Karikatürist Erdil Yaşaroğlu
Anaokulunda elime kalemi kaadı verdikleri anda çizmeye baÅŸladım. Karikatürle ilkokulda karşılaÅŸtım. Okumayı öğrenince. Sonra da ayrılmadım. 6 yaşımdan beri karikatür okuyorum, 10 yaşımdan beri çiziyorum. Ortaokul ve lise yıllarında karikatür yarışmalarına katıldım. Yurtdışından ve yurtiçinden 30’a yakın ödül aldım.Sonra Lise 2’de GüneÅŸ gazetesi’nde ilk karikatürlerim yayımlanmaya baÅŸladı. İlk profesyonel oluÅŸum. Edebiyat derslerinde çizerdim… Bir sene sonra, lise sondayken de Limon Dergisine girdim. Bikaçsene sonra ismi Leman oldu. 2002 yılına kadar orada çizdikten sonra, arkadaÅŸlarımla Penguen Dergisi’ni kurduk. Åžimdi Penguen’de çiziyorum.
Dergiye başladığım aynı aylarda televizyon için çalışmaya başladım. 2000 yılına kadar birçok tv programı yaptık. Mimar Sinan Üniversitesi Heykel Bölümü’nden mezun oldum arada. 13 tane de karikatür kitabım var.
Nasıl başladı bu karikatür sevdası?
Kuzenim Varol çiziyordu. Ben de onu kıskanarak baÅŸladım. Bütün aile onu destekliyor, seviyordu. Beni de sevsinler diye hehehe…
Karikatür tarzınızın, espri üslubunuzun bir soyağacı var mı? Hangi damarlardan besleniyorsunuz? Eskilerden, yenilerden etkilendiğiniz, beğendiğiniz isimler…
Konularımı genelde kendi ilgi alanlarımdan seçerim. Bu da doÄŸa, hayvanlar, tarih, teknoloji ve çocuklar… Karikatüre baÅŸlarken, Reiser, Sempe ve Sergio Aragones beni en çok etkileyen isimler arasındaydı…
İnsanları bir karikatürle gülmekten yerlere yatırabildiğinize göre bir ofis dolusu karikatüristin nelere kadir olabileceğini hayal bile edemiyorum. Çok eğleniyor olmalısınız.
Üretim sürecinde sıkıcı ve gergin olabiliyoruz. Espri bulma kısmı zor. Herkes kendi köşesine çekilir ve asosyalleÅŸir. Ama espriler bulunup da çizmeye geçildiÄŸi zaman artık yüzde gülücükler belirir. Sohbet neÅŸelenir ve komiklikler baÅŸlar… Bazen bizim bile aklımızın alamadığı derinlikte ve saçmalıkta muhabbetlere dalarız. Kalabalık bir stand up gösterisi gibi olur ortalık…
Karikatürlerinizi gerçek bir karikatür yapan o güldürü öğesini, o ince mizahı nasıl bulup çıkarıyorsunuz yaşamın kaotiğinden, karanlığından… Bunun bir prosedürü var mı?
Espri bulmak için oturup çalışırım. Öyle birden gelmez bu meretler. İnsanlardan, telefondan, tividen, internetten ve buzdolabından kaçarım.
Karikatüre ayırdığınız eşref saatleriniz var mı? Yoksa nerde ilham orda karikatür mü?
Sabahları iyi çalışırım. O Yüzden sabah saatleri değerlidir. Başka birşey için harcamamaya özen gösteririm.
Sistematik, uzun, yorucu çalışamalarla mı çıkıyor iyi karikatürler yoksa bir vecd anında birden mi dökülüyor kağıda? Şiir mantığından hareketle soracak olursak ilham-çalışma oranı nasıl oluyor genellikle?
Sistematik, yoÄŸun ve yorucu çalışmadan ilham perisini getiremiyorsun ayağına…
Karikatür özellikle penguen gibi dergiler sayesinde protest bir çizgiye yerleşti. Muhaliflikle karikatür arasında nasıl bir ilişki var? Örneğin siz karikatürist olduğunuz için mi muhalifsiniz yoksa muhalif olduğunuz için mi karikatürist?
Karikatür tarihi boyunca iktidara karşı gelmiÅŸtir. Zaten rahatsız bir adam olduÄŸum için karikatürist oldum. Hayata bakıyorum ve söylemek, paylaÅŸmak istediÄŸim bissürü fikir aklıma geliyor. Bunu da karikatür yoluyla yapıyorum. Bazen heykel yapıyorum, bazen de resim. Yazı da yazarım. Böyle rahatlarım. Aklıma gelenleri söyleyecek bir platform bulamazsam, Taksim meydanında bir sandalyenin üstüne çıkıp bağırarak anlatırım. Ama bunu güldürerek yapmak daha zevkli…
Benim Komikaze serisinde asla politika yoktur. Ama insana muhalefet var. Kendimizle dalga geçerim hayvanları çizerek. Politik karikatürlerimi ise Penguen’in kapaklarına ve 3. Sayfasına çizerim.
Çevreci misiniz?
Diyomki.com (kendi blogum) a yazdığım bir çevre mesajıyla cevap vermek istiyorum:
Biz Türkler çok çevreciyiz. Bizim çevre için mesaja falan ihtiyacımız yok.
Elektriğe zam yapılır, herkes tasarruflu ampul almaya koşar.
Benzine zam yaplır, toplu taşıma araçları kullanırız.
Suyun fiyatı artar, hemen ardından tasarruf kampanyaları yaparız.
Uluslararası baskılardan bunalıp, yumurta kapıya dayanınca Kyoto anlaşmasını imzalarız.
Pirinç bulamayınca, sıcaktan bunalınca, tarlalar kuruyunca küresel ısınmayı hatırlarız.
Süper çevreciyiz… Madalya verin bize, organik olsun…



























Merhabalar. acaba hayatınızda hiç kötü çizdiğiniz zaman oldumu? bundan utandınızmı? ve karikatür dersleri veriyormusunuz?
Bende karikatür çiziyorum ama aklıma espiri gelmiyor arada bir aklıma espiri geliyor espiri bulmak için nerelerden yaralanıyorsunuz mailinizi versenize çizimlerimi size göndermek istiyorum
her yerdesin be abi! tarkan bile senden az gözüküyor medyasal ortamlarda.
Erdil Seni çok seviyoruz,
OÄŸlum ve ben sıkı takipciniz…..Marlon serisi devam edecek mi? Marlon serisi kitaplarınıda bulamıyoruz.
))))Kimse eksik serileri vermiyor birbirlerine
Kitapların sınıfta çok değerli
Sayın Kaboğlu..
Röportajlarınız çok ilgimi çekiyor, ellerinize sağlık
Not: Keşke röportajlarınız sadece ilgimi çekmekle kalmasaydı, ben de çok önemli bi gazetenin genel yayın yönetmeni falan olsaydım ama sadece ilgimi çekiyor röportajlarınız..
Neyse..Hak ettiğiniz yere geleceksiniz nasılsa