Elektronik Müziğin Prensi Bedük

Elektronik Müziğin Prensi Bedük One'a Konuştu16 yaşından beri biriktirdiği ve ürettiği müziği 2006 Miller Music Factory yarışmasıyla duyurma şansını yakaladı. Bugüne kadar dinlediklerimiz-den çok farklıydı. Kendi misyonuyla tarif etmek gerekirse işitme kalitemizi arttırdı, kulaklarımızı elektronik müziğin titreşimlerine bırakmamıza vesile oldu.

Bedük kendi müzik şirketi olan Audiology Records’tan çıkan Even Better ile 2008’de en çok dans ettiğimiz şarkılara imza attı. ‘Çok kişilikli gösteri’sini izleyebilmek için festivalden festivale koştuk durduk.

MySpace Almanya’nın Avrupa’daki tüm mecrala-rında yayımlanan reklam müziğinde Bedük’ün “Heartbreaker” adlı şarkısı kullanıldı.

“En havalı kişiler burada, Sen neredesin?” sloganı ile yapılan reklamda Bedük, Almanya’nın bir çok ünlü simasının yanında yer aldı.Son olarak Bedük tüm yapımını kendi üstlendiği son albümü Dance Revolution’la da müziğinden söz ettirmeye devam edecek.

Öncelikle neden elektronik müzik diye sormak istiyoruz? ‘Gençlik elektronik müzik dinliyor o zaman ben de elektronik müzik yapayım’ diye mi düşündünüz? Yoksa daha ‘naif’ sebepleriniz var mı?

Her ne kadar uzaktan uzaktan kulağıma geldiğinde hoşuma gitse de Türk Sanat Müziği dinlemiyorum ve doğal olarak da Türk Sanat Müziği yapmıyorum. Ben gençliğin elektronik müzik dinlediğini, benim albümüm başarılı olduktan sonra fark ettim. Muhtemelen bütün müzik sektörü de yeni fark ediyordur. Yoksa ben bu albümü kendim çıkarmaya karar verene kadar onlarca firmadan teklif gelirdi.

Bir albümün başarılı olması, bir sanatçının başarılı olarak kariyerine uzun yıllar devam edebilmesi için sadece “gençliğin dinlediğini düşündüğünü” yapması yetmez. Aynen benim bu günlere gelene kadar yaptığım gibi samimi olarak yapmak istediği müziği yapması, duruşundan sahnesine, video kliplerinden, albüm tasarımına kadar bir bütün olarak var olması, yaptığı işin her anlamda arkasında durabilmesi, üretici olması, işini bir hayat duruşu olarak algılaması gerekir. Yani asıl cevaba gelecek olursak ‘naif’ sebepler diyebiliriz.

Dans Müziğin Bir Numaralı İsmi BedükMüzik tarzınızla Avrupalı genç seyircileri de yakalayabileceğinize inanıyor musunuz?

Aslına bakarsanız Türkiye dışındaki gidişatımız hiç fena değil.

Önümüzdeki yıllarda bir Eurovision deneyimi yaşamayı düşünür müsünüz?

Eurovision’a gitmek benim elimde olan bir şey değil. Eğer bir gün gelirse onu o zaman değerlendirmek lazım. Şartlar uygun olursa neden olmasın.

Genel anlamda düşünecek olursak, müziğe sürekli bir arz talep mantığı içinde bakmak sanatçıyı sınırlar mı?

Bu soruyu aslında öyle bakanlar varsa onlara sormak daha uygun olur sanırım.Tabii ki sanatın her dalına arz talep mantığıyla bakmak üreticiliğinize zarar verir. Dünyadaki popüler müziğin geldiği yer ortada.

İlerde başka müzik tarzlarıyla da paslaşmayı düşünür müsünüz? Yoksa sonsuza dek dans müziği mi?

Şimdilik öyle görünüyor. Müzikal olarak gidebileceğim yer, her gün stüdyomda geçirdiğim saatlerle doğru orantılı olarak ilerliyor ve gelişiyor. Nerelere gidebileceğimi zaman gösterecek ama emin olduğum tek şey kendi sevdiğim müziği yapıyor olacağım.

Klipleriniz üç kelimeyle görkemli, özgün ve etkileyici. Son klibiniz özellikle çok ses getirdi. Eminiz bu klibinizin hikayesi çok sorulmuştur. Bu kreatif fikirlerin kaynağı kim?

Genel olarak bütün videoları yönetmen Murat Küçük’le beraber üretiyoruz. Çoğunlukla fikirler uzun saatler süren beyin fırtınalarından sonra ortaya çıkıyor. Tek amacımız parçayı bir üst seviyeye çıkarmak oluyor. Yani burada sanatçı egosuna, yönetmen egosuna değil, şarkının kendisine hizmet ediyor yarattığımız fikirler. Automatik’in fikri babası Murat Küçük’ün kendisidir. Yaklaşık bir sene önce benimle paylaştığı bir fikirdi bu ve o dakikadan sonra biz doğru şarkıyı beklemeye başladık. Ve daha sonra Automatik ortaya çıkınca doğru parçanın bu olduğuna karar verip çektik klibi.

bedük one dergisi'ndeÜniversitelerde yaptığımız küçük bir ankette Bedük hakkında iki eğilim tespit ettik. Gençler ya Bedük’ü henüz tanımıyorlar, ki bu küçük bir azınlık. Ya da büyük bir çoğunluğun yaptığı gibi sizi dinliyorlar, izliyorlar ve çok seviyorlar. Bir sırrınız var, ama henüz anlayamadık?

Doğal olarak tam dışarıdan bakamıyorum bu duruma ama bildiğim bir şey var ki sevdiğim şeyi en samimi halimle ve çok eğlenerek yaptığım. Muhtemelen bu karşı tarafa geçiyordur.

Bedük olmakla bir alıp vermediğiniz var mı? Memnun musunuz Bedük olmaktan?

Kendisine gıcık olduğum zamanlar olmuyor değil. (gülüyor)

İlk klibinizi tesadüfen izlediğimde sizin yabancı bir sanatçı olduğunuzu düşündüm. Klipteki görsel zenginlik, dans figürleri ve Batı soundu beni bu izlenime götürdü. Sonra Türk olduğunuzu öğrenince nasıl gurur duydum anlatamam.

Bu dediğinizi çok duydum farklı yerlerden. Her Türk insanında olduğu gibi bende de vardı bu “kaliteli işleri” bir Türk’ün yapamayacağına inanma eğilimi. Bu bize ne zaman aşılandı veya ip nerede koptu bilmiyorum ama bu kendi kendimize yarattığımız bakış açısını değiştirme zamanı geldi artık sanırım. Eğer bu kapıyı ben açıyorsam ne mutlu bana.

Elektronik müzik duygusuz müzik olarak nitelendiriliyor. Gençlikte elektronik ve dans müziğini çok seviyor. Düz mantıkla yeni jenerasyon çok mu duygusuz yoksa bu önerme yanlış mı?

Önerme direkt yanlış.(gülüşmeler)Müziğin her türü, duyguyu aktarmanın farklı yollarını içerir. Duygu dediğiniz şu sıralar Türk popüler müziğinde tek olarak yapılan ağlama duygusu değildir. 6 milyar insan varsa bir o kadar da farklı duygu vardır ve her üretilen ses farklı bir duyguyu temsil eder. Elektronik müzik dediğinizde de onlarca değişik tür vardır ve hepsinin de duygu aktarımı farklı şekildedir. Her yeni anlaşılmaya başlanan olgu gibi bu da biraz daha içine girdikçe detayları farkedilmeye başlanacak diye düşünüyorum.

Biraz da Dance Revolution’dan bahsedelim mi?

Yine her şeyini tek başıma yaptım. Temel olarak Even Better’da sahnede yaptığım şeyi biraz daha albüme taşıdım diyebilirim. Yani daha fazla gitar, daha fazla klavye, daha fazla armoni, daha fazla gaz ve daha fazla Bedük (gülüşmeler). Vokal tekniğimi daha fazla ön plana çıkardığım ve ilk albümde açtığımı düşündüğüm kapıdan hızla geçip yaptığım müziğe yepyeni bakış açıları getirmeye çalıştığım bir albüm oldu.

Okan Bayülgen ‘Automatik’ klibiniz için gördüğüm en şahane klip demiş. Bununla ilgili ne düşünüyor sunuz?

Ne güzel demiş sağolsun.

bedük one dergisi'nde röportajBiz de çok beğendik. Başka klip olacak mı bu albüme yönelik?

Amacım albümün tümüne klip çekmek. İmkanlar dahilinde bunu gerçekleştirmek istiyorum.

Geleceğe yönelik başka bir Bedük profili var mı kafanızda? Yoksa aynı çizgide devam mı edeceksiniz?

Bedük bir profil değil bizzat ben kendim oluyorum. İçimde olduğum gibiyim. Ben değişirsem eğer o da değişir heralde. Bilmem…

Bir gün sinema perdesinde de görür müyüz sizi? Çok iyi bir karakter oyuncu olabileceğinizi düşünüyorum.

Neden olmasın.

Özellikle 90’larda ivme kazanan bir ‘star’ kavramı var? Onlar bir parça uzaylıdırlar. Sıradan halka benzemezler. Caddede, sokakta kaygısızca ve rahatsız edilmeden yürüme şansları bir uzaylınınkiyle eşdeğerdir. İzole bir yaşamları vardır. Toplum hayatından çoktan vazgeçmişlerdir. Siz de bu çerçevede bir ‘star’ mısınız?

(gülüyor) Yok pek öyle biri olacağımı sanmam. Dışarıda tanınıyor olmak ve hiç tanımadığım insanların müziğimle ilgili benimle konuşmaları ve iletişim kurmaları bana rahatsızlık vermekten ziyade oldukça hoşuma gidiyor. Eğer amacınız şöhret olmak değilse ama bu yaptığınız işin doğal bir “sonucuysa” bu gayet keyif veren bir durum oluyor.

Ekstrem ilgi alanlarınız var mı?

Son albümüm Dance Revolution şimdiye kadar yaptığım en “ekstrem” şeydir heralde.

İstanbul’da tutkunu olduğunuz bir semt?

İstanbul’dan nefret ederim.

Özel hayatınızla ilgili sorular sormayacağız. Ama merak etmiyor da değiliz. Peki var mı sahiden? Hayatınızda biri…

☺ evliyim

Günün birinde emekli olup Kuzey Avrupa’da bir göl kasabasına yerleşmek ya da güneyde bir çiftlik satın alıp hormonsuz domates yetiştirmek gibi bir hayaliniz var mı?

Yok ben daha çok şehir ve beton insanıyım. Pek doğayla aram iyi değildir. Belki elli yaşımdan sonra düşünürüm.

Son olarak bir öğüt hakkınız olsa gençliğe ne söylemek isterdiniz?

Güvendiğiniz bir avukata danışmadan hiçbir şey imzalamayın ☺

Röportaj: Ece Günsever – Esra İnciler

Yorum Sahası

Henüz yorum yok; ilk olmak ister misin ?

Görüş Bildir

Login with Facebook: