Google Türkiye Genel Müdürü Bülent Hiçsönmez
Dünyanın en büyük internet arama motoru Google’ın Türkiye müdürü Bülent Hiçsönmez, 15 Ekim 2007′de göreve geldi. İki gün sonra düzenlediği toplantıyla basın mensuplarının karşısına çıktı, sonra gözlerden kayboldu. 23 Nisan için başlatılan logo yarışmasının ödül töreni bittikten birkaç dakika sonra logo sergisini gezmek için sessizce City’s'e geldi. Birlikte sergiyi inceledik, uzun zamandır görülmemesini sorduk. “Biz aslında çok ulaşılabiliriz. Google.com.tr’ye her tıkladığınızda karşınızdayım” diyerek esprili bir yanıt verdi. Google Türkiye’nin, gözden uzaklarda çalışırken en büyük amacına ilişkin ise, “Biz çok uluslu bir ortamda Türk firması gibi hareket etmek istiyoruz” dedi.
Yeliz ÖZ
Bülent Hiçsönmez göreve geldiğinden beri Google.com.tr’de çok önemli şeyler oldu. Google’ın dünya haritası Türkçeleştirildi. Oran veremese de arama motorundaki Türkçe sonuç sayısı her geçen gün artıyor. “Dünyanın en büyük arama motorunun Türkiye müdürüsünüz. Zor olmuyor mu” diye soruyorum. “Bir kere çok heyecan verici, çok zor diyemem çünkü Google beraber çalıştığı insanların da online dünyanın DNA’larının bir parçası olmayı istiyor. Olunca çok da zorlanmıyor insan. Hafta içi hafta sonu birlikte çalışıyoruz. Onlar benim bir parçam. Hazla, şevkle yapmak bu işi kolaylaştırıyor” yanıtını veriyor.
Yeni projeleri, “Google’ı Türkiye’ye anlatmak. “Dünyadaki Google’ın formatıyla Türkiye’deki Google’ın formatı aynı sayılır. Ama Google aynı zamanda lokalleşmeye de büyük önem veriyor. Yani bizim Türkiye’nin içine girmek, Türkiye’nin içinden çıkmak gibi bir misyonumuz da var İçeriğinin Türkiye için zenginleştirilmesi. Bizim yaklaşımımız biraz daha Türkiye’ye nerede daha çok faydalı olabiliriz. Lokalleşme arayüzü al, “send” yerine gönder yaz değil bu da puzzle’ın bir parçası ama biz daha çok Türkiye’nin DNA’sına girmek istiyoruz. Lokal bir firma olmak bizim için çok önemli” diyor. Bülent Hiçsönmez’le sohbetimizden kısa başlıklar şöyle:
Google dünyadaki tüm bilgileri organize edip her isteyene istediği mecrada bilgiyi sunmak isteyen bir şirket. İnsanları dünya kamuoyunda bilgiyle eşitlendirmek. Buradaki bilgi ABD’deki bilgiyle ilintili. Herkes aynı bilgiye aynı kanal üzerinden ulaşabiliyor. Ancak bütün bilgiler internet ortamında değil. Biz hala internet ortamındaki bilgilerin az olduğunu düşünüyoruz. Bilgiler hala kütüphanelerde duruyor. Google’ın misyonlarından biri de dünyadaki tüm bilginin internet ortamına geçmesi. Belli başlı üniversitelerle, üniversitedeki kitapların içeriğinin internete aktarılmasıyla ilgili işbirliğine giriyor.
Google’da Üst Alt Yok
Google Türkiye’de hepimiz arkadaşız, bizde öyle müdürlük vesaire yok. En önemli özelliğimiz inanılmaz bir bilgi paylaşımımız var. Yani ben herkesten bilgi alırım herkes bana bildiğini söyler. En altımız ve en üstümüz yok. Çok genç bir ekibiz. İnternet oldukça genç.
Google’ın gelirinin yüzde 99′u reklam gelirleri. Reklam gelirleri iki şekilde: Adsense ve Advert. Google internet sitelerinde reklamınızı yayınlıyor ve tıklanma oranından sizden para istiyor. Ya da siz Google’a internet sitenizi reklam yayınlanması için kiraya veriyorsunuz. Böylece sitenizde reklam yayınlandıkça para kazanıyorsunuz. Öyle aylık, yıllık kontratlardan söz etmiyorum. Saatlik, dakikalık reklamlar. Google yatırımının karşılığını çok net bir şekilde görüp, ona göre tekrar hareket edebilecek çok hızlı bir ortam sağlayan bir mecra aslında. Kullanıcının karşısına ilintili reklam çıkması çok büyük avantaj. Yaptığınız işin tercih edilebilirliğini de böylece takip edebiliyorsunuz.”
Google’ın Başarısı Sadece İki Kelime
Bülent Hiçsönmez’e, dünyada onlarca arama motoru olmasına rağmen “Google.com”un kısa sürede liderlik koltuğuna oturmasının altında yatan sırrı sorduğumda ise şu yanıtı verdi:
“Sadece iki kelime: Beyaz sayfa. Google beyaz sayfayı getirdi. Sadece arama çubuğu var. Bir kelime yazıyorsunuz, o kelime arandığında en uygun şeyleri listelemesini sağlıyor. Google ilinti, hız, kapsama alanı ve beyaz sayfayı sağladı. İnsanlar başka bir şey görmek istemiyor.”
İstediğim Şeyi Yaptım İstemediğim Şeyi Terkettim
Bülent Hiçsönmez, 39 yaşında, evli değil. Genç yaşta başarıyı yakalamasına ilişkin, “İstediğim şeyi yaptım, istemediğim şeyi anında terk edip istediğim yönde devam ettim” diyor. Genç nüfuslu Türkiye’deki ailelere kendi ailesi üzerinden örnek veren Hiçsönmez, “Ailem bana çok destek oldu. Benim kararlarımı verebileceğim ortamı yarattılar. Hiçbir zaman şunu yap bunu yap diye karışmadılar” dedi.
Hiçsönmez, Google’a 7 yıldır direktörlük yaptığı Sun Microsystems’den transfer olmuş, büyük transfer gazetelere, “Google yeni müdürünü ‘Sun’dan kaptı diyerek haber olmuştu. Hiçsönmez, Sun’daki görevinin son 3 yılında Mısır, Levant ve Kuzey Afrika Bölgesinin Genel Müdürü olarak hizmet verdi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi elektrik-elektronik bölümünden mezun olan Hiçsönmez, Northeastern Üniversitesinde elektrik mühendisliği masterı yaptı. British Council bursuyal gittiği Imperial College Management School’da MBA’ini tamamladı.


























Google Türkiye Genel Müdürü Bülent Hiçsönmez e burdan şunu sormak istiyorum
bakınız ki biz google adwords hesapları olusturuyoruz ve nitekim birkac gün sonra reklamımız
askıya alınıyor.Teknikteki arkadaslara mail atiyoruz ugraşiyoruz sonuc incelemeden bakmadan hemen hesap kapatılıyor.Sonra bu site reklamını biz google adword sertifikasi olan bir kişiye devrediyoruz bize uyduruk bir api baglatisi olan bi ekran verip yüzde 20lere varan komisyonlarla reklam verdirtiyolar siz nasil bir organizasyonsunuz ki böyle birşeye müsade ediyorsunuz?
Bence teknik denilen ekibe ulaşmak Başbakana ulaşmaktan daha zor.onlar zaten ilgisiz ve dikkatsiz.bu yüzden türkiyede ciddi bir sektör oluşturmussuz.birilerini birileri üzerinden sömürtme sistemi.Rica ediyorum artık bu çalışma mantgından vaz gecilsin.Biz reklam verenler magdur oluyoruz.Farkındamısınız ???