One Dergi
  • Rss
  • Ana Sayfa
  • Sen Sor
  • Siz Sordunuz
  • Başarı Hikayeleri
  • Etkinlikler
  • İş Haber
  • Kurumsal
    • Reklam
    • Künye
    • İletişim
  • Hakkında

Macellan’ın İzinden Giden Türk: Hakan Öge

Posted on 26 January 2010 by editorial in Röportajlar 11 Comments
Home» Röportajlar » Macellan’ın İzinden Giden Türk: Hakan Öge

hakan öge dünya turu one dergisiHakan Öge masalsı bir yolculuğun kahramanı. Mardek isimli teknesiyle tek başına dünya turuna çıktıktan 7 ay sonra okyanus ortasında ‘deniz kızı’ dediği hayat arkadaşıyla tanıştı ve yola birlikte devam ettiler. Macellan’ın geçtiği Horn Burnu’nu dolaşan ilk Türk olan Hakan Öge ve Sophie’nin yıllar süren zorlu yolculukları başladığı yerde Kalamış Marina’da sona erdi. Aynı zamanda profesyonel fotoğrafçı ve diş hekimi olan Hakan Öge sorularımızı yanıtladı.

Röportaj: Ömer Üner

Tekneyle 3 yıl süren bir dünya turu yaptınız… Neden? Neydi sizi bu serüvene sürükleyen? Profesyonel ilgi, keşif duygusu, yaşamın kaosundan kaçış…

Sanırım hepsi birden. Yola çıkmadan önce diş hekimliği ve profesyonel fotoğrafçılığı bir arada götürmeye çalışıyordum. Hayatımı sadece fotoğrafçılıkla kazanmayı denemek istiyordum. Böyle bir yolculuk bu tür bir deneme için bulunmaz fırsattı. Aynı zamanda hayatımda da bir dönüm noktasındaydım. Yeni boşanmıştım ve yeni bir başlangıç yapmak istiyordum. Buna yıllardır İstanbul’un kaosunda yaşamışlığı da eklerseniz “basıp gitmek” için yeterli nedenlerim vardı sanıyorum.

İlk nasıl kapıldınız bu düşe? Bir anda mı gelişti yoksa eskiden beri içinizde büyüttüğünüz bir düş müydü?

Kendimi bildim bileli gezmeye, hareket etmeye çok meraklıyım. Daha küçük bir çocukken TIR şoförlüğünü ideal bir meslek olarak görüyordum. Gençlik yıllarımda Jules Verne’nin kitapları elimden düşmezdi. Böyle bir eğilimim varken elime Sadun Boro’nun Pupa Yelken adlı kitabı geçti. Sadun Boro yelkenli tekne ile ilk defa dünya turu yapan Türk’tür. Kitabını yutarcasına okudum. Kitabı bitirdiğimde “ben de bir gün böyle bir seyahat yapacağım” diye düşündüğümü hatırlıyorum. Kitabı okuduğumda 12 -13 yaşlarındaydım, bu düş beni hiç bir zaman bırakmadı.

hakan öge one röportajıMilyonlarca kişi için gerçekleşmesi nerdeyse olanaksız fantastik bir hayaldir bu. Ürkütmedi mi sizi bu gerçeklik?

Ben hiç fantastik bir hayal gibi görmedim. Birileri yapmışsa benim de yapmamam için bir sebep yoktu. Bu işe kalkışmış insanların kitaplarını bol bol okudum. Genellikle ceplerinde paradan çok kalplerinde cesaret ve hayal gücü olan insanlar olduğunu gördüm.

Motivasyonunuz neydi? Başarma duygusu, ego tatmini, şöhret…

Saydıklarınızın hepsi var, artı olarak yeni yerler keşfetme isteği, hayatı değiştirme eğilimi, hatta biraz oyun arzusu… Fakat yolda epeyce değişti bu duygular. Ego tatmini, şöhret isteği falan pek kalmadı. Aradığım şeyin, huzurun yollarda, uzaklarda olmadığını farkettim. Aradığım şey aslında çok yakında, içimde bir yerlerde. Onu bulduğunuz anda yolda olmak ya da bir yerde yıllarca hareketsiz kalmak pek fark etmiyor.

Yolculuğunuzun yedinci ayında hayat size en güzel oyunlarından birini oynadı. Neydi olup biten, sizden dinleyelim.

Yeşil Burun Adaları’nda Belçikalı bir çifte rastladım. Catherine ve Daniel katamaranlarıya dünya turu yapıyorlardı. Ertesi gün Belçika’dan bir misafirleri geldi: Catherine’in kızkardeşi Sophie. Onlara Atlantik geçişinde katılıp yardımcı olacaktı. Sophie’nin geldiği akşam beni yemeğe çağırdılar. Sophie’yi gördüğüm anda vuruldum diyebilirim. Yemekte epeyce sohbet ettik. Ertesi gün ben de onları yemeğe çağırdım. Yemekti, sohbetti derken aramızda bir ilişki başladı. Yeşil Burun Adaları’nda 10 günü hiç ayrılmadan, birlikte geçirirdik. Ardından ben tek başına okyanusa hakan öge oneaçıldım. Sophie ailesiyle okyanusu geçecek, Karaip Adaları’nda tekrar buluşacaktık. Fakat yolculuğun altıncı gününde, gece yarısı ufukta bir ışık farkettim. Telsizle konuşunca ışığın kaynağının Sophie’nin içinde bulunduğu katamaran olduğu ortaya çıktı. Okyanusun ortasında gerçekleşen bu karşılaşma o kadar zor bir ihtimaldi ki, bunu kutlamaya karar verdik. Sophie ufak bir şişme botla bana geldi, amacı biraz hasret giderip tekrar teknesine dönmekti. Fakat o kadar yoğun duygular içindeydik ki ne ben onu, ne de o beni bırakamadık. Sophie pasaportsuz, kimliksiz, üzerinde tek bir elbiseyle benimle kaldı. Daha sonra Karaip Adaları’nda ablasını bularak eşyalarını alabildik.

Hikaye çok etkileyici… masalsı… Hala birliktesiniz sanırım.

Tabii ki. Dünyayı birlikte turladıktan sonra döner dönmez evlendik.

Uçsuz bucaksız bir okyanus ıssızlığının ortasında insan ne hisseder en çok? Yalnızlık… sonsuzluk…

Garip gelecek, ama okyanus geçişlerinde hiç yalnızlık hissetmedim. Yalnızlığı en çok limanlarda hissettim. Etrafınız insanlarla çevriliyken aslında tek başına oluşunuz daha çok etkiliyor. Yani, şehirlerde hissedilen yalnızlıktan hiç farklı değil.

hakan öge one dergisi3 yıl süren bir yolculuktan sonra Temmuz 2007 de Kalamış Marina’ya döndünüz. O an ne hissettiniz? Anımsıyor musunuz?

Çok iyi anımsıyorum. Karmakarışık duygulardı. Uzun bir yol bitmişti, rahatlamıştım. Yıllardır görmediğim aileme, arkadaşlarıma kavuşacaktım, mutluydum. Ama aynı zamanda yeni bir hayata başlayacaktım, endişeliydim. Diyebilirim ki, yola çıkarken değil, asıl döndüğümde endişe duyuyordum. Bundan sonra ne yapacaktım, nerede, nasıl yaşayacaktım, kara hayatına nasıl geri dönebilecektim, belli değildi.

Yaşamınız boyunca serüven ruhu gerektiren zorlu sporlarla uğraştınız. Bu arada diş hekimliği okudunuz ve uzun yıllar bu mesleği yaptınız. Bunda bir çelişki yok mu? Tanıdığım diş hekimlerinin çoğunlukla durağan bir yaşamı var.

Serüvenci ruh ne kadar içimde varsa dişhekimliği de o kadar var diyebilirim. Babam diş hekimi. Bütün çocukluğum muayenehanede oynayarak geçti. Alçılarla, mumlarla oynamak, onlarla heykeller yapmak çok eğlenceliydi. Dolayısıyla oldukça rahat yapabildiğim bir iş. Bana serüvenci ruhumu tatmin için gereken maddi olanakları ve randevuyla çalıştığım için de zamanımı ayarlama özgürlüğü verdi.

Profesyonel fotoğrafçısınız aynı zamanda. Fotoğraflarınız yıllardır Atlas Dergisi’nde yayınlanıyor. Bu ilginizin hikayesi nedir?

Seyahat eden, macera sporlarıyla uğraşan ve fotoğraf çeken bir genç ilk açıldığı yıllarda Atlas dergisinin kapısını çalınca tabii ki kapılar sonuna kadar açılıyor. Bir de o yıllarda bu işlerle uğraşan çok az insan vardı. Bu tür dergilerin yaptığı yayınlar bugün çok daha fazla insanın bu yola yönelmesine neden olmuştur.

hakan ögeKitabınız var. Duygulara Akmak. Ne anlatıyorsunuz bu kitapta?

Aslında üç kitabım var. 2 tanesi fotoğraf kitabı ve Almanya’da basıldı. Bir tanesi havadan Türkiye’nin arkeolojik kazı yerleri, diğeri genel Türkiye kitabı. “Duygularla Akmak” Sophie ile birlikte hazırladığımız, yaptığımız dünya turunu anlatan bir kitap. Yalın bir yolculuk kitabı değil bu, duygularımızı çok yer verdiğimiz, aslında kendi iç yolculuğumuzu anlattığımız, bol fotoğraflı bir kitap. Kitabın ben ve Sophie olarak iki yazarı, Türkçe ve İngilizce olarak da iki dili var. Şu anda bir kitabım daha çıkmak üzere: “Macellan’ın izinden Mardek’in Seyir Defteri”. Bu kitapta ise dünya turu sırasında tuttuğum günlüğü yine bol fotoğraf ve haritayla yayınlıyorum.

Ufukta yeni projeler, yolculuklar…

Şu anda Heybeliada’da huzurlu bir yaşantımız var. Ben Kadıköy’deki muayenehaneme geri döndüm, keyifle çalışıyorum. Başka projelere gelince… Hayal kurmadan yaşayamıyorum, kafamda sürekli olarak projeler, hayaller dönüp duruyor. Bunlardan biri de çelik ya da alüminyum bir tekneyle kutuplara gitmek, oralarda fotoğraf ve video çekimleri yapmak. Ama ne zaman yaparım, henüz bilmiyorum.

atlas dergisi, diş hekimi hakan öge, diş hekimliği, dünya turu, fotoğrafçı hakan öge, hakan öge ile röportaj, hakan öge kimdir, profesyonel fotoğrafçılık, tekne ile dünya turu
  • Ebru…

    macellandan sonra dünyayı dolaşan adam kimdir????

  • YAŞAR ÖMER COŞKUN

    Macellan’ın izinden Mardek’in Seyir Defteri VE DUYGULARA AKMAK KİTAPLARINI KİTAPÇILARDA BULAMADIM. yARDIMCI OLACAĞINIZI UMARAK BEKLİYORUM Dr. Yaşar Ömer COŞKUN 532 653 34 35

  • YAŞAR ÖMER COŞKUN

    tebrik ederim sizi ben 31 mart 2011 de emekli oluyorum şu an son senelik iznimi kullanıyorum. hedefimde dünya turu var tekne ile. Benettau 2000 36.1 aldım 2 yıl önce güneş paneleri yaptırdım. aküleri yeniledim jeneratör redresör convertör invertör vs taktırdım. yunan adalarına rahat seyehatler yaptım 3-5 günlük ama sizin gibi aylarca uzaklaşmak istiyorum buralardan.tek başıma yapmak istiyorum bu seyehati.max sea programından yararlanırım sanırım. ayrıca gps var teknede. eksiklerim vardı bosa kancası gergi lastiği gibi onları da temin ettim. cenova yedek aldım . ana yelken yedeklemem gerekirmi motor yanmar 29 yedek parça olarak neler almamı tavsiye edersiniz. yani bir meslektaşınıza yol gösterici olarak sizlerden öneriler bekliyorum teknem izmir sığacık marinada . halat seçimi veya alet edavat seçimi olarak önerilerinizi bekliyorum. selamlar. izmirde çene cerrahı bir ortak arkadaşımız var. telefonunuzu ve mail adresinizi bekliyorum. Dr. Yaşar Ömer COŞKUN 5326533435 İZMİR

  • g.s.evren

    “yuregının goturdugu yere gıt ” bu olsa gerek…sıze ımrendım…bunu yapmayı cok ıstıyorum…ama once emeklı olmak gerekıyor..belkı sızın gıbı bır tekneyle degıl,bunu yapamayabılırım ama,ıcımdekı bastırılamayan “gıtme” duygumla baska bır sekılde bunu mutlaka yapacagım..kıtaplarınızı da alacagım…hos kalın ve gıtme duygunuzu hıc yıtırmeyın…sevgıler

  • Zeliha Özgün

    İçimizdeki sesin peşinden gitmek-bundan daha iyi bir anlam olamaz.
    Masallardan çıkmıs bir yaşam.Tebrikler.

  • http://www.facebook.com/profile.php?id=622254634 Semrin Akman

    İşin en güzel yanı gerçek mutluluğun içimizde olduğunu bilmek, ama bu macera hevesi bizi yine de denizlere,göklere,su altına ….ruhumuzun özgür olduğu yerlere götürmekten alıkoyamıyor.Darısı başımıza ne diyeyim,SÜPERSİNİZ.

  • yasin

    yarın yarın

  • irem turgutlu

    tebrikler büyük bir başarı. harika bir röportaj. teşekürler herkese

  • Halil adalı

    Merhaba sizi canı gönülden kutluyorum,hakan gibi düşünceleri olupta uygulama safhasına geçemiyenlere cesaret veren tavrınızdan dolayı tebrik ediyorum.Sofiya yengemizle mutluluğunuzun artarak devam etmesini diliyorum..selamlar sevgiler

  • kemal ercan

    etkileyici. sizin gibi cesur denizcilerimiz çoğalır umarım.

  • nihal aymaz

    müthiş tek kelimeyle. böyle masalsı aşklar hala var mı gerçekten? röportajda emeği geçen herkese ve tabki hakan bey e teşekkürler



Son Yazılar

  • Adsızghf

    “Türkiye’de Geçmişle Yüzleşme ve Eğitim” Konulu Sempozyum

    18 May 2013
  • dc4ed69cf4d0f0bde69f98aa9129b96a

    “Geleceğin Kadın Liderleri” Projesine Başvurular Başlıyor!

    18 May 2013
  • ifoamdunyaorganikkongresi

    Dünya Organik Kongresi 2014 İstanbul’da!

    18 May 2013
  • TEYDEB-1512-Duyuru

    TÜBİTAK Girişimcilik Aşamalı Destek Programı 2013

    18 May 2013
  • hakkinda

    Gençlik Treni Haziran’da Yola Çıkıyor!

    09 May 2013
  • kultur_turizm_bakanligi

    Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda Staj Fırsatı

    09 May 2013
  • 431508_10150619968901033_728365912_n

    Siz Sordunuz Burak Yalım Cevapladı

    07 May 2013
  • 940-310_1512__0

    TÜBİTAK ”1512 Girişimcilik Aşamalı Destek Programı”na Başvurular Başladı!

    07 May 2013
  • slide1

    KOSGEB’den KOBİ ve Girişimcilik Ödülleri

    07 May 2013
  • resim 1

    FDI 101. Dünya Diş Hekimliği Kongresi 2013

    01 May 2013
  • the Customer Experience is

    Şirketlerde Yeni Trend: Müşteri Deneyimi Programları

    29 April 2013
  • img_606X341_1601-world-bank-economy

    Dünya Bankası’nda Eğitim Fırsatı

    26 April 2013
  • UGS20132

    7-8 Mayıs ”Ulusal Gençlik Sempozyumu”

    25 April 2013
  • Burak YALIM

    Sen Sor Burak Yalım Yanıtlasın

    21 April 2013
  • gundem-cocuk-dernegi

    Barış Sürecinde Çocuklar Söyleşisine Davetlisiniz

    19 April 2013

    (c) 2012 One Dergi