Fahri Döngelli ile Yazarlık Kariyeri Üzerine
Modern Klasik isimli sıra dışı kitabıyla dikkatleri üzerine çeken yazar Fahri Döngelli ile yazarlık serüvenini ve Modern Klasik’i konuştuk.
Henüz 24 yaşındasınız. Daha yolun başındasınız ama 3 kitap, yüzlerce deneme, şiir, tiyatro oyunu, kısa film senaryosu… Bu nasıl bir üretkenliktir?
Teşekkür ederim. Aslında ‘’daha çok gençsin’’ söyleminden pek hoşlanmadığımı söyleyebilirim. İlk kitabımı yazdığımda 21 yaşındaydım ve önüme çıkan ilk engel ‘’henüz çok genç’’ olmamdı. Büyümek için iki yıl beklemek zorunda kaldım. Bu, benim nedenini bilmediğim ve anlayamadığım bir engeldi. Öyleki; burada çok ciddiyim, başımı okşayıp gülen insanlarla karşılaştım ilk zamanlar. Ama bir kez karar vermiştim, yaşımdan önce yazılarımı, kalemimi büyütecektim. Ancak o şekilde hayat, karşımda önünü ilikleyecekti… Sadece vazgeçmedim.
Nasıl başladı ilkin bu yazı sevdası? Var mı çarpıcı bir keşfedilme öykünüz? Ya da her şey kendiliğinden mi gelişiverdi?
Yok, tabii ki kendiliğinden gelişmedi. Bilmiyorum ne kadar sıra dışı ama hiç unutamadığım bir başlangıçtı benimkisi. Bir gece halı sahada maç yaparken kolum kırılmıştı. Ve ben tam kırk dakika acılar içinde yerde ambulans bekledim. Kesinlikle hayatımın en zor kırk dakikalarından biriydi. Neyse ambulans geldi ve beni sedyeyle koydular arabaya. İnanır mısınız hastaneye gidene kadar yanımdaki hemşire doktora ödeyemediği ev kirasından bahsetti. İşe tam o an karar verdim ben kitap yazmaya. Benimle ilgilenmek yerine doktora ödeyemediği ev kirasından bahseden hemşireye kızdığım için. Tabi kolum iyileştikten sonra anladım, her gün benim gibi birçok hastayla karşılaştıklarını ve hepsinin acısına ortak olmalarının mümkün olamayacağını. Böyle bir karar anıydı benimkisi. Tabi önceden biriktirdiğim kelimelerim vardı. O ambulans bana sadece bir çıkış noktası oldu.
Entelektüel anlamda hangi damarlardan besleniyorsunuz? Birkaç isim ve ekol vermek gerekirse…
Direkt olarak bir isim söylemem yanlış olur. Çünkü bugüne kadar hiç ‘’evet bu!‘’ demedim. Ama üniversitedeki ilk yılarımda Ayn Rand, hayatımı fazlasıyla meşgul etmişti ve onunla tanıdığım kabala felsefesinin dünyama soktuğu özgürlükçü düşünce… Bu, kimilerine göre postmodern edebiyattı kimilerine göre özgün olmanın en kestirme yolu. ‘’Ben yazdım oldu’’ deme şansın çok yüksek. Beni en çok heyecanlandıran yanı ise, bana her defasında hür olduğumu hissettiriyor olması. Birde Murathan Mungan’dan her gün bir şeyler öğreniyorum.
Son romanınızdan anladığımız kadarıyla klasik roman kültürünü çok iyi özümsemişsiniz. Modern dünya edebiyatıyla aranız nasıl?
Modern dünya edebiyatı… Bence burada üzerinde durulması gereken ana nokta, modern dünya. Günümüzde her şey o kadar hızlı gelişiyor ki; teknolojik, siyasal, ekonomik gelişmeler maalesef bu konsorsiyumda edebiyata gereken saygıyı göstermiyor. Özellikle ülkemizde. Belki de insanların artık yapacak daha çok şeyi var. Bir kitaba para verip okumaktansa biraz daha bekleyip kitabın sinemaya uyarlanmasını beklemek ve iki liralık bir cd ile bu kültürel faaliyeti boş geçmemek çoğu insana daha karla ve akılcı geliyor. Bu nedenle klasik edebiyat, kulağa daha hoş geliyor. Bence en güzeli Modern Klasik J
Son romanınızın tanıtım yazısında yer alan ‘dünya klasiklerinden beslenen yepyeni bir klasik…’ çarpıcı ve iddialı bir söylem. Bu romanla daha önce denenmeyen bir yönteme başvuruyorsunuz. Tam olarak neyi amaçlamıştınız yola çıkarken?
Sizce liselerde Dostoyevski’den neden hiç bahsedilmez? Neden ‘’ suç ve ceza’’ nın verdiği o evrensel mesaja kulak verilmez? Bakın ben klasikleri ortaokul yıllarımda okudum. Hem de yorganın altında elimde fenerle. Ailem çok kitap okuduğum için gözlerimin bozulacağından korkuyor, bunun için çok fazla kitap okumama izin vermiyordu. Bunu bugün kaç kişi yapıyor? Kaç kişi yapılmasına sebep oluyor? Müfredatı doldurmak için zorla koyulan Güzel Okuma Yazma dersleri kaç kişinin umurunda sizce? Bence gençlerimizin, insanlarımızın bir şeylere uyanmasından korkuyorlar. Ben sadece bu kitapların var olduğunu sessizce haykırmak istedim. Bu kitabı yazarken hiç mi kendinizi düşünmediniz? diye bir soru gelebilir aklınıza. Evet, dürüst olmak gerekirse kendimi de düşündüm. Malumunuz ben genç! bir yazarım. Benim ideallerim var, hedeflerim… Ulaşmak istediğim bir kitle var. Benim kitaplarım raflara sadece sırtı görünecek şekilde konulduğu müddetçe ben, o bahsettiğim ideallere, hedeflere, kitlelere asla ulaşamam. Zamana ihtiyacım olduğunun farkındayım. Sıramı bekliyorum. Beklerken de Fahri Döngelli’yi fark ettirecek şeyler yapmaya çalışıyorum. Modern Klasik bunlardan biri.
Özellikle son romanınızda yalın ve oturmuş bir dil kullanıyorsunuz. Üslup sahibi olmak genç yazarların en büyük sorunu. Bu anlamda aldığınız felsefe eğitiminin katkısı olduğunu düşünüyor musunuz?
Kesinlikle. Felsefenin daha doğrusu felsefi eğitimin üzerimdeki emeği yadsınamaz. En önemlisi bir birey olarak bana bir vizyon kazandırdı. Ben felsefe’ye ‘’nasıl yazıyorum?’’ sorusunu değil de, ‘’niçin yazıyorum?’’ sorusunu borçluyum. Çünkü bana niçin yazmam gerektiğini veren ana kaynaktır felsefe. Üslup noktasında ise az öncede söylediğim gibi muhakkak etkilendiğim birileri olmuştur ama söz konusu şey taklit olursa, bundan kaçınırım. Birde başkaları ne der! tepkisine çok kulak asmıyorum. Nasıl bir aşçının en güzel yemeği en sevdiği yemeğiyse, bence bir yazarında en güzel kitabı en sevdiği kelimelerini kullandığı kitabıdır. Ben okumak istediğim kitabı yazıyorum. Ölçü olarak sadece kendimi alıyorum. Bazen otobüse biniyorum ve otobüste kendimle karşılaşıyorum. Gördüğüm kişi kimi zaman bana çok itici geliyor kimi zamanda çok sempatik. İşte ben onları dinliyorum.
Son romanınızla ilgili aldığınız tepkiler nasıl? Beklentilerinizi karşıladı mı?
Aslında tam değil. Söylediğim gibi ne zaman raflara ön kapak görünecek şekilde konulursa o gün benim istediğim şey olmuş demektir. Ama şu açık; her geçen gün benim için biraz daha iyi oluyor. Modern Klasik, benim diğer kitaplarımdan daha fazla emek verdiğim bir çalışma. Açılımları olan bir çalışma. En önemlisi sosyal bir sorumluluk üstlenmiş bir çalışma. Bunun için ben şimdilik zaman diyorum.
Kitabınızı edinmek isteyen ONE okurları olacaktır elbette. Nasıl ulaşabilirler?
Kitap şuan bütün kitap evlerinde var. Ön sıralarda olmasa da, var:) Sadece biraz aramaları gerekebilir. Bunun dışında (bilmiyorum bu yayın kuralarına aykırı mı) yayın evinin sitesinden de ulaşabilirler. www.herzamangenc.com
Tezgahınızda yeni bir çalışma var mı bu aralar?
Ben edebiyatı hep bir buz pistine benzetirim. Asla duramazsın. Evet var. Aslında Modern Klasiğe devam etmeyi düşünüyordum ama madem bunu biraz zamana yaymaya karar verdim, o halde biraz beklemeliyim diye düşündüm. Bu boşlukta da, uzun zamandır yapmak istediğim bir şeyi yapıyorum. Bu sefer sahiden ‘’beni’’ yazıyorum. Bir deneme türü. Kitaba soracağım en büyük soru… ergenlikteki ben kimdi? Ve bütün bunları babamın merkezinde yapmaya çalışacağım. O dönemlerde benim en büyük rakibimdi babam:) Sanırım kitabın ismi ‘’ Babamı kaçıran tayyareler’’ olacak.


























kitabı okudum çok başarılı tebrikler