Mehmet Energin ‘Azizim’ Efsanesini Yazdı

Azizim – Girizgâh

Azizim insanlık tarihindeki bütün erdemlere ve yetilere sahip olan, ama bunlarla yetinmeyendir. Olmak isteyebileceğimiz her şeydir, ama asla kibirli değildir. Yapma arzusunda olduklarımızı çoktan bitirip sıkılmayandır. Hıncal Uluç’tan daha fazla konu hakkında konuşabilen ama yüzümüze vurmayandır. Şimdi düşünülecek ki benim ahlak anlayışımın övdüğü kavramlar ile Hüsnü Dayı’mınki farklılık arz ediyor. İşte Azizim’in niteliklerinin kuvveti ve seçkinliği tam da bu noktada cereyan etmektedir. Kendisi bir görecelik timsalidir. Hoşgörü toplumunun aynasındaki yansımadır. Herkesin baktığında farklı çıkarımlar yapabileceği bir resimdir, tereddüt etmeden sığınılabileceği bir vahadır. Mona Lisa’nın gülüşüdür Azizim. mehmet energin one dergisiVJ Bülent’in saç kesimi, Nietzsche’nin bıyıkları, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasıdır. Almanlar yenildi diye yenik sayılmayandır. 52 haftanın da yerli malı haftası olduğu bir yıl, ya da her gününün kozmonotlar günü olduğu bir Sovyetler Birliği coşkusudur. Çünkü o tektir, bir kenardadır. Plato’nun idealar dünyası ile modern zamanımızı birbirine bağlayan tek geçittir Azizim.

Öğretilerine hayran olunan bu eli belinde kişilik rivayetlere göre ilk olarak Osman Gazi’nin hanedan rüyasında belirmiştir. Şeyh Edebali’nin kuşağından bir ay doğmuş sonra gelip Gazi’nin koynuna girmiş ve o anda göbeğinden bir ağaç çıkmaya başlamıştır. Önce Gazi bunun Şeyh Edebali’nin kendisine bahsettiği “Alyen” filminden bir münafık sansa da, ağaç büyümüş büyümüş, ulu çınar gözükmüştür. Ağacın gölgesi dünyayı kaplamış, altında dağlar belirmiş, dağların dibinde sular akmıştır. Kimi bu sulardan içerken, kimi evine taşımış, kimisi içine atlamıştır beyaz slipleriyle. Aralarından biri ise billur suları ne menem boru gibi, odun gibi, twitter insanlarının matara dediği bir cisme doldurmakta ve turuncu bir toz katıp çalkalamaktadır. Tarih kitapları Azizim’in suretinin bu gereksiz gibi gözüken belirmesini, anlaşıldığı üzere es geçmişlerdir. Osman Gazi ise dünya ticaretinde devrim yaratacak “Tang”’in varlığını ne yazık ki hiç keşfedemeyecektir.

Osman Gazi’den daha şanslı insanlar da vardır elbet. John Ronald Reuel Tolkien İngiltere’nin soğuk ve loş publarından birinde her gün yediği ama hiçbir zaman keyif alamadığı balık ve patates kızartmasını sipariş etme muhakemesini yapıyor ve iç geçiriyordu. “Şöyle çıtır çıtır bir etliekmek olsa da yiyiversek”. Kayan aksanını ilerlemiş akıl yaşına bağlıyor ve her günkü beyin jimnastiğine dönüyordu: “Mor mu pembe mi?”. Yaratmaya çalıştığı fantastik dünyasında taşlar bir türlü yerine oturmuyordu. Tolkien etrafına bakındı, pub’ın diğer köşesinde Jagermeister’ini yudumlayıp kitabını okuyan beyefendiler beyefendisi bir şahsiyet ilişti gözüne. İzin alıp yanına oturdu, koyu bir sohbete daldılar. Tolkien projesini anlatı, ilgi ile dinliyordu Azizim. “Yaratacağım dünyanın adının -Ucubik Dünya- olmasını düşünüyorum” dedi Tolkien. Azizim bu ad yerine “Orta Dünya” nın daha uygun olacağını söyledi. Ortada kalmış olmak, muğlaklık gibi kavramlar Yüzüklerin ve Efendisi’nin edebi kuvvetini pekiştirecekti. Azizim daha sonra Tolkien’in mor ve şişko olmasını önerdiği öteki ırk orkların ise yeşil – kahverengi ve kaslı olmaları gerektiğini belirtti ve ekledi “Kitabın adı da dediğiniz gibi Yüzüklerin ve Efendisi değil de Yüzüklerin Efendisi olsun”. Bu ve benzeri fikirleri Tolkien pek bir sevdi ve hepsini harfiyen uyguladı. Azizim her zamanki nezaketiyle izin istedi ve Tolkien’in eş yazarlık teklifini tebessümle reddetti. Ne de olsa sanat sanat içindi. Oxfordshire’da onu bir daha ne gören ne duyan oldu.

Efsaneler konusudur ama köşesinde bekleyemeyen kırmızı gömlekli Müslüm kardeşimiz kadar gerçektir o. Bambi gibi, Azizim de candır. Son yapılan Google aramasına göre Azizim ile ilgili tam beş yüz milyon yazı var. En yakın middle earth energin one dergisirakibi bay Jesus’ı neredeyse üçe katlamış. İnsanlar onun muhteşem dostluğunu, sanatçı kişiliğini, aile babalığını, aydın görüşlerini, kalın yemek kitabını, yanında hep bir smokin taşıyıp boğaz kenarında çıplak ayak olta sallamasını, okeyde çift dönmesini, kâh vals yapıp kâh halay çekmesini, sporcunun hem çevik hem ahlaklısı olmasını, bonkörlüğünü, gittiği berberlerde şampanya ikram edilmesini ve dilli düdüklüğünü konuştular hep. Ban Ke Moon’un dediği gibi, “Azizim insanoğlunun en büyük açılımıdır.” Okumakta olduğunuz web parşömeni bir akrostişle sonlanacak ve bundan sonra sizlerle bu sonsuz öğretiler marulunun yapraklarını açmaya başlayacağız. İbret alınması gereken, destansı, güldürürken düşündüren, Behlül’ken Ezeldiren hikayeler keşfedeceğiz. Hayrola!

Akide şekeri gibi benim zamanım,
Zil takıp oynatılan ayıların saflığında.
İmam bayıldı gibi benim hayatım,
Zevkine vara vara bitirilme tadında.
İnsanoğlu bu, her bir yanı depderin,
Mümessiliyim ben en büyük ideallerin.

( Çok yakında: Azizim vs. Silvio –Berlusconi olan- )

Yorum Sahası

  • merve diyor ki:

    mehmet bey konya da yasamisliginiz var miydi acaba?

  • elif diyor ki:

    gülümseten bir yazı olmuş klavyenize sağlık

  • irem turgutlu diyor ki:

    haaarika bir yazı çok beğendim sevgiler

  • SALİH HALICI diyor ki:

    enteresan bir yazı olmuş. ellerinize sağlık

  • Emine ALTUNTAŞ diyor ki:

    Yolun açık olsun sevgili Mehmet. Yüreğinden geçenleri, diline geliverenlerle harmanlayıp hep özgürce yazabilmen dileğiyle….

  • Ezgi Mercan diyor ki:

    Hoş, serinletici bir eser olmuş. Azizim kulağınıza fısıldayıverdi sanıyorum. Konular arasındaki geçişler esnasında beynimin farklı bölgelerinin “Noel ağacı gibi” pırıl pırıl parladığını hissettim. Hoşuma gitti, ferahladım, tebessüm ettim yer yer, bazen de kıkırdadım.
    Yazınız ki okuyalım. Merakla bekliyoruz yakındaları.

  • Burak diyor ki:

    Çok iyi bir tarz seçimi. Yazılarınızın devamını bekliyorum azizim…

  • Berkay Dönmez diyor ki:

    “VJ Bülent’in saç kesimi, Nietzsche’nin bıyıkları, Türkiye Cumhuriyeti’nin dış politikasıdır” ahsahsa, bu iyyidi =D

    Mesaj kaygısız (en azından öyle olduğunu anladığım) komediyi seviyorum işte; fakat karikatir-dergisi mizahı gibi de değil, daha farklı bir tadı olmuş. Çok beğendim =)

    Hanedan hikayesi ve Tolkien’e bağlaman çok iyi olmuş Sayın Energin, aynen devam.

  • Semih diyor ki:

    Genele göre değişik, bakalım neler olacak

Görüş Bildir

Login with Facebook: