinajlarla ömür tüketiyoruz. Geleceğe resmen katılıyor ya da katlanıyoruz. Hele bizimki gibi baskıcı bir ülkede, insanların belirli amaçlara, yetkinliklere, isteklere göre seçim yapma olanak ve bilinci neredeyse hiç yok! Tersini yapabilenleri zaten başarı hikayeleri olarak izliyoruz. Buna dur demek lazım!’’
İşte böyle başladım ve yaşamın da tıpkı bir iş planı, projesi gibi kendimiz tarafından şekillendirilebileceğini anlatmaya başaldım. Amerikalı Fütürist Dr. Verne Wheelwright ile partner olarak metodolijisinin yerelleştirme hakkını aldım. M-GEN’i kurdum. Şu anda çok hıza artan bir ilgi var. Açık eğitimler düzenlemeye başladık.
İnançsız olan ve ‘’hakikaten plan yapmak işe yarıyor mu?’’ diyenlere kendimi ve yaptıklarımı örnek gösteriyorum:) Planlarım tıkır tıkır işliyor … Örneğin bu ropörtaj da onun bir adımı…
“Düşlediğin Gelecek”, üniversiteye hazırlanan ve kafası hayli karışık olan lise çağındaki milenyum gençliğine geleceklerini kontrol altına alarak planlamaları konusunda ipuçları veriyor.
“Düşlediğin Gelecek”, çok fazla uyarıcı, imkan ve sorun arasında kalan gençlerin ve ebeveynlerin, ne yapmalı, hangi yola gitmeli, hangisi doğru, vs. sorularına okuyucuyla birlikte cevap arıyor.
Yazar ve Oyuncu İclal Aydın’ın önsözüyle başlayan kitap, gençlerle yaşadıkları sorunlar ve çözüm önerileri üzerine samimi bir dille sohbet ediyor; çeşitli yaşam hikayelerinden örnekler sunuyor.
Kitap, “düşlemek ile planlamak” arasındaki farkı algılatmaya çalışıyor. İyi, akıllı bir plan ve başarılı bir hayat uygulaması için geçmişe bakarak kendi koşullarını daha iyi tanıyabileceklerini, belirledikleri vizyon ve misyona göre bir strateji oluşturabileceklerini, kişisel planlama yaparak bugünden geleceğe doğru adımlar atabileceklerini ve planlarını zaman içinde revize edebileceklerini anlatıyor.
Okumayı ve kullanmayı kolaylaştırmak için içeriği ve tasarımı psikolog, eğitimci, danışman ve yayımcılardan oluşan uzmanlarla geliştirilen kitap ayrıca, baskı öncesi okumasını yapan pek çok genç, yetişkin ve ebeveynin de katkılarını yansıtıyor. Kitap bu yüzden spiralli örneğin…
Hedef kitlesiyle etkileşimli bir ortamda iletişim kurmayı amaçlayan “Düşlediğin Gelecek”, genç okurların kendi fikirlerini yazabilecekleri boş alanlar ve dolgu maddelerinden, gereksiz uzatma ve açıklamalardan arındırılmış “saf içerik” sunuyor.
Geleceği planlamak ‘kaliteli bir yaşam’ için önemli. Ama bir de spontane yaşamanın keyfi, heyecanı var? Fütürist düşüncede bu duyguya yer var mı?
Niye olmasın? Birinin varlığı diğerine engel değil ki! Bunlar şablon, slogan ve ezber bakış açılarımızın soruları. Neden olmasın? Hayat planlı yaşanınca, spontane anlar, duygular olmaz demek nereden çıkmış? Dilerseniz revizyon yani spontane tercihler yaparsınız, isterseniz planlarınızda boş alanlar, zamanlar yaratırsınız. Bunlar tamamen hayat amacımıza ve onu ne kadar rasyonel yaşadığımızla, duygu, vücut, beyin vbg uyumumuzla ilgili konular. Herkes için farklılıklar gösterir ve standartlara oturtulamaz. Neyi, ne kadar isterseniz?, Neyi ne kadar yaparsanız?ın yanıtlarıyla ilintili…
Gelecek planlaması konusunda kafası karışık olan gençlere ne önerirsiniz? Geleceklerini planlamaya nerden ve nasıl başlasınlar?
Çok içtenlikle bizi izlemelerini ve kendilerine önem vermelerini öneriyorum.
Korkmasınlar. Kimse onlara istemedikleri şeyleri yaptıramaz. Cesur, akıllı ve çalışkan olsunlar. Zorlananlara yardıma hazırız. Hem dernek, hem M-GEN olarak.
Fütürizm Derneği’nde gençlere bu bağlamda ‘farkındalık’ kazandıran projeleriniz, eğitimleriniz var mı?
Çoook. Yukarıda anlattım. Onlara çok önem veriyor ve seviyoruz. Onlara iyi bir şey olunca kendimizden daha çok seviniyoruz. Gençlere hiç iyi davranamadık, çok zorluk yığdık üstlerine. Buna üzülüyor ve bir an önce büyükler olarak aklımızı başımıza almamız ve ortak akıl yaratmak için çalışıyoruz.
Bu değerli fırsat için teşekkür ederim.


























Tüm yazılarınızı takip etmeye çalışıyorum. Sizden etkilenmemek elde değil , pozitif bir enerji yaydığınız muhakkak . Yolunuz açık olsun sevgilerimle
Çok etkileyici bir röportaj olmuş. İnsanı içine çekiyor okurken.
Herhalde hiçbirimiz beş yıl sonra nerede olmak istediğimizi düşünerek retrospektif plan yapmıyoruz. Bu beni plan yapmaya ve ona uymaya motive ediyor mesela.
Sevgiler
Rıza
gerçekten çok eğitici ve öğretici bir röp. olmuş, teşekkürler. ben network marketing işi yapıyorum acaba bu işle ilgili düşünceleriniz nelerdir? paylaşırsanız çok memnun olurum!
Tüm yazılarınızı takip etmeye çalışıyorum. Sizden etkilenmemek elde değil , pozitif bir enerji yaydığınız muhakkak . Yolunuz açık olsun sevgilerimle
Futuristler Derneği, Türkiye’de ilklere imza atarak bir iz bırakıyor. Bu izin takipçileri kazanan tarafta olacak. Bundan adım gibi eminim.
Birbirimizi takip ediyoruz Ömer. Keep Walking:)))
Okuduğum en iyi röportajlardan biri. Çok etkilendim. Umarım sizinle tanışma fırsatım olur birgün. Dergi ekibine ve size binlerce kez teşekkür:)
2 Nisan’da Futurist Shuffle’a bekleriz. Pek yakında duyurusu yapılacak:))) Slm, svg.
Sizi heyecanla takip ediyorum bana yaşam enerjisi veriyor fikirleriniz. Çok teşekkür ediyorum Ufuk Hanım, iiy ki varsınız.
Ben de teşekkür ederim, hepimiz iyi ki varız ve paylaşıyoruz:)))
Çok teşekkürler Pelin:)
müthiş bir röp olmuş tebrikler teşekkürler