Sarar Interview’in Genç Patronu
Sarar Interview’den bahseder misiniz biraz? Nasıl çıktı bu fikir ve nasıl gelişti?
Babalar bizden giyiniyordu ve ben de artık oğulların da bizden giyinmeleri gerektiğini düşündüm. Ve sarar kalitesini genc muşterilerimizin de tanımasını istedim. Genelde piyasaya bakıldığında bu segmentde kaliteye verilmesı gereken önem ve özeni göremiyoruz. Bir de şu önemli; almış olduğunuz ürünün kalite ve fiyat dengesınden emin olmak gerekir. Onun için Interview markasını yarattık.
18-35 yaş arası, okuldan yeni mezun olmuş ve iş hayatına yeni adım atan ve dünya trendlerini yakından izleyen, kendini her zaman farklılaştırabilen ve kaliteye önem veren bir kitleye hitap ediyor. Ve tabi ki kendini genç hissetmek isteyenler için de cok isabetli bir tercih.
Interview konseptli mağazalarınız var mı?
Ankara’da ve Eskişehir’de iki tane İnterview mağazamız var. Ama bazı sarar mağazalarımızın içinde de Interview markamız mevcut.
Sarar Interview olarak yol haritanızdan bahseder misiniz? Örneğin 10 yıl sonra kendinizi nerde görüyorsunuz?
Interview olarak hedefimiz Sarar gibi bulunduğumuz segmentde lider konuma gelmek. Mağaza açmaya devam edeceğiz. Hedef 10 yıl içinde 40 mağazaya ulaşmak.
Yurtdışına yönelik çalışmalarınız da var…
Şu anda yurt dışında Sarar markasına önem veriyoruz ama bazı mağazalarımızda interview markalı ürünler de mevcut.
Yurtdışında;
15’i Avrupa’da
28’i Rusya’da
7’si ABD’de
Ve 26’sı diğer ülkelerde olmak üzere 76 concept mağazamız var.
Avrupa, ABD, Çin, Rusya, Hindistan, Mısır, İsrail, İsveç, Danimarka, Güney Afrika, Macaristan, Türk Cumhuriyetleri ve diğer Orta Doğu-Körfez ülkeleri’nde gerek konsept mağazaları gerekse yaygın satış noktaları ile geniş bir iş ağına sahiptir.
Rusya’da mağaza sayımızı arttırmayı planlıyoruz ayrıca, Eylül ayında Düsseldorf’ta ve Kasım ayında da Berlin’in en prestıijli caddesinde bulunan Almanya’nın en tanınmış alışveriş merkezi olan Quartier 206’da bir mağaza açacağız. Berlin’de marka denildiğinde ilk akla gelen yer Quartier 206 DIR. Gucci, Roberto Cavalli, Dolce&Gabana, Bottega Veneta, Cerruti, Louis Vuitton, Moschino vb. dünya markalarının da burada mağazaları var. Bir Türk markası olarak, onların yer aldığı bir yerde mağaza açmak gerçekten çok onur verici. Sadece Sarar olarak değil Türkiye olarak gurur verici. Türkiyemizi bütün dünyaya tanıtmaya ve kalitesini herkese göstermeye devam ediyoruz. Newyork Madison Avenue’daki mağazamızın açılışından sonra dünyadaki tüm önemli noktalarda mağazalaşma ve markalaşma stratejilerimizi hayata geçireceğiz. Mağazalaşma olarak Almanya ve Rusya büyük pazarlar. Özellikle, Almanya dev dünya markalarının doğduğu bir ülke o yüzden, tercihimizi buralardan yana kullanmaktayız.
Hazır giyim sektörü 2002’den bu yana kayda değer bir gelişme gösterdi. Şu anda sektörün durumu umut veriyor mu? Sektör içerisinde Sarar’ın konumundan bahseder misiniz? Türkiye’de tekstil sektörü artık kolay kolay belini doğrulatamaz yorumlarına katılıyor musunuz?
Umudumuzu hiçbir zaman kaybetmememiz gerekiyor. İstenilen herşey herzaman karşımıza istediğimiz gibi çıkmasa da umudumuzu asla kaybetmemeliyiz. Türkiye’de Tekstil sektorü cok onemli bir sektördür bunu da devletimiz cok iyi bılıyor ve çözümler arıyor. Yanlız bu cözümlerin bulunmasında biraz daha hızlı hareket etmeleri gerekiyor. Yapacak çok işimız var, kaybedecek zamanımız yok. Yapılan araştırmalarda sektörde herzaman lider konumdayız ve Sarar markasında izlediğimiz stratejiler diğer markalarımızda da piyasaya uygun bir şekilde tasarlanıp uygulamaya alınıyor. Artık eskisi gibi tek bır stratejiyi izleme gibi bir durum yok. Esneklik her zaman olmalıdır.
Tekstilde markalaşma süreci sektörün en çok konuşulan konularının başında geliyor. Özellikle kriz dönemlerinde satışların düşmemesi için markalaşmanın çok önemli olduğuna dair bir görüş var. Katılıyor musunuz? Türkiyede markalaşma gerekli mi?
Katılıyorum, markalaşmayı becerebilen firmalar krizden etkilenmezler. 2000 yılında Avrupa Birliği ülkelerinde markalaşma ve satış pazarlama amaçlı ‘Sarar Europe Gmbh’ şirketini kurduk. Sarar’ın Avrupa operasyonları , bu şirket tarafından yapılmaktadır. Yine aynı amaçlar doğrultusunda ABD operasyonlarını düzenlemek ve yönetmek üzere 2001 yılında ‘ Sarar USA’ kuruldu. Çin’de de Sarar SHANGHAI Trading Co. şirketimiz var. Markalaşmanın yolu globalleşmekten geçiyor. Markalaşma sürecine girdiğimizden beri markalarımızın bilinirliği daha da arttı, gün geçtikçe daha da büyüyoruz. Reklam ve Pr faaliyetlerimiz ile ilgili olaraktan 15 yıldır profesyonel bir reklam ajansı ile çalışmalarımızı yürütüyoruz.
Çin korkusunun artık bittiğine dair yorumlar da var…
Çin’de zorlanabileceğimizi düşünüyorduk ama korktuğumuz başımıza gelmedi. Çin’i, başta ABD olmak üzere yabancı ülkeler operasyonlarımız açısından önemsiyoruz. Bu amaçla; “Sarar (Shanghai) Trading Co. Ltd.” isimli şirketimizi kurduk. Bu şirketin dış dünya ile ticaretimiz açısından en önemli odak noktalarından birisi olacağı inancındayız. Gelişmiş ülkelerin büyük konfeksiyon şirketleri gibi, biz de Çin’in dünyaya sunduğu ucuz işgücü ve enerji imkanlarından yararlanarak sınai ve ticari hacmimizi büyütmek ve dünya markası olma yolundaki imajımızı daha da güçlendirmek çabası içindeyiz. Çin’de korsan ürünler dışında başka zorluklarla karşılaşmadık. Böyle bir sorunla karşılaşmamak adına gerekli hukuki önlemlerimizi almaya başladık. Çin’den korkmuyoruz. Çünkü; Türk ürünlerinin uluslararası arenadaki kalite değerinin Çin’in üzerinde olduğunu herkes biliyor.
AVM’lerin sayısı son yıllarda hızla arttı. Önümüzdeki yıl yenilerinin açılması planlanıyor. AVM’lere yönelik nasıl bir politika izliyorsunuz?
Avm’ler çok bilinçsiz gelişiyor. Neredeyse her önüne gelen firma AVM açıyor. Tabiki nufusumuza göre avm sayılarının az oldugunu düşünebilirler ama lütfen hiçbir zaman unutmayalım, Türkiye’deki satın alma gücüyle Avrupa’yı karıştırmamak gerekiyor. Biz hala hane başı ürünlere harcanılan değerleri bilmiyoruz. Bugüne kadar hangi avm şirketinden açılan bölgedekı hane başı harcama değerlerini gördük? Markalar Birliği’nde bulunan tum markalar birleşip avm şirketlerinin önüne geçtiklerinde kira bedellerinin dogru fiyatlara ineceğinden eminim.
Onun için markalar arası lobileşmeye önem vermemiz gerekiyor. Onlar bizim için önemli biz de onlar için önemliyiz. Gücümüzü birleştirip daha iyi sonuçlar elde edebiliriz.Bu kadar AVM’yi yönetebilecek yeteri kadar deneyimli bir ekip yok ve bütün AVM’ler kendilerinin çok mükemmel olduğunu düşünüyor. Bu iki ana nedenden dolayı AVM’lerin hepsi başarılı olamayacağı için şu anda AVM’lerin cadde mağazacılığı üzerine geçici bir etkisi var. AVM’ler gelmeden cadde mağazacılığı oturmuştu ve bu kültür devam edecektir. Türk insanının kendine has bir yapısı var; daha çok trendlere ve aksiyonlara kapıldığımız için; böyle bir kıstas yapamayız. İyi organize olmuş PR’ı kuvvetli her mekanda alışveriş olabiliyor. Caddelerde müşteri tercih kriteri farklı; cadde mağazacılığının öleceğine inanmıyorum. Caddeler her zaman daha dinamik; cadde mağazacılığı ölmez…
KİŞİSEL SORULAR
Emre Sarar kimdir?
1977 Eskişehir doğumluyum, ilkokulu Eskişehir’de okudum, orta ve lise öğrenimimi İsviçre’de Institut Montana’da ve üniversiteyi Amerika’da Ohio’da okudum. İşletme, felsefe ve psikoloji eğitimi aldım.
Güne nasıl başlarsınız?
Güne erken başlamayı seven biriyim. Sabah ilk yaptığım maillerimi kontrol edip, satış rakamlarına bakmak olur. Sonra gunun planını yaptıktan sonra ilgili kişilere görevlerini dağıtırım. Günlük gazetelerimi okuduktan sonra saat 10 gibi yapılacak işlere başlarım. Akşam kesin bir bitiş saatim yoktur. Her gün 1 saat spor için kesinlikle zaman ayırırım.
Hangi takımı tutuyorsunuz?
Beşiktaşlıyım ama yine de gönlümde bir efsane var; Eskişehirspor. Herkesin bildiği gibi efsane geri döndü.
İşinizin dışında…
Kitap okumaya zaman ayırmayı çok severim. Genellikle kişisel gelişim kitapları ve psikoloji / parapsikoloji kitaplarını araştırırım. Eski Mısır tarihini de araştırıyorum. Zaman buldukça da aile şirketleri üzerinde kendi yazdığım bir kitap var ona vakit ayırıyorum.
İstanbul’da en sevdiğiniz lokasyon…
Oturduğum yer Bebek… Bebek benim için çok önem taşıyan bir yer. Oradan enerjimi alıyorum. Dünyada eşi benzeri olmayan bir manzaradan faydalanıyorum.
Okuduğunuz son kitap…
Peter Anklam, Perakendecilikte Analiz ve Planlama
İzlediğiniz son film…
Aynalar
Dünya şehirleri arasında en sevdikleriniz…
İstanbul, Amsterdam, Shanghai, Newyork
Etkileyici bir kariyeriniz var. Kariyerinin başında olan ONE okurlarına ne önerirsiniz?
Ağaç yaşken eğrilirmiş. Atalarımız bunu çok iyi söylemiş. Ne ekersen onu biçersin. Onun için sevdiğimiz bir meslek dalı seçip orada bır numara olmak gerekir. Hazıra dağ dayanmaz demişler onun için çok çalışıp kendimizi her zaman yenilemeliyiz. İş hayatında bir maratondayız onun için belli bir yere geldiğimizde tamam deyip durma lüksümüz yok. Benim felsefem her zaman şudur ‘hayat hiç bitmeyecek gibi düşünüp çalışmalıyız ve hayat yarın bitecek gibi yaşamalıyız.
Röportaj: Ömer Üner


























ebru hanım bence türkiyede insanlar çok harcanıyor ama amerikada brezilyada öle degil
sonuc itibariyle turkiye sartlari pekte degisecege benzemiyor
napalim simdi amerikaya yada brezilyayamı gidelim
hayat yarın bitecek gibi yaşamalıyız.
guzelll