Sessizliği Bozmaya Hazır: Firewind

firewind12006 yılında, ellerime geçirebileceğim yeni müzik var mı diye Century Media’nın web sitesini geziniyordum. Her sanatçıdan bir iki şarkı dinleyerekten sonunda Firewind ile tanıştım: komşumuz Yunanistan’ın derinliklerinden yukselen, başlarında yolu gösteren bir gitar sihirbazı bulunduran bir power metal grubu. Hızlı, melodik, biraz agresif ama güzeldiler. O andan beri Firewind dinliyorum ve bu inanılmaz yetenekli insanlarla röportaj yapabileceğim aklımın ucundan bile geçmezdi. Bana bu olanağı sağladıkları için One’a ve sorularıma ve bana zaman ayırdığı için Gus G.’ ye ne kadar teşekkür etsem azdır. Ayrıca kocaman bir teşekkür de Gerrit Mohr’a gidiyor bu röportajın gerçekleşmesini sağladığı için.

Türkiye’ye hoş geldiniz! Sizi UniRock’ta görmekten dolayı çok mutluyuz. Sahneye çıkmayı dört gözle bekliyor musunuz?

Gus G.: Tabii ki Türkiye’ye ilk defa gelip sahneye çıkacak olmak bizi çok heyecanlandırıyor. Türk metal hayranları için çalmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.

firewind3Şimdiye kadar gittiğiniz yerlerle ilgili hatırlayabildiğiniz en iyi hatıralarınız nelerdi?

Gus G.: Birçok ülkeden, birçok muhteşem hatıra! Özellikle Kanada’daki hayranlarımızın ne kadar çılgın olduklarını çok iyi hatırlıyorum. Ve sadece bir şehirde değil, gittiğimiz tüm şehirlerde bu böyleydi. Orada metali gerçekten seviyorlar. Ayrıca ABD’deki kitle de çok ateşli ve samimi. İngiltere ve Japonya’da bizim için çok özel. Bütün dünyada harika hayranlarımız var ve gittiğimiz yerlerde sahnede ve sahne dışında çok eğleniyoruz!

Summer Breeze Festival’dan sonra eve mi döneceksiniz, yoksa başka bir şov için planınız var mı?

Gus G.: Portekiz’de, Summer Breeze’den sonra başka bir festival için anlaştık. Muhtemelen son yaz festivali olacak. Sonbaharda bir ABD turu yapmak için çalışıyoruz. Belki bazı tarihlerde Doğu Avrupa civarına da uğrayıp The Premonition albümü turnesinin kapanışını oralarda yaparız.

firewind4Sahneye çıkmadan önce bir ritüeliniz var mı? Mesela toplu halde çakılan beşlikler gibi?

Gus G.: Aslında hayır. Herkes sadece kendi ısınma rutinlerini yerine getirir ve sahneye dalarız.

Web sitenizde The Premoniton’ın gelecek şeyler için bir uyarı olduğunu söylemişsiniz. Bu bir yandan Firewind’den gelecek muhteşem müziğin uyarısı da olabilir, ama şarkı sözlerinde bir tür protesto gördüm sanki. Bunun dünyanın son zamanlarda içinde bulunduğu kötü durumla bir alakası olup olmadığını merak ediyorum.

Gus G.: Evet, sanırım bu durum hepimizi etkiliyor. Göründüğü kadarıyla günümüzde aşırı derecede yoksulluk, yıkım ve tehlike hüküm sürüyor. Bunları düşünmeden edemiyorsunuz. Ve şarkı sözlerimize de biraz yansıdı. Biz politik bir grup olmak istemiyoruz, bunlar sadece yaşadığımız dönemin gerçekleri. Sonraki albümümüzde daha da çok protesto duyacaksınız!

Şarkıları kim yazıyor peki? Süreç hakkında biraz daha ayrıntılı bilgi verebilir misiniz?

Gus G.: Çoğunluğunu ben yazıyorum. Ve Bob ile Apollo ikişer üçer şarkıyla katkıda bulunuyorlar genelde. Bazılarını hepimiz toplanıp yazıyoruz. Genelde demoları Bob’la hazırlarız, sonra melodiler ve şarkı sözleri için Apollo’ya yollarız.  Bazen bu konuda ona ben ve Mark da biraz yardım ederiz. Bütün prodüksiyon öncesi demoları tamamladığımızda, hangi şarkıların albümde yar alacağına karar veririz. Sonra provalara başlarız ve bu süre içinde küçük düzenleme ve düzeltmelere devam ederiz. Tüm bunlardan sonra kayıt için hazırlanırız.

firewind5Önceki albümlerinizi değişik stüdyolarda kaydettiniz. Bir albüm için birkaç değişik stüdyo kullanma fikrini ne verdi size? Her parça için farklı bir tat hissetme amaçlı mıydı?

Gus G.: İlk üç albümde kadromuz farklıydı ve hepimiz ayrı ülkelerde yaşıyorduk. Biraz bütçe ile alakalıydı. Grupta Amerikalılar, Almanlar ve Norveçliler vardı. Bu yüzden herkesin kendi ülkesinde kayıt yapması daha kolaydı.

Firewind’in yaşadığı en önemli değişiklik neydi; hem profesyonel, hem kişisel olarak?

Gus G.: Tabii ki 2005’teki kadro değişikliği. Apollo ve Mark’ın gruba katılışı büyük bir değişiklikti. Grupta taşlar yerine nihayet oturmuştu ve asıl hedefimiz olan “dünyanın dört bir yanını turlama” olayına başlayabilmiştik sonunda. Bir diğer önemli değişiklik de Leviathan Records’tan,  Century Media’ya geçmemiz oldu. En büyük metal markalarından biriyle anlaşmıştık. Güvenlerini ve yatırımlarını kazanmak uzun sürse bile şimdi iyi bir pozisyondayız ve metal alanında dünya çapında bir rolümüz var artık. Bu son 3-4 yıldır sürekli turneye çıkmamızın bir sonucu oldu.

Dürüst olmak gerekirse, sizin Maniac yorumunuz hayatımda duyduğum en iyisiydi. Bu şarkıyı coverlamayı seçmenizin özel bir nedeni var mı?

Gus G.: Hayır. Bob’ın fikriydi bu. Stüdyoda eğlence için söylemeyi denedik. Bu bir son dakika işiydi aslında. Bu kadar güzel çıkacağını düşünmemiştik! Ama eğlenmiş ve rahatlamıştık. İşte böyle ortaya çıktı her şey.

firewind6Sahneyi paylaşmak için bir grup seçecek olsaydınız, hangisi olurdu? Ve neden?

Gus G.: Bir grup Scorpions olurdu, ama bunu zaten Temmuz’da Yunanistan’da gerçekleştiriyoruz. Ayrıca Iron Maiden, Heaven&Hell gibi gruplarla turneye çıkmak veya The Ozzfest veya Gigantour’un parçası olmak isterdim. Bunlar gerçekten çok büyük turlar ve Firewind’i ABD’de çok büyük kitlelere ulaştırabilecek şeyler.


Sizi dinlediğim zaman, biraz Blind Guardian etkisi duyuyorum. Müziğin gidişatı, ritmi vs. Bu gerçekten doğru bir tespit mi? Ve en çok kimlerden etkilenirsiniz?

Gus G.: Aslında Blind Guardian’ın hiç mi hiç bir etkisi yok. Grubumuzda kimse onların müziğini sevmiyor zaten. Bizi etkileyen, ilham veren gruplar Iron Maiden, Thin Lizzy, Black Sabbath, Scorpions, Judas Priest, Megadeth ve genel olarak tüm metal devleri.

Yeni sanatçılar hakkında ne düşünüyorsunuz? Aralarında sevdikleriniz var mı?

Gus G.: Bence bazı iyi gruplar var, birçok çöp de var etrafta. Ama bu günümüzün metali. Birçok seçeneğiniz var. Bu iyi bir şey de olabilir; hem insanlar dinleyecekleri şeyi seçiyor, hem de birçok müzisyen kendini ispat etme şansı buluyor. En azından bir yere kadar. Neyse, şu an aklıma beğendiğim yeni sanatçı ismi gelmiyor.

Firewind’i hayranlarınıza üç kelime ile tarif eder misiniz?

Gus G.: HEAVY – FUCKIN’ – METAL!

Başka meslekleriniz de var mı? Müzikle veya turnelerle uğraşmadığınızda ne yaparsınız?

Gus G.: Müziğimizle hayatımızı kazandığımız için şanslıyız. Ben kişisel olarak Firewind’in parasal işleriyle ilgileniyorum. Ve bu bir gruptan bahsederken aklınıza gelebilecek her şeyi kapsıyor. Diğer arkadaşlar da paralel olarak yürüttükleri işlere sahipler. Mesela basçımız, Petros’un Selanik’te 1997’den beri bir rock barı var. Bob’ın bir kayıt stüdyosu var. Ve bazen müzik klipleri ekiyor  turda değilse. Kameralarla çalışmayı ve yönetmenliği seviyor. Apollo bir öğrenmendi ve hala –daha uzun aralarımız olduğunda- arada sırada öğretmenlik yapıyor. Ve Mark, eve döndüğü zamanlarda davul dersi veriyor.

Röportaj için çok teşekkür ederiz. Türk hayranlarınıza söylemek istediğimiz bir şey var mı?

Gus G.: Hepinizi seviyoruz ve sizin için çalmayı sabırsızlıkla bekliyoruz! UniRock’ta görüşürüz!!!

Röportaj: Nether Nova

Çeviren:  Yusuf S.

Yorum Sahası

Henüz yorum yok; ilk olmak ister misin ?

Görüş Bildir

Login with Facebook: